• BIST 97.717
  • Altın 144,131
  • Dolar 3,5713
  • Euro 3,9962
  • Samsun 14 °C
  • Ankara 16 °C
  • İstanbul 19 °C
  • GÖZ YAŞLARINI TUTAMADI
  • FUTBOLCULAR'DAN VEDA MESAJI
  • KOREOGRAFİ KRALI TRİBÜNÜ BIRAKTI
  • GÖZ YAŞLARINI TUTAMADI
  • FUTBOLCULAR'DAN VEDA MESAJI
  • KOREOGRAFİ KRALI TRİBÜNÜ BIRAKTI

TARİHİ YAŞAMAK ve YAŞATMAK

Dursen Özalemdar

TEFEKKÜR                                                                                                      

Dursen Özalemdar

TARİHİ YAŞAMAK ve YAŞATMAK  

Tarihi bilmek, kendi tarihimizi yaşamak, insan varlığının bilgeliği ve yücelmesi ile orantılıdır. Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan Türk tarihindeki, tarihi izler, sanat yapıları, ibadethaneler, türbeler, zaviyeler, köprüler, çarşılar, bedestenler,  çeşmeler, saraylar, köşkler ve kendine has Türk ev modelleri, yaşayabilen örnekleri ile, günümüze kadar intikal edenler, günümüz insanının hayranlıkla seyredebildiği anıtsal eserler olmuşlardır.

Orta Asya’dan, Hindistan’a, Anadolu, Avrupa ve Afrika’ya uzanan uzanan, Hizmet ufkunun en belirgin örneklerini çizmiş olan atalarımız, ortaya çıkarttıkları eserler ile,  5000 yıllık Türk tarihi içinde 1000 yıla yakın zaman diliminde ANADOLU’DA, o günden bugüne ayakta duran,  daha nice yıllar ayakta kalabilecek anıtsal eserler vermişlerdir.

Anadolu’muzun tüm şehirlerinde, ecdattan günümüze intikal eden, Camilerimiz, Kapalı çarşılarımız, Bedesten’lerimiz, Sebil, köprü ve nakış, nakış işlenmiş çeşmelerimiz, Türk İslâm ruh yüceliğinin örnekleri olmuştur.

Önümüzdeki bu örneklere rağmen, günümüz Mühendislik ve Mimarlık ilim adamlarımızın, verdikleri yapısal örneklerde, bu ruhtan, bu görüşten yoksun, köşesel, keskin hatlarla ortaya çıkan insan ruhuna hitap etmeyen, basit yapı tipleri ile, örneklendikleridir.

Örnek iki yapı yan yana durmaktadır. Eski Büyük Şehir binası ile, bitişiğindeki yeni bina yan yana görüntülendiğinde, Sanat ve sanattan yoksunluğun örneğini görememek körlük olacaktır.

Hilkat garibesi gibi, Bankalar caddesinde bulunan, Belediye İş merkezi, çirkin yapı tarzının en ilginç bir örneğidir. 

Şehrimizde, Site Camii’nin İslâm aleminde bulunamayan MİNARE örneği, 19 Mayıs Üniversitesi Kampusun deki ÜÇGEN dilimli KUBBE yapısı, İlk adım ilçemizdeki, Ulu Gazi Camiinin, KİLİSEYE benzer kubbe yapısı, Pencere görüntüleri, Kökçüoğlundaki Belediyenin yaptırdığı camilerin  sayabileceğim birkaç örnek oldugudur.  

Yöneticilik, idarecilik, çok yönlü kişilik isteyen, ufku geniş insan işidir. Günlük fanteziler ile oluşan hedef tespitleri, kum’da bina inşa etme gibidir. Park, bahçe donatımı insani ihtiyaçlar içinde elbette ki lüzumludur. Ancak kişinin niyeti neyse, amelinin de o doğrultuda olması gibi, iki gözünün de açık olabilmesi farklı bir şeydir.

Ecdadımız, ebedi hayata intikal edecek işaret ile yaptıkları camiler ve diğer eserler büyük bir ihtişamın, sanatın, emeğin eseri olarak ortada dururken, günümüz idarecilerinin bu fikri yapıdan yoksun çalışmaları, bir evvelki idarecinin yaptığı eserin tabelasını değiştirerek, eser ihtişamı ile ortada dururken, yaptıranı unutturmanın mümkün olamayacağıdır. Düne göre bugün değişmiş olan Bulvar isimleri, nasıl değişti ise, Bu gün bazı eserlere yazılan isimlerin, yarın gelecek idarecilerle değiştirileceği de kaçınılmazdır.

Arapların bir tekerlemesi (Men- Dakka-Dukka) “ne yaparsan onu görürsün,” ifadesi gibi, bu günkülerin de yarın aynı muameleye tabi tutulacaklarını bize ikaz etmektedir.

Belediyenin, Saat hane meydanı projesi yılların bir beklentisidir. Modern bir şehir görüntüsünden uzak bir görünümdeki bu günkü çevre düzeni, temizlemeyi gerektirmektedir. Boyutun Yalı Camii, Belediye Pazar Camii ve Büyük Cami hedeflenerek,  Buradaki tarihi yapılarımızın ortaya çıkartılması, Ecdada saygımızın bir ifadesi olacakken, Şehrin ana merkezine vereceği modern görüntü, o bölgenin rahat nefes alacağı bir ortamı getirecektir.

Saat hane meydanındaki kale surlarına ait buluntuların arkeolojik olarak degerlendirilmesi dikkati çekerken, Çenesizler hanı ve arkasındaki BİNANIN temelinde kamyonlarla boşaltılan, aynı kaleye ait kalıntıları kimsenin görmezden geldiği de bir vakıadır.

Bu arada, Hükümetin Diyanet teşkilatı ve vakıflara yüklediği, KAYIP CAMİLERİN BULUNMASI yönündeki tebliğine rağmen, Samsun da, şu andaki Subaşın da, yer altı camii denen yerde evvelce var olan ve 1940 yıllarda CHP idaresince yıkılan cami den hiç kimsenin ses vermemesi ise, hayret vericidir.

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim