Darbe Söylemleri

Hamit Seven bugünkü köşesinde 1977'nin kanlı 1 Mayıs'ından bahsetmiş. Ve yaygın basının bir gazetesi magazinel bir haber geçmiş "First Lady'yi ağlatan dizi" diye...

Birbiriyle yakından ilişkili iki yazı... Bir birine bakıyorum bir ötekine...

Hamit, 77 1 MAyıs'ının ayrıntılarını internette incelerken, Hayrünnisa Hanım, Hatırla Sevgili dizisiyle ağlıyor o yıllara...

Seksen kuşağı, darbelerle, istenen boşvermişliğe getirileli beri biz seksen ihtilalini "Çemberimde Gül Oya"dan, 60'ları "Hatırla Sevgili"den öğrenir olduk... Bir de internetin tek tuşundan... Ve tabii bir de hala yaşayanlardan...

Hala devrim için çalışanlardan, çektiği işkenceler yüzünden kanserle boğuşanlardan, basında, edebiyat dünyasında hala varlığını sürdürenlerden, ilkelerine sahip çıkanlardan, davasını kaybetmeyenlerden...

Tabii bunlardan hala çevrenizde varsa... Şükür benim var ama onların bu duruşlarının üzerine oturmaya çalışanların kirlettiği ortam yüzünden seçemiyoruz ak pak yüzlerini...

Sihirli bir kürenin önünde el yordamıyla sıyırıyoruz:

Asılmış kesilmiş, bedel ödemiş, idam edilmişlerin arkasında kalan bir dolu sindirilmiş, pısmış aslan dönmesi kedileri!..

En iyisi reklamcı olmuş, kapilat içinde yüzen kapital düşmanı(!) eski solcularla, hiçbir şey olamadığı için kendini içki kadehlerinde kaybetmiş, devrim hikayelerini masada meze yapan devrimcileri!..

Hayatta tutundukları dalları ellerinden zorla alınmış ve hep orada kalmış bir avuç zavallının, hayata tutunmak için yeni bir seçenek üretemeyen kabızlıklarını...

Ellerinde patlayan ve bugün için çağdışı olan eski felsefe doktirinlerinin, nargile dumanı içindeki kahvelerde bulut bulut havayı kirletişini...

Anılarını anlatıp zavallılıkları ile çevre edinmeye çalışırken, düşünmekten çaldıkları vakti, seksen gençliğinin kendilerine benzemeyen yozlaşmasını eleştirerek harcayanları...

Mücadelenin kaybedilmesi ile ilkelerin kaybedilmesi arasındaki farkı anlayamamış, özgürlükle sorumsuzluk, ihanet ve başıboşluğu birbirine karıştırmışları...

Dün tutundukları daldaki "kadına saygı ve birey olarak görme" olgusunu "kimin eli kimin cebinde" olarak 90'lı yıllara tercüme edenleri ve yıkılan yuvalarını...

Kendilerini barların izmarit kokan taburelerinde vatan kurtarırken, çocuklarını diskoteklerin dejenere müziğinde sallanırken kaybettiğimiz tükenmiş bir dönem neslini...

Sıyırıyoruz bütün bunları "Bugün 6 Mayıs ve biz kahramanlarımıza layığız" diyebilenlerden...

Allah'ın rahmeti "kahraman" olanların üzerine olsun!..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum
Neval Sultan Arşivi
SON YAZILAR