Yanlış yatırım ve bedel

Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Kenan Şara, bir gazeteye yaptığı açıklamada "Yap Boz yok !"  demiş.

Kendince doğru açıklamalar yapmış. Milyonlarca lira masraf yapılarak ortaya çıkan Yılanlıdere Köprüsü ve çevre düzenlemesine.

Yasal zorunluluktan dolayı böyle bir yıkım ve yenilenme olduğunu da sözlerine eklemiş.

Teknik adamdır, işi iyi bilir belki öyledir derken, işin uzmanı başka bir teknik yeterliliği olan Sendika ve onun başkanından bomba gibi açıklama geldi.

ESM (Enerji Sanayi Maden Emekçileri Sendikası)  Samsun Şube Başkanı Sayın  Müşfik Veysel Erdoğan, Büyükşehir Belediyesi tarafından yıkılmaya başlanan Yılanlıdere Köprüsü  ile ilgili olarak bir açıklama yaptı.

Ve bu açıklamayı okuyunca manşetimizde yer verdiğimiz yap boz tahtası haberi ile ilgili haksız mıydık acaba düşüncesinden kurtuldum.

"Ben yaptım oldu " mantığından da artık kurtulmak gerektiğini Büyükşehir Belediyesi'nin sayın yetkilileri anlamışlardır umarım. Çünkü nereye baksanız Büyükşehir Belediyesi ile ilgili eksik, yanlış, olumsuz şeyler ortaya çıkıyor ve bunlar çok olumlu yapılanları gölgeliyor.

Bakın Sayın Erdoğan ne demiş: "Samsun Valiliği Taşkın Koordinasyon Kurulu tarafından yapılan çalışmalarda; geçtiğimiz yıllarda 130 metrelik genişlik kapatılarak kavşak düzenlemesi yapılan ve son olarak Yılanlı dere'de oluşan sel felaketinden üzeri kapatıldığı için oluşan selin geçiş yapamadığı Yılanlı Dere Köprüsü'nün yıkılmaya başlandı. Yılanlı Dere Köprüsü'nde geçtiğimiz yıllarda yapılan daraltma, kot düşürme ve üzerini kapatma çalışmalarının Kuzey Yıldızı TOKİ Konutlarındaki ölümlerin nedeni olduğu birçok kuruluş tarafından ifade edilmiştir. Ayrıca; bunun dışında Atakum İlçesinde ki 4 ayrı derenin de üstü açılarak açık köprüye dönüştürülme çalışmaları devam etmektedir. Taşın Koordinasyon Kurulu bu derelerin üzerindeki köprüleri daraltan ve üstlerini kapatma kararı verenlerin, bu konuda bilimsellikten uzak, yasalara ve yönetmeliklere aykırı davrandıklarını ortaya koymuştur. "

Yani, siz önce  dere yatağını daraltacaksınız, sonra bütün aksi raporlara rağmen derenin üzerini kapatacaksınız, sonra sel gelip can kayıpları olduktan sonra da DSİ yeni sel kapanı yapıyor, onun için bizde yıkıyoruz yenisini yapacağız, yıkımı eleştirenler cahil diyeceksiniz.

Üstüne üstlük bir de orada yıkım kararı olan evleri yıllarca yıkmadan , dere yatağını boşaltmadan yatırım yapacak , üstyapıyı güzelleştireceksiniz, can kayıplarından yıkımdan sonra doğru işi yapmaya kılıf uyduracaksınız.

Kimin parası ile. Elbette halkın ödediği vergilerle , yani halkın parası ile.

 

Sayın Erdoğan'ın açıklamasını devam ettiriyorum: "Göz göre göre bu yanlış kararı verenlerin aldıkları bu yanlış kararlar sonucunda yapılan ve şimdi de Taşkın Koordinasyon Kurulunun aldığı isabetli kararla yıkılan bu çalışmaların bedelini kim ödeyecek? Tüyü bitmemiş yetimlerin hakkının olduğu, halkımızın önemli bir bölümünün yoksullukla boğuşmasına rağmen yine de ödemeyi ihmal etmediği vergileri ile yapılan bu yanlış yatırımların bedeli yine halkın cebinden mi çıkacak?  Yapılan bu yanlışın bedelini vatandaş mı ödeyecek ? Ortada göz göre göre yapılan bir yanlış varsa, bu yanlışın bedeli bizzat yanlışı yapanlar tarafından ödenmelidir. "

"Eğer bu bedeli yine halk ödeyecekse önümüzdeki dönemde de bu yanlışlar yapılmaya devam edecektir. Yapılan yanlışların sorumluları hesap vermezse, bedel ödemezse bu durum önümüzdeki döneme de örnek teşkil eder ve bundan sonrada kimse yanlış kararlar almaktan çekinmez. Eğer, Türkiye demokratik bir hukuk devleti ise; hesap vermekten ve yaptığı yanlışın bedelini ödemekten kimse kaçamaz. "

Altına imza atmamak mümkün mü?

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Coşkun Özbek Arşivi
SON YAZILAR