• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Samsun 10 °C
  • Ankara 16 °C
  • İstanbul 9 °C
  • "Galibiyetlere alıştık"
  • PEKŞEN AİLESİNİN EN MUTLU GÜNÜ
  • Final Etabı Programı Belli Oldu
  • "Galibiyetlere alıştık"
  • PEKŞEN AİLESİNİN EN MUTLU GÜNÜ
  • Final Etabı Programı Belli Oldu

BİTER Mİ ?

Bayram Ocak

Şanlıurfa'nın Suruç  ilçesinde sorumluluk bölgemizde bulunan Kelloş köyünden geçmekteyiz. Yıl 1992  Üç – dört yaşlarında çocuklar bizi görünce zafer işareti yapıyorlar . 2010 Van'ın  Başkale ilçesindeyiz yine aynı yaş grubunda çocuklar ve aynı işaret. Ana yolda askeri araçla giderken düğün konvoyuna rastlıyorsun, araçlarda yeşil,sarı,kırmızı bezlerle yapılmış süslemeler. Araç içindeki çocuklar yine zafer işaretini yapıyorlar. Peki aynı anda aynı yerde  yaşça daha büyük olanları ne yapıyor sizce. Onlar sadecegülümseyerek  bakıyorlar. Suruç'ta  karakolun su ihtiyacını karşılayan traktörün büyük tekerleği  kullanılmaz hale geldi. Dışardan temini haftaları bulacak, aynı traktörden geri bölgede köylerden birinde olduğu bilgisini alıyoruz. O köyü bulmak için gidiyoruz, köyün birinden geçerken,küçük  meydanda beş altı kişilik bir grup var. Bakışları  oldukça  ters, iletişim kurmak için aradığımız köyün yolunu soruyoruz  . Bilmediklerini söylüyorlar. Oysa  elimizdeki haritadan bir sonraki köyün sorduğumuz yer olduğunu  biliyoruz. Gittiğimiz köy Akçakale sınırları içinde olan bir köy, halkın tamamı arap asıllı, bizi karşılıyorlar.Bir sonraki gün lastiği ayarlayacaklarını söyleyip bizi uğurluyorlar. Ertesi gün köye gittiğimizde halılar yere serilmiş köyün ileri gelenleri orada oturuyor,yemek hazırlığı yapılmış bizi bekliyorlar. Köy ile hiçbir bağlantımız yok, sorumluluk bölgemizin çok dışında bir yer. Oturamayacağımızı açıklayıp lastiğin ücretini ödemek için sıkı bir pazarlık içinde buluyoruz kendimizi. Onlar almayacak biz ödeyeceğiz. Nevruzda zaten yakacağız bunları diyorlar, askerimize yardımımız dokunursa mutlu oluruz diyorlar. Bizde her şeye teşekkür edip parasını vermezsek lastiği almayacağımızı belirtiyoruz. Cüzi bir miktarla dönüyoruz. 1992 yılında dört yaşında olan bir çocuk şimdi evlenmiş ve bir aile kurmuş, çocukları olmuştur. O ailesinden veya çevresinden duyarak hiçbir şeyin farkında olmadan yaptığı zafer işaretinin, aile içi iletişimden kendi çocuklarına aktarmaya başladığından sokaklarda  Molotof atmaya çalışan gruplar içinde kullanılan çocukların nasıl o hale geldiklerini sorgulamaya gerek kalmamaktadır. Devlet ne yapmalı ki bu sornun bir çözme kavuşması sağlansın? Vurarak kırarak ayrışmanın hızlanması sağlanmaktadır. O bölgede kalmayan insanların bu fikri benimsemiş olmalarınıda çok görmemeliyiz. Onlara yıllarca bu aşılandı. Özgürlüklerin artırılması her iki tarafada kazanç sağlamaktadır. Anadilde eğitim isteğinin kürtçe öğretmek için açılan kursların kapanmaya başlaması, seçmeli dersin kürtçe olarak alınması için  Diyarbakır'da ortaokullar ile imam hatip ortaokullarının 5. sınıflarında okuyan 37 bin 988 öğrenciden, 3 bin 883'ünün seçtiği Yaşayan Diller ve Lehçeler dersinde yer alan Kürtçeyi seçtiğini görmekteyiz. Devlet milli birlik ve kardeşlik adı altındaki bu yaklaşımının olumlu geliştiği, dağda kürt lerin hakkını arıyorum diyenlerin , ellerindeki argümanlarının devlet tarafından nötürize edilmesi nedeniyle, örgütün taşeronlaştığını  görmekteyiz. Devlet elindeki  ulusal ve yerel basını bu amaç uğrunda iyi kullanmalıdır. Çünkü özellikle televizyon vermek istediği mesajı  kişi farkında olmadan beynine sokmaktadır. Çocukların izlediği şirinler adlı çizgi filme bakın.  Tek sakallı adam, kırmızı şapkasıyla marks'ı, aynı renk giyip ortak yaşamı benimseyen diğer şirinlerinde komün bir yaşamı  anlattıkları, tek düşmanları olan gargamelinde kapitalizmi tasvir ettiği bilinmektedir. Komünist ideoloji çocukların beynine bu şekilde kazınıyorsa. Bu eylemi güneydoğudaki kazanımlar için kullanmak kime ne kaybettirir.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim