• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • Samsun 17 °C
  • Ankara 10 °C
  • İstanbul 16 °C
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan

Medeniyetlerin Çatışmaya Hazırlanması

Bayram Ocak

Düşünce kuruluşları, devletlerin karar alma süreçlerinin etkinliğini artırmak ve doğru politikalar izlemesini sağlamak amacıyla söylemsel bir algı oluşturmak için kurulmuştur.
Ülkemizde ki bu tür düşünce kuruluşlarının etkinliğini hissedemez hatta isimlerini de belkide bilemezsiniz. Çünkü bu ülke dünya üzerinde bir takım düzen veya çıkar peşinde koşan bir ülke değildir. Doğal olarak var olan düşünce kuruluşları da bölgesel ve iç meseleler üzerinde çalışmalar yapmaktadır.
Daha büyük çaplı olanlar ise, emperyalizmin aracıdır , çıkarlarını gerçekleştirmek için emperyalistlerce desteklenip yönlendirilerek planlanan olayların  oluşması içi zemin hazırlığı yapar ,dünyaya yön vermek üzerine çalışmalarını düzenlerler. İşte bunlardan bir tanesinde görev yapan Samuel Huntington adlı şahsiyetin 1993 yılında yayınladığı bir makalenin çok dikkat çekmesi üzerine 1996 yılında kitap haline olarak yazılan  '' Medeniyetler Çatışması'' bu düşünce kuruluşlarından çıkıp uygulamaya konulan sistemdir.
Kıasaca , uluslararası ittifakları medeniyetlerin belirleyeceğini, dolaysıyla olası çatışmaların medeniyetler arasında gerçekleşeceğini anlatıyor. 
Kitapta bizi dolaylı da olasa ilgilendiren bir çok konu olmasına karşın, son darbe girişimini yapan zihniyetin görülmesi açısından en belirgin olanı şudur.
'' Eğer batılı olmayan  toplumları modernleştirmek isteniyorsa ( yani bizden biri yapmak istiyorsak) bunu batılılar gibi değil, tıpkı Japonya gibi kendi yöntemleri ile kendi gelenek, kurum ve değerlerini kullanarak ( kendi içlerinden birini zorlayarak) ve geliştirerek başarmak zorundayız.''
Aslında her şey çok net görülmektedir. Kısa bir tarih sıralaması yaparsak
Cemaatin başlangıcı 80 öncesine dayanmasına karşın, 80 li yıllardan sonra taban  etkinliği artmaya başlıyor.
1993 - yılında Medeniyetler Çatışması makalesi kaleme alınıyor.
1996 - yılında Medeniyetler Çatışması kitaplaşıyor.
1996 - Gülen, Fener Rum Patriği Bartholomeos ile görüşmesi, konu dinler arası diyalog.
1997 - 28 Şubat kararları, Mit'in Gülen hakkında ki raporu.
1998 - Dinler arası diyalog adı altında  Papa II.Jean Paul ile görüşme
1999 - 15 Şubat Terörist başının ülkeye teslim edilmesi.
1999 - 22 Mart Dönemin Başbakanı Ecevit  By Pass ameliyatı olması için Gülen'nin Amerikaya gitmesini sağlaması.
2001 - İkiz kulelerin vurulması.  
Kasım 1989’da Berlin Duvarı’nın yıkılışı ve Perestroyka (yeniden yapılanma) ve Glasnost (açıklık) politikalarının sonucunda 1991’de Sovyetler Birliği’nin tasfiye olmasıyla bir dönemin sonuna gelinmişti.
Bölüşümün devam edilebilmesi için bir düşmanın varlığı olmalıydı. Kızıl olan Komunizmin yerine yeşil olan İslamiyet yerleştiriliyordu. Bunun üzerine ideolojiden ziyade medeniyetler üzerine kurulu bir karşıtlık oluşturulmuştu. Bu medeniyet farklılıklarının işlenmesi gerekiyordu ki, konu hakkında en güzel makale Medeniyetlet Çatışması adı altında kaleme alınmıştı.
Belirlenen  yeni oluşum için zemin hazırlığı yapılıyordu. Ülke içerisinde Cemaatin devlet içine yerleşirken, okullarının değişik ülkelerde açılması hızla devam ediyordu. Bu Emperyalizmin gözünden kaçmayan ve sürekli dolaylı olarak desteklendiği bir yapıydı. Artık ülke içerisinden çıkartılıp kendi ellerine bu oluşumun geçmesi gerekiyordu.
28 Şubat kararları bu olayların akışını hızlandırmış, Cemaat liderinin ön plana çıkartılması,  yasa dışı konuşmalarına ,hakkında hazırlanan raporlara rağmen dokunulmaması ve Öcalan'ın teslm edilmesi ki, dönemin Başbakanın ''Neden teslim edildiğini hala daha anlamadım'' demesi bir karanlık noktayı işaret ediyordu.
Ülke içerisinde ki gelişmeler Cemaatin devlet içerisinde hızla yerleşmesi ve sonuçta Darbe girişimi yaptırılacak kadar ileriye gitmesi, oluşturulacak olan planlanan çatışma alanları için yapılmış alt yapı çalışmalarıydı.
Darbenin verdiği yıkım ve darbe sürecinde sesi çıkmayan terör eylemlerinde ki artış, müttefikimiz olduğunu söyleyen ülkelerin tavır ve tutumlarıyla üst üste koyduğumuzda  bu bölgede itaatin dışına çıkacak hangi unsur olursa olsun başı beladan kurtulmaz. Bu belada sürekli kaos ortamının oluşturulmasıdır ki bu oyundan kurtulmamız için tüm ülke insanın birlik ve beraberlik içerisinde olmasından geçer. 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim