• BIST 82.248
  • Altın 147,416
  • Dolar 3,7690
  • Euro 4,0357
  • Samsun 16 °C
  • Ankara 2 °C
  • İstanbul 8 °C
  • CHİBUİKE TRANSFERİNDE SORUN ÇIKTI
  • BAŞKAN BİR KERE YANIMA GELMEDİ
  • İYİ OYNAYARAK KAYBETTİK
  • CHİBUİKE TRANSFERİNDE SORUN ÇIKTI
  • BAŞKAN BİR KERE YANIMA GELMEDİ
  • İYİ OYNAYARAK KAYBETTİK

Şili’den Mesaj: Keşke Bizden Ders Çıkarılsaydı

Esat Beşer

Dört yıl önce 69 gün boyunca mahsur kaldıkları madenden mucizevî gibi bir operasyonla sağ çıkarılan Şilili madenciler Soma'daki kader arkadaşlarına “Keşke bizden ders çıkarılsaydı” mesajı gönderdiler.

Sağ Oldukları 17 Gün Sonra Anlaşılmıştı

33 maden işçisi Şili'deki San Jose-Capiapo bakır madenindeki kazada yerin 700 metre altında mahsur kaldığında, tarih 5 Ağustos 2010'u gösteriyordu.

Hayatta olup olmadıkları bilinmiyordu. Sağ oldukları 17 gün sonra anlaşıldı. Soma'daki felaketin yaşandığı madende bulunmayan, içinde yeraltında kalanlara 30 gün boyunca yetecek su, yiyecek, oksijen ve sağlık çantası barındıran kaçış-yaşam odasına sığınmışlardı.

Kazadan 30 gün sonra madene açılan deliklerden onlara yiyecek ve içecek sağlanmıştı ve yeraltındaki 69 günlük esaretin sonunda, özel bir sondaj tasarlanarak, asansör gibi çalışan bir kapsülle tek tek yeryüzüne çıkarılmışlardı.

Kazadan tam 69 gün sonra, ilk işçi kurtarılmış; 70. günün son saatlerine girilirken ise, 33 işçinin hepsi yeryüzüne kavuşmuştu. Madencileri yeryüzünde ilk karşılayanlar arasında Şili Devlet Başkanı da vardı.

“Devlet Başkanı Bana Yedi Gün Süre Verdi.”

33 işçiyi burunları kanamadan kurtaran ekibin başında Rodrigo Reveco Granifo vardı. Yol mühendisi, risk uzmanı ve büyük çapta kurtarma operasyonlarının uzman danışmanı Granifo, Şili'de nasıl bir yöntem kullandıklarını anlattı.

Operasyonun dokuzuncu gününde, Şili Devlet Başkanı, Granifo ile iletişime geçti ve yeraltındaki işçilere ulaşması için ona yedi gün süre verdi.

22 Ağustos 2010 günü sabaha karşı 03:00 sularında sondaj ayarlandı ve üç saat sonra aşağıdakilere ulaşıldı.

Yani, tam olarak, Başbakan'ın verdiği yedi günlük sürenin dolmasına üç saat kala!

Şili'deki olayın üzerinden neredeyse dört yıl geçmiş olmasına rağmen, Rodrigo Reveco Granifo, Soma faciasını duyduğunda benzer bir stres yaşamış.

“Türkiye'deki felaketi duyduğumda göğsüm sıkıştı, kalbim hızla atmaya başladı. Akabinde, uluslararası uyarı sistemlerinden bildirimler cep telefonuma gelmeye başladı. Bir saatten az bir süre içinde 4 bin 500'den fazla mesaj ulaşmıştı. Telefonumu kapatmak zorunda kaldım. O anda aklıma San Jose'de yaptıklarımız geldi.”

Acının Dili Evrenseldir

Rodrigo Reveco Granifo, böyle bir olayı uzaktan izleminin hiç kolay olmadığını, konuştuğumuz dil farklı olsa da acının dilinin evrensel olduğunu söylüyor: “Acı karşısında akıtılan gözyaşları ve duyulan umutsuzluk… Yeryüzünün herhangi bir yerinde yaşanan bu tarz olaylar, hepimizi aynı şekilde etkiliyor.”

Granifo, şu tavsiyede bulunuyor: “Bu gibi durumlarda sessiz kalmak zordur ve ağlamak acıyı hafifletmenin bir yoludur.”

