GALİP ÖZTÜRK TOPBAŞ KAVGASI

    Sevelim ya da sevmeyelim Galip Öztürk bu şehrin yetiştirdiği ender iş adamlarından bir tanesidir. Zaman zaman benim de kendisine kızdığım oluyor ve bu satırlardan hiç çekinmeden eleştiriyorum. Ama şu bir gerçek ki bu adam bu şehrin yetiştirdiği ve ülkeye malolmuş bir iş adamıdır. Evet eksikleri var, hataları var, yanında doğru dürüst O’nu yönlendirecek kimse yok veya doğru yönlendirenleri değil de O’na yalakalık yapıp yanlış yönlendirenlerin gazına gelerek onların dediğini yapıyor. Yanında olanların tamamını tanımamakla birlikte birçoğunu uzaktan az çok tanıyorum. Hiç kimsenin Galip Öztürk diye bir derdi yok, çoğu ya kendi istikbalini düşünüyor ya da gününü gün etme peşinde. Sadece Haluk Tan’ın Galip Öztürk’ü kurumsallaştırma çabalarına şahit oldum dersem abartmış olmam. Nereden anladın bunu derseniz, Haluk Tan Metro Holding’e bağlı işletmelerin ürettiği domatesinden tutun da Van Et’te üretilen salamından sucuğuna, kavurmasından pestiline varıncaya dek her şeyi eline alıp TBMM üyelerinden valisine, belediye başkanlarından gazetecilere varıncaya dek herkese gidip tanıtım yaptı. Yetmedi Galip Öztürk’ün Beştepe ve Hükümet nezdindeki ilişkilerini en üst düzeye çıkarabilmek için haftanın beş günü Ankara, İstanbul, Samsun seferleri yaptı, yerinde oturmadan şirketin ve patronunun menfaatleri için her türlü çalışmayı yaptı.

      Galip Öztürk’e gelince daha önce alışık olduğu rahatlık bozulup yurt dışına çıkmak zorunda kalınca haklı olarak bundan son derece rahatsızlık duydu. Zamanında Hükümetin yanında, FETÖ’ nün karşısında yer almış olmasına rağmen, O’nunla birlikte ceza alan Aziz Yıldırım’dan tutun, Balyoz, Ergenekon Davalarının sanıklarının dosyaları bozulmuş, bir kısmı beraat etmiş bir kısmı da ülkesinde rahatça dolaşırken Galip Öztürk’ün dosyaları hâlâ daha ele alınmayınca bundan ciddi anlamda rahatsızlık duyduğu muhakkaktır. Ancak burada bir şey dikkatimi çekiyor; bu söyleyeceğim şahsi kanaatimdir, kanaatimce Hükumet Galip Öztürk’e şu mesajı vermeye çalışıyor “Evet sen zamanında yanımızda oldun, biz de bunun mükâfatı olarak senin yurt dışına gidip cezaevine girmemen konusunda bazı şeylere göz yumduk ama geçmişte yaptığın hatalar nedeniyle biraz daha cezan var az sabret”. Galip Öztürk ise bu mesajı algılayıp sabretmek   yerine ha bire oturduğu yerden öteye beriye saldırıp önüne gelene  dalıyor. Galip Öztürk’ün bu tavırları benim 2008 yılında gazeteyi ilk kurduğumda yaptığım işlere benziyor ama ben o zaman işi gücü bırakıp sadece bu işlerle uğraştım, işim olmuş, olmamış hiç umurumda değildi, bana yanlış yapan kim varsa hepsine çekinmeden yazıyordum, pişman da değilim. Ama O ben değil… Yanında belki de yüz binlerle ifade edilen insan çalışıp ekmek yiyor, hizmet üretiyor, iş hayatına büyük katkılar sağlıyor.

           Geçtiğimiz haftalarda Eski Bakanla ilgili attığı tweetle ilgili O’nu uyarma nedenim de bu endişeydi. Gerçekten de endişem de yanılmamışım, aynı Galip Öztürk Kadir Topbaşla ilgili de tweet atmış ben okumadım ama arkadaşlar söyledi. Kadir Topbaş bu ülkenin en büyük şehrinin Belediye Başkanı, O’nunla mücadele ederken gücüne de bakacaksın. Evet, bu Kadir Topbaş hem 17/25 Aralık sürecinde, hem de 15 Temmuzda yurt dışındaydı ve damadı ile kızı da FETÖ kapsamında gözaltına alındılar. Buraya kadar doğru da bunu seslendirecek kişi Galip Öztürk değil başkaları olmalı. Kadir Topbaş anında karşı atağa geçip kısa adı AVTER olan Avrasya terminali ile ilgili tek taraflı tahliye kararı almış. Gerçi aralarındaki sözleşme gereği bu tahliyeyi yapması çok zor gözüküyor, idare Mahkemesi muhtemelen yürütmeyi durdurur ama bu kavgaya gerek olmadığı kanaatindeyim. Zaten AVTER’in iki yıllık sözleşme süresi kalmış, iki yıl sonra işletmeyi İBB’ne devredecek, o yüzden Kadir Topbaş’ın yaptığı tamamen karşı ataktan başka bir şey değil.

            En büyük gelir kalemlerinden birisi olan AVTER’ı bu sıkıntılı dönemde kaybederse Holding zor günler geçirmeye başlar, bundan da hiç ama hiç birimiz mutlu olmayız; tam aksine mutsuz oluruz. Galip Öztürk ziyaretine giden gazetecilere “Ben sadece falanca köşe yazarını okurum” dediyse de -ki o köşe yazarına bir savcının kendisine attığı yazıyı gazetesinde yayınlatamadığını da çok iyi bilmemize rağmen - aklını başına alıp bazı şeylere dikkat etmeli. Aksi halde kızsak da sevsek de Galip Öztürk’ün yaşayacağı bir ekonomik kriz hepimizi üzeceği gibi ülke ekonomisine de ciddi zarar vereceğini unutmayalım. Sayın Öztürk bilmem anlatabildim mi? Kalın sağlıcakla.

Not: Bu yazının kaleme alındığı saatlerde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bir açıklama yaparak, AVTER’i tahliye etmelerinin söz konusu olmadığı yönünde bir açıklama yaptı. Bu hususu da daha sonra değerlendiririz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
7 Yorum
Adnan Bahadır Arşivi
SON YAZILAR