Şevki Yıldırım

Şevki Yıldırım

EĞİTİM DEDİĞİN!

Bir gün ormandaki hayvanlar bir araya gelerek okul açmaya karar verirler. Bir tavşan, bir kuş, bir sincap, bir balık ve yılanbalığı yönetim kurulunu oluşturdu. Tavşan, müfredatta koşmanın bulunmasını istedi. Kuş, uçmanın dâhil olmasını, balık, yüzmenin dâhil olmasını ve sincap, ağaca tırmanmanın mutlaka zorunlu dersler arasında olması gerektiğini söyledi. Bütün bunları bir araya getirip, bir müfredat programı yaptılar. Ve bütün hayvanların bu dersleri görmesini istediler.

Tavsan, koşu dersinde A alıyor olmasına rağmen, ağaç tırmanmak onun için çok ciddi bir sorundu. Sürekli kafa üstü düşüyordu. Bir süre sonra beyni hasar gördü ve artık eskisi gibi koşamadı. Artık koşuda A almak yerine, C alıyordu. Ve tabii, ağaç tırmanmada ise her zaman zayıf alıyordu. Kuş, uçmada çok başarılıydı, ama sıra toprak kazmaya geldiğinde, o kadar başarılı değildi. Sürekli gagasını ve kanatlarını kırıyordu. Bir süre sonra, toprak kazma notu hâlâ F olmasına rağmen, uçma notu C'ye düşmüştü. O da ağaca tırmanmakta çok zorlanıyordu. Sonuçta, sınıf birincisi olan hayvan her şeyi yarım yapabilen, geri zekâlı yılanbalığı oldu.

Ancak eğitimciler çok mutluydu çünkü herkes bütün dersleri görüyordu. Ve buna “geniş tabanlı eğitim sistemi” dediler. Buna gülüyoruz ama gerçek bu. Sen de bunu yaşadın. Biz aslında herkesi başka biri yapmaya çalışıyoruz. O yüzden de insanların kendi olma potansiyellerini yok ediyoruz.

RAMADAN BALKI İLE NLP

Önce NLP ne demek onu anlatalım. Sonra Ramadan Balkı'dan söz ederiz
NLP, yaşamımızda üzerinde düşünmeden, otomatik olarak gerçekleştirmiş olduğumuz algılama, düşünme ve davranış süreçlerini, bilinçli hale getirme ve geliştirmede etkin olarak kullanılan bir yöntem. NLP araştırmaları sonucunda geliştirilen bilgi teknik ve yöntemler, insanlar arasındaki iletişimi pekiştirmede kullanıldığı gibi, hedef ve çözüm bulma süreçlerinde de yıllardır başarılı bir şekilde kullanılmakta. Neuro ile; insanların görme, işitme, hissetme, koklama ve tatma duyuları ve bu duyuların yönetildiği beyin ve sinir sistemi vurgulanıyor. Linguistic ile; yaşam deneyimlerinin dil vasıtası ile kodlanması, dilin deneyim edinme ve değişim süreçlerindeki etkisi vurgulanıyor. Programming ile; arzu edilen değişiklikleri gerçekleştirmek üzere, duygu, düşünce ve davranışlarımız üzerinde, bilinçli veya bilinçdışı akıl yardımıyla yapılan yeniden düzenleme biçimi vurgulanmakta.
Peki Ramadan Balkı kim? 1980 yılında Samsun'un Çarşamba ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Çarşamba'da tamamladı. Osmangazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde lisans eğitimini aldı. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde Yüksek Lisansını yaptı. 2001 yılından bu yana aktif olarak Kişisel Gelişim alanında araştırmalarını sürdürmekte ve seminerler düzenliyor. Bunun yanında birçok özel eğitim kurumunda Eğitim danışmanlığı ve öğretmenlik yaptı. Bu çalışmalarına de devam etmekte. NLP alanında uzman olan Ramadan Balkı Etkili Öğrenme, Motivasyon, Stres-Kaygı konularında eğitim ve seminerler düzenliyor.
Bunları niçin anlattım. Geçen gün Karşıyaka Lisesi Son sınıf öğrencilerine verdiği semineri izledim. Orada bir öğrencinin vücuduna dokunmaya karşı tiki olduğunu öğrenen Ramadan Balkı bu arkadaşımızın 'tik' sorununu 3 dakikada giderdi. Sizin de öyle sorunu olan tanıdığınız varsa bizi arayın yardımcı olalım.

