Adnan Bahadır
ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR
HAVA DURUMU
Samsun 8 / 18 °C
Sinop 11 / 20 °C
Trabzon 12 / 15 °C
PİYASALAR
IMKB
72.399
DOLAR
2,1345
EURO
2,9515
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Adnan Bahadır
DERVİŞ DEVİŞİN ARKASINA...
10 Mart 2011 Perşembe

DERVİŞ DEVİŞİN ARKASINA SIRA İLE GEÇERMİŞ

Yazdığım köşe yazıları ile ilgili bazı dostlarım serzenişte bulunup, neden falanca ile ilgili yazıyorsun o senin eski arkadaşın veya akraban dedikleri oluyor. Bu arkadaşlarım olayların iç yüzünü bilmediklerinden bu eleştiriyi yapma hakkına sahipler, ancak olayların iç yüzünü öğrendiklerinde ne kadar yanıldıklarını da görecekler. Hiç bir zaman insanların gelmek istedikleri makamlara engel olmak gibi bir niyetim olmadığı gibi, kazandıkları parada da gözüm olmaz. Tam aksine elime geçen imkanları başkalarına sunmaktan keyif alan bir insanım, ancak hiç kimsenin yaptığının yanında kar olarak kalmayacağını da herkes bilmeli. Hazreti Ali bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum dediği gibi, bana iyilik yapmış olan insanlara kölelik derecesinde bağlı olduğumu da herkesin bilmesini isterim.

            Hayatımın hiç bir döneminde kendi bilgi birikimim, çalışkanlığım ve sadakatim dışında kimsenin iteleyip, kakalaması ile bir yerlere gelmedim. Birileri arkamda durdu ise onlara karşı sonuna kadar sadık kalmanın mücadelesini verdim. Bu sadakatimi farklı yorumlayıp, bana her istediklerini yaptırmaya kalkanlara ise gerekli dersi de verdim. İnsanlar karşılarındaki dostlarını nerede ve nasıl istihdam edeceklerini bilmez iseler bu dostluk yürümez.

            Öğrencilik yıllarımdan itibaren şu veya bu şekilde siyasetin içerisinde oldum. Lise yıllarında Milli Türk Talebe Birliği ve Akıncı Gençlik ile başlayan siyasi hareket içerisindeki mücadeleme Refah Partisi çizgisinde devam ettikten sonra AK Parti'nin kuruluş aşamasından itibaren şu veya bu şekilde içerisinde yer aldım. Benim karakterimdeki bir insanın siyasi arenada olması birçok insanı rahatsız etmiştir. Bunun nedeni yanlış işlere çanak tutacak bir kişiliğe sahip olmamamdı. Benim kadar bu konulara hassas davranan bir insanın sırf birilerinin menfaatine ters düşüp, dediklerini yapmamam sonucu başına gelenleri de herkes biliyor.

            Geçtiğimiz dört, beş yıllık süreçte yaşadığım olayların perde arkasını kısmen sizlerle paylaştım, ancak asıl paylaşılması gerekenleri zamanı geldikçe sizlerle paylaşacağımı söylemiştim.  Paylaşmadığım bazı gerçekleri bu seçim sürecinde sizlerle paylaşacağımı bilmenizi istiyorum. Zira hiç hak etmediğim bazı olayları yaşarken bildiği doğruları veya bizzat yaşadıklarını söylemekten imtina eden insanların şimdi kalkıp toplumdan oy istemeye kalkmalarına söyleyecek sözüm yok, ancak bizzat yaşadığım ve şahit olduğum bazı olayları toplumla paylaşmak zorunda olduğumu da ifade etmemde yarar var.

            Bir insan ki doğruluktan, dürüstlükten bahsedip, kendisi il başkanlığı koltuğunda oturduğunda sırf etrafındakilere gerçek kimliğini belli etmemek adına bir iş adamının partiye gönderdiği bağışı ve kendisine gönderdiği elbiseyi kabul etmezken daha sonra aynı iş adamından neler alıp, hangi dolapları çevirdiğini yazmazsam bu topluma ihanet etmiş olurum. Kendilerini sütten çıkmış ak kaşık, başkalarını ise tu kaka gören bu insanlardan neler çektiğimi öğrenince dudaklarınız uçuklayacak. Sizin anlayacağınız bu insanlar dün bizim arkamıza nasıl geçmişler ise bugün de aynı şekilde bizim arkalarına geçeceğimizi unutmasınlar. Ezcümle derviş dervişin arkasına sırayla geçer, şimdi sıra bizde.

            Dün İstanbul'a gidip Başbakan'ın kardeşi Mustafa Erdoğan, Cengiz İnşaat'ın patronları, Albayraklar ile görüşmek isteyen sevgili kayınçom vekil olmak adına her türlü desteği sağlamak yolunda Vezir Hazretleri'nin dahi himmetine ihtiyaç duymuş. Vezir Hazretleri'nin Başbakan'ı arayıp bu çocuğa olan vefa borcunu öde demesi gerektiğini düşünen sevgili kayınçom bu görevi kimin üstleneceğini henüz belirlememiş olmasına rağmen, çizdiği strateji gereği bunun mutlaka yapılması gerektiğini düşünmekte imiş.

