Milyonlar Ruhsuzlaşıyor

Evet, milyonlar ruhsuzlaşıyor. Ağzımdan çıkan kelimelerin anlamsızlığı bazen bana bazen de karşımdaki insanlara bağlıdır. Yaşların 14-15"in üstüne çıkmasıyla ifade ettiğim şeylerin bireyler için anlamsızlaştığını üzüntüyle söylemeliyim. Çocuklarımın büyüdükçe büyümeleriyle orantılı bir şekilde an be an değerlerini yitirdiğini görmekteyim. Öğrendikleri kavramları ve öğrenecekleri kavramların çözülmüş darmadağın hâle gelmiş bir şekle geldiği açıkça anlaşılıyor artık.

   Anlamlı olan öğretmeni 14-15 yaşına kadar sevmekse ondan sonra olanlara ne demeli? Bir anda insanı farklı bir boyuta bu kadar çabuk taşımak mümkün mü? Onu alıp farklı bir dünyaya taşımaktansa bir boyutlu olmasını sağlasak daha doğru olmaz mı? Ergenlik çağı geçişi esnasında yapılan bu taşıma bireylerin kendilerini tanımaları yerine kendilerini her şeyin önüne geçirecek bir değişiklik olarak algılanmaktadır. Bir anda kendini sevmeye başlamaktadır çocuklarımız. Ne kadar çabuk! İnsan sorunlarının olduğu bu dönemde kendini bu kadar ön plana çıkarabilir mi? Biz çocuklarımıza ergenlik çağını rahatça aşabilecekleri bir ortamı sağlayamamaktayız.      Ergenliği cinsellik dolu bir şey olarak algılayıp kavramları anlamsızlaştırmalarına sebep olmaktayız.

   Çocuklarımızın okul çağını yaşamasını istiyorsak eğer, onları ergenlik çağında bir yerden bir yere taşımaktan vazgeçmeliyiz. Sevdiği öğretmeni arkada bırakan genç, ardından yanlış sevgilerin kucağına düşmektedir. Hâlbuki biz, öğretmeni ve öğrenmeyi sevmesini ne kadar da istiyoruz çocuğumuzun! Böylece lise havası da şarkılarda olduğu gibi olmayacak. Hatta öğretmenler odasının havasının da nasıl değişeceğini çok iyi biliyorum bir öğretmen olarak. Benim ilköğretimde okuduğum şu şiiri:

Çocuklar

Ne kadar masum,

Ne kadar günahsız onlar!

Yüreklerinde gizli bir esrar,

Hiç durmadan sizi kovalar.

Ucunda mutluluğu yakalamak var.

Çocuklar hayatınıza yeniden doğmak kadar,

Büyük bir anlam katar.

Dalga dalga, katar katar

Bu dünyada çocuklar var.

Dinlerken öğrencilerin tepkisiyle aynı şiiri lisede okuduğunuz zaman aldığınız tepki çok farklı. Biz üniversiteye giderken kendimizi çocuk gibi hissediyorduk. Herhalde bu benim ortaokulu ve liseyi aynı binada okumamdan kaynaklanıyor. Onları büyütürken şişirip patlamalarına sebep olmayalım. Yazdıklarım yetmez daha fazla yazmalıyım biliyorum. Turgay Bıçakçı"ya bu yazısı için teşekkür ediyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İsa Abanoz Arşivi
SON YAZILAR