Çocuğun eski mi?

Dünyanın en güzel sesi çocuk sesidir. Ağlasa bile... İncecik bir tonda vıcır vıcır öterler. Hele bir de bir şehrin kendi halinde bir mahallesindeyseniz... Hani hala çocukların "dışarıda" oynadığı, annelerin ev önlerine minder atıp el işi yaptığı eski evlerle yeni binaların iç içe girdiği şirin sokaklar... İşte böyle yerlerde daha bir güzel duyarsınız cıvıldaşan çocukları...
 
"Annee!.." diye başlar genelde... Ya bir kavga vardır şikayet ederler, ya 'bakkal'dan birşey almak istiyorlardır, ikna etmeye çalışırlar...
 
Ben de böyle bir manzara karşısındaydım geçen gün.

Sokakta, tam bir seksenli yıllar sokak sesleri hakimdi. Hani o üzerine şarkı yazılan "domates-biber-patlıcan"cılar bile vardı. Bir de...
 
"Eskiciii" diye bağırıyordu bir amca. Tam bir Denizli ağzıyla... "Eskidji" değil tabiiki... "Eskiciii..."
Önünde tekerlekli bir araba, sıcağın evinde ekmek parası koşturuyordu.

Tam o sırada annesinin örgüsünün ipinden çekiştiren minik bir delikanlı hışımlı bir cevap aldı kadından:

"Bak sus, yoksa seni eskiciye veririm!.."

Herşey ne kadar da seksenlerdeki gibiydi... Bir gülümseme geçti yüzümden...

Ta ki...

Eskicinin "Ya bizim gız, niye öyle diyon çocuğa? Biz eskiciyiz, çocuğun eski mi?" diyene kadar...
Gülümsemem kahkahaya dönmüştü birden...

Helal olsun amca sana!..

Demek ki bazı şeyler değişmiş... Demek ki eskicilik, bizim çocukluğumuzda, çocukları kaçırıp dilendirilmesinden korktuğumuz birşey olmaktan çıkmış... Demek ki eskicilik harbiden "eski eşyaların değiş-tokuşu" üzerine kurulmuş bir 'meslek' halini almış...

Ve bir çok insanın horgörmesi yüzünden toplum bilincinde her türlü cahilliğin yakıştırılabildiği bir iş koluna mensup bir insanın ağzından, temel bir eğitim kuralı, çocuğa saygı ve meslek onurunu koruma cümleleri dökülür olmuş...

Demek ki ne çok şey değişmiş!..

Geçmişte 'eskici' diye horlanan amcalar, bugün yaptığı işin onurlu bir iş olduğunun bilincine varmış ve o onuru koruyabilecek cümleleri sarfedecek kadar bilgi ve güven kazanmış...

Ama bazı anneler hala isteklerini karşılayamadıkları çocuklarını "tehdit" ile susturmak için en yakın nesneyi "korku" malzemesi olarak sunmaya devam ediyorlar. Belki de o anne, eskici amcamın söylediği şeyin, aslında "çocuklarınızı asılsız şeylerle korkutmayın, yalana alıştırırsınız ve güvensiz yaparsınız" demek olduğunu anlayamadı.

Ama helal olsun eskici amcama... İki cümle ile hem mesleğini, ne iş yaptığını anlattı, hem anneye kendi korkularını çocuklarına yanstımaması gerektiği dersini verdi hem de çocuğa ne kadar değer verdiğini gösterdi...

Belki bugüne kadar hiçbirimizin yanından bile geçmediği, sadece sokaktan geçerken sesini duyduğumuz, herhangi bir paylaşımımız olmadan önyargılarımızın olduğu o amca, bize kendilerinin de bir ailesi, sevgi duyguları ve meslek onurlarını koruyacak güçleri olduğunu gösterdi.

Üstelik çocuğun annesine dönüp "Yaa, gördün mü işte... Ben eski değilim bi kere, almaycamış beni..." demesiyle çocuğun bakış açısını da korkudan uzaklaştırdığını gösterdi...

Ne diyelim...
Helal olsun amca sana!..


 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Neval Sultan Arşivi
SON YAZILAR