TELGRAFLASAK DA MI FAKSLASAK!

CHP Samsun İl ve İlçe Kadın Kolları TBMM Milli Eğitim Komisyonu Başkanı Nabi Avcı'ya PTT'den telgraf göndererek zorunlu eğitimin 4 yıla düşürülmesini öngören 222 sayılı yasayı değiştirme girişimlerinin durdurulmasını istemiş. Eee sonra ne mi olmuş? Bakın
CHP Samsun İl Kadın Kolları Bşk. Nalan Çilingir ne anlatıyor "Biz telgraflarımızı çekmek üzere PTT'ye geldik. Ancak  PTT'nin Genel sisteminde arıza olduğunu ifade ettiler, bekledik. Sistemin açılmadığını söylediler. Sonunda ise bizi PTT istiklal şubesinden işlemlerin yapılacağını söyleyip istiklal şb. yönlendirdiler. Şubeye gittiğimizde orada ise tekrar sistemin arızalı olduğunu Ankara'dan kaynaklandığını söylediler. Böylelikle telgrafımızı göndermedik. Lakin telgraflarımızı  çiftlikteki telekom dan FAX olarak Nabi Avcı'ya TBMM'ne fax olarak çektik." Telgrafa niyet faksa kısmet olmuş.

34 STK 19 MAYIS İÇİN

34 STK temsilcisi 19 Mayıs için toplandı. Samsun'da sivil toplum kuruluşları (STK) tarafından oluşturulan "19 Mayıs Kutlamaları Platformu" üyeleri Milli Eğitim Bakanlığı'nın 19 Mayıs kutlamalarıyla ilgili genelgesine tepki göstererek, 19 Mayıs tarihinin Samsun için özel bir önemi olduğuna dikkat çekti. Aslında benim bu yazıyı dün yazmış olmam gerekirdi ama, davetsiz misafir olan reklamlar geldiğinde benim sayfa feda edildi ve bu yazıda bu güne kaydırılmış oldu. Elimde olmayan nedenlerden ötürü özür dilerim.

Elektrik Mühendisleri Odası Samsun Şubesi Konferans Salonunda bir araya gelen 34 sivil toplum kuruluşun yer aldığı 19 Mayıs Kutlamaları Platformu üyeleri ortak bir basın açıklaması yapmıştı. Platform üyeleri, 19 Mayıs kutlamalarının eskisinden daha coşkulu bir şekilde kutlanabilmesi için her türlü çabayı göstereceklerini ifade ettiler. Grup adına basın açıklamasını okuyan Sam-Sev Başkanı Rüştü Araboğlu, "Ülkemizin Cumhuriyet tarihi, anılmaya ve kutlanmaya değer bu tür büyük olaylarla doludur. Bu önemli olaylar arasında yer alan 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'da Anadolu topraklarına ayak bastığı ve Türk Milli Mücadelesi'ni başlattığı gündür. Ülkemizin kuruluş tarihinde bizzat Mustafa Kemal'in sözleri ile 'Ülkenin kuruluş tarihi 19 Mayıs 1919'dur' ifadeleri vardır" dedi. 19 Mayıs tarihinin Samsun için özel bir önemi olduğunu ifade eden Araboğlu, "Bir ulusu oluşturan ortak değerlerin gelecek kuşaklara aktarılması bakımından temel bir işlevi olan, toplumsal bütünleşme duygusunu zedeleyecek mahiyette ve milli bayramların gücünü azaltacak olan bu yanlış karar düzeltilmelidir. 19 Mayıs kutlamalarının ulusal düzeyde ve eskisinden daha coşkulu bir şekilde kutlanabilmesi için her türlü çabayı gösterecektir. Bu çabalar sonuç vermediği takdirde tamamen sivil inisiyatif olarak kutlama etkinlikleri düzenlenecektir. Bu çalışmaların Samsun'dan başlatılması ayrıca önem taşımaktadır. Kamuoyunu ve tüm toplumsal kuruluşları, 19 Mayıs kutlamaları için başlattığımız girişimi desteklemeye, Milli Eğitim Bakanlığımızı konuyu bir kez daha gözden geçirmeye davet ediyoruz" diye konuştu.Sivil Toplum Kuruluşlarımız bakalım bu çaba ve çağrılarında ne kadar etkili olacaklar. Biz de yanlış karar düzeltilmelidir diyoruz.

CHP VE KURULTAY

Hürriyet'te Yalçın Bayer müdürüm (Cumhuriyet Gazetesi'nde benim Haber Müdürmdü) önceki gün yazmış köşesinde "CHP'de kulisler havada uçuşuyor.CHP'liler, Kurultay Başkanlığı istediği haberlerini yalanlayan Deniz Baykal'ın 26 Şubat'taki Kurultay'a gelip gelmeyeceği merak ediliyor. Baykal gelecek mi? Henüz bilinmiyor" diyor Yalçın ağabey. Ben geçen gün CHP'li bir kurultay delegesi ile konuştum. Baykal ile iyi görüşen bu delege kendilerinin ne yapmaları gerektiğini sormuş. Sayın Baykal da kendisine, "Valla ben Kurultay'a gelmiyorum.." demiş. Artık Baykal'ın bu sözlerinde ne anlaşılır bilemem. Çünkü Burası CHP. Çünkü orada hiçbir şey sürpriz olmaz. Yalçın ağabeye de Samsun'dan bir tiyö vereyim dedim. Bu tiyömu da sizlerle paylaşıyorum. Fena mı yani..

KIDEM TAZMİNATI KALDIRILAMAZ

DİSK Karadeniz Bölge Temsilcisi Fahrettin Çankaya "AKP Hükümeti'nin kıdem tazminatını sorun haline getirerek ortadan kaldırmayı hedeflemesi, özel istihdam bürolarıyla ortaçağ zihniyetiyle emekçileri pazarlaması, bölgesel asgari ücretle çalışanları ve insanlanmızı üçüncü sınıf durumuna getirmesi ülkenin de bölünmesine katkı koyarken bir de esnek çalışma sistemi ile köle çalıştırır gibi işçileri çalıştırmak kabul edilecek yasalar değildir. UİSB Planı Taslağı; işçi sınıfının mücadelesi sonucunda ete kemiğe bürünmüş kıdem tazminatı uygulamasının işgücü piyasasını esnekleştirmek, işten çıkartmaları kolaylaştırmak, işvereni rahatlatmak söylemi ile fona devrini öngören böylelikle kıdem tazminatını tamamen ortadan kaldırmayı hedefleyen düzenlemeden başka bir şey değildir. Emekçi sınıflarının halini görmeyen göze göstermek duymayan kulaklara duyurmak için bir kez daha sesleniyoruz, işçilerin güvencesiz, örgütsüz olması için yapılan bu çalışmalar köleci bir zihniyetin ürünü olmaktan öteye geçemez. Emeğinin ucuza satın alınmaya çalışıldığını, emekçilerin yaşadığı sıkıntıların farkına artık varmalısınız. Eğer görmemeye, duymamaya, sırtlarını dönmeye devam edeceklerse işçi sınıfı bütün demokratik mücadele araçlarını seferber edecektir. Genel Grev de dahil olmak üzere üretimden gelen gücünü kullanmaktan çekinmeyecektir." diyor

PİSİKOSİBERNETİK NEDİR?

Temel bir sanayi kuruluşuna iş için başvurmuştur.
Önce bir zeka testinden geçmen gerek derler ve sorarlar:
"-Pisikosibernetik ne demektir?"
Temel: "-İşi alamadım demektir"

GÜZEL SÖZ

Yaşayan bütün toplumlar bile yerkürenin sahibi değildir. Onlar yalnızca , iyi aile babaları gibi ,kullanım hakkına sahiplerdir; onu daha sonraki nesillere iyileştirilmiş bir halde devretmek zorundadırlar.
(Karl Marx)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Şevki Yıldırım Arşivi
SON YAZILAR