Ailelerin zaten baskı altında olan kurtarma ekiplerine daha fazla baskı yapmaması önerisinde bulunan Granifo, kurtarma çalışmalarında baskıya maruz kaldıklarında, var olan yöntemlerin hızlandırılması sonucunda hata yaptıklarının altını çiziyor: “Teknik uzmanların üzerindeki baskıyı ortadan kaldırmanın hayati öneme sahip olduğuna inanıyorum. Herkesin madende kalan işçileri canlı olarak kurtarmak için kendini yüzde bin işe verdiğine dair hiçbir şüphe yok.”

Sebep Özelleştirme Mi?

Maden danışmanı Miguel Fortt, Şilililerin gözünde bir kahraman. Kendisi Capiapo şehrinde kaza sonrası kurulan kurtarma ekibi liderlerinin en meşhuru.

Şili'deki kurtarma çalışmaları, Granifo'nun ortağı Miguel Fortt'un basına, hükümete ve maden sahiplerine başlangıç olarak çoklu sondaj yapılması (toprak altındakilere ulaşmak için zeminde birden fazla delik açılması) gerektiğini belirtmesiyle başladı.

Her gün bilfiil Şili'deki kurtarma operasyonunda çalışan Fortt, Soma bölgesine hâkim olmadığı için yanılabileceği mimini koyarak, “Bana ulaşan bilgiye göre, daha önce devletin elinde olan bu maden ocağı özelleştirilmiş. Aklıma ilk gelen, maliyeti düşürmek için güvenlik tedbirlerinin aksatılıp aksatılmadığı” diyor.

Senyor Miguel, şu aşamada güvenlik ihmali soruşturmasının gerçekleşmeyeceğini belirtiyor, “Gün işçileri kurtarmaya odaklanma zamanıdır. Yetkililer bunun için çözümler üretmeli.”

Soma'da hayatını kaybeden madenci yakınlarının acısı San Jose-Capiapo'daki madencileri derinden etkiledi. Türkiyeli meslektaşları hakkında konuşurken, yaşadıkları cehennemi hatırlayıp, gözleri doldu.

“Keşke O Ekipte Olsaydım”

Omar Reygadas Rojas: “Türkiye'deki kazayı duyunca mahsur kaldığımız iki ay aklıma geldi. Madenciler kahramandır. Tanrı katında huzur bulsunlar.”

Kazadan sonra çalışmaya devam eden ve bugün 60 yaşında halen maden işçisi olan Rojas, maden şirketlerinde güvenlik ve risk denetimi konusunda sunumlar da yaptı.

Rojas, toprak altında mahsur kaldığı günlerde umudunu kaybetmedi: “Şili halkı hiçbir işçisinden vazgeçmez. Bunu kalbimde hissediyordum. Güneşi gördüğüm ilk an diz çöküp Tanrı'ya şükrettim ve oğlumu bırakmayacak gibi sıkıca kucakladım. Türkiye'deki kazayı duyunca, toprak altında mahsur kaldığımız iki ay aklıma geldi. Keşke şu an bu kadar uzakta değil de Türkiye'deki yardım ekibinde olabilsem.”

Madencilerin birer kahraman olduğunu düşünen Senyor Omar, Türkiye'de hayatını kaybeden maden işçilerinin Tanrı katında melek mertebesinde huzur bulduğuna inanıyor.

Luis Alberto Urzua Irribarren: “Madenden çıkınca, doğrudan devlet başkanının karşısına çıkıp, “Artık yeter bir daha asla” demiştim. Yüreğimdeki hüznü tarif edemem”

Şili'deki maden kazasında 70 gün toprak altında kaldıktan sonra kurtarılan 33 işçiden biri olan Irribarren, 2013 yılında kurulan Fundacion los 33 de Atacama Vakfı'nın başkanı.

Irribarren, kazadan sonra maden işçiliğini bıraktı ve hayatını kazaları önlemeye adadı. Kendisine “33 numara, umudun son meyvesi” diyor.

Felaketin Ortak Noktası Güvenlik Sorunu

Irribarren, 2010'da Şili'de ve bugün Türkiye'de yaşanan felaketin ortak noktasının, güvenlik sorunu olduğunu belirtiyor: “Yeraltının cehenneminden kurtulduğum ilk an, ne karıma ne de çocuklarıma sarıldım. Şili Başbakanını karşıma alıp, “Artık yeter bir daha asla!” dedim.”

“Tanrı, sizinle beraber, dayanın”

Irribarren, şunları dile getiriyor: “Aynısını ben de yaşadım. Yüreğimdeki hüznü kelimelerle açıklayamam. Maden işçileri her gün ölüm korkusuyla işbaşı yapıyor. Evden çıkarken çocuklarını son kezmişçesine kucaklar. Bu hissi ancak bir madenci anlayabilir. Dünyanın diğer ucundaki madenci kardeşlerim, Tanrı'ya ve ailenize inancınızı yitirmeyin.”

“Madencinin Halinden Madenci Anlar”

Jorge Gallegeuillos Orellana: “Yukarıya çıktığım an çocuklarıma değil, benim gibi madenci olan kardeşime koştum. Çünkü; madencinin halinden madenci anlar.”

70 günlük esaretten sonra kurtarılan 11. madenci olan Orellana, Şili'de gerçekleşen kazanın madencilik sektöründe bir örnek olduğunu düşünüyor.

60 yaşındaki Orellana'ya göre, Şili'deki kaza, madenciliğin miladıydı: “Artık Şilili mühendisler madenciliği ondan önce ve sonra diye ikiye ayırıyor. Yine de madencilik sektörü hatalarından ders alıp yeterince ilerleyememiş olacak ki; Türkiye'deki bu iç karartıcı kaza gerçekleşti. Bizim çalıştığımız bakır madeniydi, Türkiye'deki kömür madeni ve şartlar daha ağır.”

Niye Önce Kardeşime Sarıldım?

İki çocuk sahibi Senyor Jorge, kurtulduğu ilk an kendisi gibi madenci olan kardeşi Eleodoro Orellana'ya sonra çocuklarına sarıldı.

“Çocuklarım orada mahsur kalmanın nasıl bir his olduğunu anlayamazlar. Kardeşimse biliyordu. İki ay boyunca kendime “Eleodoro, beni buradan çıkarmak için her şeyi yapacaktır” dedim ve akıl sağlığımı korudum. Bulunduğum noktaya yardım malzemesinin ulaştığı 25. güne kadar 700 metrede yeryüzünden habersiz dualarla hayatta kaldım.”

Yüreğim Karardı

Mario Sepulveda Espinace: “Oradaki felaketin acısı benim yüreğimi kararttı. Kurtarmayı, madeni bilenler yapmalı.”

Kazanın olduğu madeni iyi tanıyanların kurtarma ekibinde olması gerektiğini düşünen Espinace, yardımcı olabilecekse desteğe gelmek istediğini söylüyor: “Bu kadar uzakta olmasaydım, zaten şu an Türkiye'deydim. Maden kazalarında zamanlama çok önemli. Türkiye'deki kazanın acısı Şili'de benim yüreğimi kararttı.”

Kurtulanlara Sahip Çıkın

67 yaşında dört çocuk babası Mario Gomez Heredia'nın hayatının en zor zamanları madende göçük altında kaldığı 70 gündü.

Heredia, yeryüzüne çıkar çıkmaz eşi Lilianett Ramirez Vergara'ya sarıldı. Dizlerinin üzerine çökerek gerçekleşen mucize için ağlayarak şükretti ve bir daha asla madende çalışmadı.

“Yeniden doğdum” diye tarif ettiği 70'inci gün, onun ömrünün en mutlu günüydü.

Türkiye'deki felaketten dolayı aciz bir öfke duyduğunu “Bizi iki aydan fazla diri diri yeraltına gömen kazayı atlatmak hiç kolay olmadı. Türkiye Cumhuriyeti kurtarılan maden işçilerini asla yalnız bırakmamalı ve psikolojik destek sağlamalı” şeklinde belirten Heredia, çoğu zaman maden kazalarında şirketlerin güvenlik ihmali yaptığını düşünüyor: “Tanrı'nın hayatını kaybeden işçi yakınlarının yaralarını zamanla sarmasını ve hafifletmesini diliyorum.”

Keşke Bizden Ders Çıkarılsaydı

57 yaşındaki Juan Andres Llanes, kazadan sonra maden işçiliğini bıraktı. Üç yıldır elektromekanist olarak çalışıyor.

Kurtulduğu ilk an eşi ve şu an 24 yaşında olan oğluna sarıldı ve madencilik hayatını geride bırakmak istedi.

Llanes, Türkiye'deki kazanın sebebi şayet aşırı kömür gazıysa, yetkililerin ihmali vardır inancında. “Keşke Şili'de bizim yaşadığımız kazadan daha çok ders çıkarılsaydı. Türkiye de diğer gelişmekte olan ülkeler gibi işçileri ile kapitalist sistemde ilerliyor. Her şeylerini borçlu oldukları işçilerin hayatını kurtarma operasyonunda, siyasî yetkililer tüm imkânlarını kullanmalı. Ben de Türkiye'de yakınlarını kaybeden ailelerle birlikte yas tutuyorum.”  

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim