Eleştirilere açık olmak

Makam ve mevkilerin baki olmadığı herkesçe bilinir. Bir makamda ne kadar uzun süre kalırsanız kalın mutlaka bir gün gelecek yerinizi bir başkasına devredeceksiniz. Bu kural değişmez. Kurumlar kalıcı insanlar fanidir,  gidicidir. Her başlangıcın mutlak bir sonu vardır. Hayatta böyledir. Buna itirazımız olamaz olsa da bir şey değişmez.
Geçenlerde bir gurup arkadaşla birlikte bir yemekte buluştuk. Bu yemekte Gazi Devlet Hastanesi eski Başhekimi Dr. Habib DEMİREL" de vardı. Sohbet onun görevden alınışına geldi. Ben de o dönem de alınması yönünde yazılar yazmıştım. Gerekçelerim arasında uzman olmayışı ve milletvekilliği adaylığı vardı. Hastanelerde yüzlerce uzman hekim var. Bu nedenle başhekimin pratisyen olmasını doğru bulmam. Bakanlık da bu yönde uygulama başlatmış. Bunu ne bizim ne de bir başkasının değiştirme şansı yok. Ancak eski başhekim Habib DEMİREL bu yemekte bana olan kırgınlığını dile getirerek, “sizi evrenin sahibine havale ettim” dedi. Kimseyi kırmayı istemem. Anlaşılıyor ki bize kırılmış. Benim kendisiyle her hangi bir problemim asla yoktur. Bizi kendi deyimiyle evrenin, bizim deyimle kainatın sahibine havale edilecek bir hakaretimiz saldırımız olmadı kendisine. Bir gün o makamdan gidecekti ve gitti. Allah önünü yolunu açık etsin. Belki de daha güzel makamlara gelir. Bizim kendisine karşı bir art niyetimiz olmaz. Kendisine tavsiyem daha suhuletle hareket etmesi yönünde olacaktır. Hemen havale işleriyle uğraşmak doğru değil.
 Buradan konuyu nereye getirmek istiyorum. Yine bir yerlere az da olsa dokunalım. Dr. Habib DEMİREL" den boşalan koltuğa uzman Dr. Ahmet İSMAİLOĞLU getirildi. Biraz benim adımla onun soyadı benziyor. Bunun önemi yok. Kendisini çok uzun zamandan beri  tanıdığımı söyleyemem. Bizi bir arkadaş tanıştırdı. Ortak bazı dostlarımız da var. Hepsinden önemlisi genç bir arkadaşımız diye destek olmaya çalıştık. Bu nedenle de eski başhekim bizi evrenin sahibine havale etti. Ancak bir söz vardır ya ne İsa "ya ne Musa"ya yarandı. Bizde öyle olduk. İkisine de yaranamadık.
Giden ne ise biraz kırılma da haklı diyebiliriz. Ama çok bilinen bir söz vardır; “gelen gideni arattırır” evet yine tekerrürmü etti. Ya gelene ne oluyor? O"nu da anlamak çok zor. Hiç eleştiriye tahammülü yok. Bir anda moralleri bozuluyor. Herkesi ayağa kaldırıyor. Adeta seferberlik ilan ediyor. Dur be arkadaş kimse seni yiyecek değilya. Az sakin ol bakalım. Bu ülkede dokunulmazlıkları olanlar da eleştiriliyor, az da sen eleştiriye açık ol. Kıyamet kopmaz ya. Sevilmeyi, övülmeyi kabullendiğiniz gibi seviyeli ölçüler dahilinde eleştirileri de kabullenmelisiniz.Bu durum size fayda da sağlar. Bazen de sizi uyaranlara teşekkür bile etmelisiniz. Hatadan dönüş ve özür asla insanı küçültmez. Sizi eleştirenleri düşman görmeyin. Biraz düşünün ve kendi hatalarınızı görmeye çalışın. En büyük erdemlik kendi hatanızı görmektir.Bu durum hepimiz için geçerli.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi
SON YAZILAR