Hacettepe maçındaki ince çizgi

İlk golü bulursak farka gideriz demiştim Kocaeli maçı için. Artık bir makine edasında çalışan takımımız bizi yanıltmadı, sürprize yer bırakmadı ve üçte üç yaparak yoluna emin adımlarla devam etti. Alınan Mersin galibiyetinin ardından iç sahada oluşan 12-13 bin civarı seyirci potansiyeli ve Kocaeli deplasmanında takımı yalnız bırakmayan 600-700 civarı taraftarımız Samsunspor'un yavaş yavaş şehirde güven kazanmaya başladığının göstergesi adeta.
 
 Uzun zamandır hasret kaldığımız seri galibiyetlerin gelmesinde herkesin payı büyük. Öncelikle Hüseyin Kalpar. Zaman zaman hatalar da yaptı, bizim de haksız eleştirilerimiz oldu kendisine. Ancak tecrübesini yavaş yavaş hissettirdi. Takımımızda uzun yıllardır yakalanmayan bir iç disiplin ve kadro adaletini sahaya yansıtan Kalpar, ilk haftalarda fiziken tel tel dökülen takımımızın fizik gücünde de gözle görülür bir artış yaşattı. Takım içinde huzursuzluk yaratan kimsenin gözünün yaşına bakmayan Kalpar, en çok bu yönüyle taraftarların beğenisini kazandı. Oluşturulan kadro yapısının da başarıda payı büyük. Kalemizdeki Ahmet tartışmasız Bank Asya'nın en iyi kalecisi. Savunmadaki ikili Pavlik-Ersin'den Kocaeli deplasmanında da iyi randıman alındı. Özellikle iki oyuncunun tribünlerimizle oluşturduğu aşırı sempatik elektrik saha içi performanslarını da bir nebze olsun arttırdı, 40 yıldır beraber oynuyor gibiler. Savunmanın sağında Adem'in Ramos gibi oynamaya başlaması, Turgay-Murat ikilisinin bitmeyen enerjisi, Oktay'ın liderliği, Turgut'un formunu ve fizik gücünü arttırması takımımıza 3 haftada 9 puan kazandırdı. Şu an takımımızda iki konuda eksiklik yaşıyoruz. Birincisi savunmanın solunda oynayan Orhan'ın zaman zaman kademe ve yerleşme hatası yapması ; ikincisi ise 9-10 net pozisyona girdiğimiz karşılaşmalarda, kazanmamıza rağmen bunların yarısını bile gole çevirememiş olmamız. Son vuruşlarda biraz daha dikkat diyorum, aman aman. Yönetimimiz de yapılan ağır eleştirileri bir bir dikkate alarak, doğruları yapmaya başladı. Sezon başındaki çok kötü bir hoca seçimi ve transfer rezilliği olmasa şu an daha üst sıralarda seyrediyor olabilirdik. Sağlık olsun, SADEF'in katılımı ve yeni prim sisteminin etkisinin takıma maddi yönden pozitif etki ettiğini düşünüyorum. Feshane'deki tirit şenliğine toplu halde katılım da uzun zamandır görmediğimiz bir dayanışma örneğiydi camiamız adına.
 
 Samsunspor şu an çok ince bir çizgide. 3 maçta 9 puan aldık ancak kümede kalma tehlikesini henüz atlatamadık. Alt taraftaki takımlar puanlarını çok hızlı arttırıyorlar. Bu bölgedeki en büyük artımız çoğu takıma ikili averajda üstünlük sağlamamız. Alt sıralardan kopup, önümüze bakmamız için Hacettepe maçı çok önemli. 9 puan topladığımız Mersin-Rize-Kocaeli üçlüsü, bizim karşımıza dağınık ve takım olarak karmaşık bir halde çıkmışlardı. Hacettepe ise rahat, küme düşseler neden düştünüz diye hesap soracak bir camia baskısı yok. En büyük artıları bu, genç ve dinamik bir takım, oyun bozmayı seviyorlar. Bu süreçte oynayacağımız en "pis" maç diyebilirim. Kesinlike rehavete kapılmamak ve rakibimizi ciddiye almak lazım. Nasılsa kazanırız mantığı başımıza felaket getirebilir pazar günü. Çünkü Hacettepe maçını da alırsak play-off için "neden olmasın" diyebiliriz. Buca-Bolu-Giresun-Adana-Altay gibi takımlarla 6'şar puanlık maçlara çıkacağız ve bu maçların 3'ü Samsun'da olacak. Alt sıraların külfetinden kurtulup, ya nasip dememiz için Hacettepe maçından 3 puan çıkarmak şart. Aksi takdirde alınan 9 puanın hiçbir forsu kalmaz.
 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mert ORAL Arşivi
SON YAZILAR