KAN YALAYICILAR VE ŞERBETÇİLERE DİKKAT!!!..

 Kim bunlar diye sormayın?Akıl sahibi olan herkes ,düşününce kim olduklarını tanır..

Sözün bittiği yer denir ya ,öfke nöbetlerine tutulduğumuz öyle olaylar yaşıyoruz ki çıldırmamak elde değil.Türkiye...Öncekileri saymazsak ;dün 8 şehidini gözyaşları arasında uğurladı.Bir gün sonra Tunceli'de hain suikastle şehit edilen Ovacık Cumhuriyet Başsavcısı Murat Uzun'u da içimiz kan ağlayarak defnettik.

Bu kaçıncı kahpelik,alçaklık ve hainlik demenin bir faydası yok! Biliyoruz ki “Kan yalayıcıları”nın eylemleri bitmeyecek.Hükümet ve siyasi karar vericiler gerçeklerle er-geç yüzleşecek!

Şehit haberleri,bayrağa sarılı taputlar toplum nezdinde kanıksandı.Şehitlerimiz trafik terörüne kurban verilenlerle özdeşleşti..Bir fark ,cenaze törenleri; günah çıkarma törenlerine dönüştü. Yetkililerinin esip gürlemesi pek inandırıcı bulunmuyor.Kürsüden yapılan kabadayılıklar yürekleri soğutmuyor. Ekran ekran dolaşıp nabza göre şerbet veren “sakil adamların” ikiyüzlü tavırları mide bulandırıyor.İçi kan ağlayan gariban şehit yakınlarının sırtları sıvazlanırken dudaklardan dökülen taziyet mesajları vıcık vıcık riya kokuyor..

“En büyük silahları vicdanları”diye Hakim ve Savcıları korumasız bırakan,“MKEK stoklarının yetersizliği nedeniyle silah talepleri uzunca bir süredir karşılanamadığı”mazeretine sığınan Adalet bakanlığının açıklaması mantıklı bulunmuyor.?Hani biz, büyük bir Devlet'tik?Olaylarda ihmalleri olanlar var mıdır?Varsa kimlerdir?“Teknik donanım eksikliklerini ileri sürenler,kendi acizliklerini/ beceriksizliklerini görmezden gelemezler.Bu olaylara birden bire gelinmedi:Hatırlayınız, Adamın biri kalkıp,Diyarbakır'dan Devlete ,meydan okuyor,düpedüz kin kusuyor. ” Büyük Kürdistan'ın sınırlarını çiziyor.Başkentleri sayıyor,”20 milyon kürt(!) halkı kendi varlığını reddeden(!) bir Halka armağan etmeyeceğini”söylüyor.Bir şey daha söylüyor: “Türkiye,İran,Suriye,Ermenistan ve Ürdün sınırları(Dikkat, Irak sayılmıyor...)ortadan kaldırılsın,” diyor.Bunun anlamı;Büyük Kürdistan kurulsun diyor.Okullardan “Andımızı”Doğu ve Güneydoğu'da dağlara yazılı “Ne mutlu Türküm, diyene”sözü bunun için mi kaldırıldı?Sıra “Türksüz ve köksüz bir Anayasa” ya geldi demektir; demokratikleşme ,Açılım dayatmaları hedefine ulaşıyor demektir.Ve Kan yalayıcıları'nın kanlı eylemleri,Şerbetçiler”in toplumu ikna çabaları bütün hızıyla devam edecektir. Şemdinli'de ölen teröristlerin ailelerine teslimi sırasında “tahrik olur” gerekçesiyle kamu binalarından bayrağımızın indirilmesi ,tesadüfi bir eylem değildir.Öyle,caddelerde metrelerce büyüklükte bayrak dolaştırmak vicdanları rahatlatmaz.Bu olsa olsa nabza göre şerbet vermek olur.Hutbe ve Vaazlarda “Şehitlik üzerine”yapılan konuşmalar vatandaşın sinir uçlarını köreltmeye yöneliktir.Varsayalım doğrusu yapılıyor.O zaman Uludere'deki “kaçakçılar”hangi şehitlik katogorisine sokuluyor?Bunun adı iki yüzlülük değil midir?

Meydanları,caddeleri,“Şehitler ölmez..Vatan bölünmez”..diye inletmek yanlışları,hataları azaltmıyor.Çığlıklar,feryatlar karşılık bulmuyor.Vatan bölünmez!!(miş).Bölünmedik neyimiz kaldı? Milliyetimiz mi?Resmi dilimiz mi?Tarihimiz,Dini inancımız,itikatımız bölündü.Geçmişte bölünmedi mi?Nerde Balkanlar?Girit,12 Ada..Kerkük,Musul..Bu ,Şerbetçiler,milleti ,kendileri gibi aptal mı sanıyor?Doğu ve Güney doğu'yu ,Anadolu'dan “Sivas'tan öte “diye ikiye bölen kim?Kara yollarımız,dağlarımız PKK teröristlerinin kontrolünde(?!):M. vekili, siyasetçi,kamu çalışanları,asker sivil vatandaşlar kaçırılıyor“Hainlerce misafir “ediliyor;hainler kameralar önünde karşılanıyor, kucaklaşıyor,aldıran yok!Hükümet erkanının her biri hassas bölgelerde 200/300 kişilik korumayla dolaşmaları ne yaman çelişki!Yahu,bir ilden, bir İl'e 200 kişilik bir askeri konvoy güvenlik içinde nakledilemiyorsa,canları korunamıyorsa,Ve bunun müsebbipleri,sorumluları kamuoyuna açıklanamıyorsa,hala istihbarat eksikliğinden dem vuruluyorsa nerde kaldı senin büyüklüğün. Ekranlardan,Milletin gözünün içine baka baka tehdit/teselli mesajlarının yayınlanması iki yüzlülük değil mi?

Toplumun öfke fırtınasını dindirmek için “şerbetçiler”e bulunmaz bir fırsat doğdu.Silivri'deki Darbecilerin Mahkeme kararı imdada yetişti.Bu tartışmalar yıl sonuna kadar sürer.Doluya koyulur boşalır.Kafalar karıştırılır.”Oh olsun!”diyenlerle”Yazık oldu !“diyenler arasındaki kavga sürüp gider. Ölen öldüğü ile ,öldüren öldürdüğü ile kalır.

Ha,bir de Oslo görüşmeleri ısıtılıp ısıtılıp gündeme getirilir.Sn.Süleyman Demirel'in bir zamanlar İlksan'la ilgili ortaya çıkan “Para meselesinde”;”Verdimse ben verdim,”dememiş miydi.Aynı akıl , MİT'e Oslo'daki müzakere talimatını Sn.Başbakan'ın :“ Ben verdim” dediğine göre,İlgililer hakkında bir gecede kanun değişikliği ile koruma/kollama altına alınmasına sessiz kalanların“Kan yalayıcılar” ndan şikayet etmeye ne hakkı var?Şu günlerde ekran ekran dolaşıp nabza göre şerbet vermeyi meslek edinenler,demokrasi ve insan hakları savunucusu rolüne soyunanları iyi tanıyalım..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Hasan Anayol Arşivi
SON YAZILAR