            Dün, sabah uçağı ile İstanbul'a gidip, akşam şehrimize dönen sevgili kayınçomun umduğu desteği bulup, bulamadığını bilemem ancak bildiğim tek şey beraberinde götürdüğü adamın referans olacağı adamdan değil milletvekili Başbakan'ın kapısında bekleyecek hizmetli dahi olamayacağıdır. Bir yola çıkarken hangi şartlarda olursa olsun yol arkadaşlarınızı, referanslarınızı doğru seçmezseniz sonuç alma şansınız yoktur. Hayatı boyunca doğru işi olmayan bir adamı yanınıza alıp, birilerine referans olmaya götürürseniz,  TBMM'ye  arabayla giderlerse şaşmayın. Kalın sağlıcakla

Not; Kayınçomun Gülhan Restorant'ta verdiği yemek dün akşam idi, bir gece öne aldığımız için sizlerden özür diliyorum.

Etik mi.. Aaaahhhhhhhhhhh Etik ahhh
hAYDAR
Adnan bey, yorumculardan birinin serzenişine verdiğiniz cevapta bahsi geçen kişi hakkında yaptığınız araştırmaya göre karar vermeniz, referansı sebebiyle uygun bulmayışınız gibi hususlara asla sözüm yok. Yorumlar üzerinden aranızdaki yazışmayı okuyunca ben konunun başka tarafına takıldım. Diyorsunuz ki; "orada o zaman da şimdi de itfaiye daire Başkanı varken onun yerine başkasını atmak etik olmadığı".. orada o zaman da, şimdi de ve yıllardır olan bu gidişle demirlediği yerde yıllardır duracak birinden bahsediyoruz. ancak o kişi kadrolu daire başkanı değil. tahsili yeterli değil. işinin ehli değil. samsun gibi bir büyük şehirdeki daire başkanlığı statüsündeki itfaiye teşkilatını, bu şehirde en az 5 yerde bulunması gereken müfreze kadar küçük ve kadük bir teşkilat olarak yerinde saydıran birinden söz ediyoruz. büyükşehirdeki yerleşik dinazor bürokrasisini, geriden gelenlerin önünü sırf yerimizi alırlarsa koltuktan oluruz diye kesen zihniyeti siz benden çok çok daha iyi biliyorsunuz. öyle zannediyorum ki, bu konuda da yazı yazma gereği duysanız yazılacak epey bilgi ve kanaat vardır şahsınızda. yaptığınız bir haberde ne diyordunuz.. kopyala yapıştır bürokrasisi (veya buna benzer bir ifade idi. Başında bulunduğu birimin görev tanımını, hizmet gereklerini, hizmet vereceği kesimin ihtiyaçlarını ve bunun mevzuatını bulunduğu yerin şartlarına göre düzenlemekten aciz Ankara Büyükşehir deki düzenlemeyi kopyalayarak çalışan anlayışı iyi biliyorsunuz. böyle çarpık bir zihniyetin yerini korumanın pek de etik olmayacağını düşünüyorum. yazayım dedim. ama bu yazdıklarım şahsınıza değil. yerini bulmuşken ordaki duruma dikkat çekmek istedim işte. saygılar.
11 Mart 2011 Cuma 23:10
DESTEKLİYORUZ
BANU
Sayın adnan bahadır yazılarınızı çok beğeniyoruz.Doğruları yazmak cesaret işi,sizi tebrik ediyorum.Sizin toplumsal projelerede duyarlı olacağınızı biliyoruz.BİR ÇOCUKTA SEN SEVİNDİR projesine basında ve gazetenizde yer vermenizi istiyoruz.Yeşilyurt avmde stantımız vardır.Muhabir arkadaşlardan bunun kamuoyuna duyurulmasına yardımcı olursanız çok memnun oluruz.SAYGILARIMLA
11 Mart 2011 Cuma 14:05
takip edelim
fenasi
adnan bey sizin anlatacam konulardan çok iyi haberdar olduğunuzu bildiğim için size yazmak istedim. eski il başkanının hastanesinde özel mediva hastanesinde elemanları sabah:8.00'den akşam 10.00'a kadar çalıştırıyolarmışhiç mesai vermeden bunla ilgili şikayet ve bir heyet oraya gönderebilirseniz bu çalışanların haklarını nasıl yerler bu kişiler siz doğru ve tarafsız< olarak bu konuya el atarmısınız.yada cevap yazarsanız biz nereye nasıl şikayet edebiliriz diye
11 Mart 2011 Cuma 09:24
BRAVO SİZE
ahmet
Sayın Adnan bey yazınızı çok beğendim ve gülerek okudum.öncelikle sizin takipçinizim.niye diye sorarsanız çocukluğumda severek izlediğim çizgi film kahramanı bay GECITI hatırlatıyorsunuz bana.bay gecıtta sizin gibi ,zehir hafiye gibi araştırıp ,bulurdu.sizde araştırıp bulduklarınızı yazıyorsunuz yılmıyorsunuz.bu yönünüzü takdir ediyorum..ayrıca şu sevdiğiniz meşhur kayınçonuzunda kim olduğunu merak ediyorum doğrusu .sevgiyle kalın
11 Mart 2011 Cuma 01:17
kamyoncu
mehmet
aaa kamyon soforleri ne zamandan beri aday olabiliyor?benimde uluslararası tır şoforu dayım var oda bakan olur herhal!
10 Mart 2011 Perşembe 19:12
YAZARIN TÜM YAZILARI