• BIST 97.559
  • Altın 144,656
  • Dolar 3,5587
  • Euro 3,9715
  • Samsun 20 °C
  • Ankara 19 °C
  • İstanbul 17 °C
  • SAMSUNSPOR'A 83 BİNLİK REKOR CEZA
  • BASIN TOPLANTISI İPTAL EDİLDİ
  • GÖSKU YAŞADIĞI O ANLARI ANLATTI
  • SAMSUNSPOR'A 83 BİNLİK REKOR CEZA
  • BASIN TOPLANTISI İPTAL EDİLDİ
  • GÖSKU YAŞADIĞI O ANLARI ANLATTI

KIRMAM HİÇ BİRİNİ

Bayram Ocak

Her seçimde tüm partilere oy veririm, size garip gelebilir  fakat  benimde, bana göre doğrularım var. Anayasanın bana verdiği seçme hakkımı kullanırım. Her seçimde dikkat ettim, benim oy vermiş olduğum  parti kazanmıştır mutlaka . Kimsenin hakkını yemeden, seçim kağıdında  adı  geçen partilerin amblemlerinin altına mühürü basarım, o nedenle oy kullanan bir vatandaş  bir  dakikada oyunu kullanabiliyorsa, bu işlem  bende  iki  dakikayı bulabilir. Oyumu kullandığımda, yüzde bir oy potansiyeli  olanın, verdiğim oy ile sevinme ihtimali ile , yüzde elli oy potansiyeli olanın sevinmesi ihtimalindeki  gizli huzuru  yaşar, bununla mutlu olurum. Neden  böylesi bir tavır içindeyim diye düşündüğümde birkaç maddeyi alt alta sıralayabiliyorum.

Birincisi; beni vaadler etkiler. Bir parti yiyecek ve yakacak verirken, karşısında başka bir parti altı yüz  lira ,bir diğeri ise  alışveriş kartı verir.  Bu çömertliğin karşısında ayrım yapamam.  Seçim zamanı  bunların verilmesi yada vaad edilmesini,  oy  avcılığı olarak algıladığımdan kıramam hiç birini.

İkincisi; benim seçtiğim  kişinin  beni temsil ettiği söylenir, nedense temsil edecek olanı  başkaları belirler. Tanımadığım kişi doğal olarak seçim çalışmaları başlamadan beni tanımaz. Seçimler yaklaştığında sahaya indiklerinde bir  ihtimal orada  veya burada  karşılaşırız. Oldu ya  iktidar olmayan partiye oy verdim, devletle ilgili işim var ve başkente kadar gittim, nasıl görüşeceğim bölge  vekiliyle. (Bu güne kadar   böyle bir olay yaşamadım, acemisiyim,mutlaka bir yolu vardır) Kimseninde hakkını yemek istemiyorum, 2012 Temmuz ayında yaşanan bir sel felaketinde olay yerine bir çok milletvekili ve bakan geldi. İlk kez bir vekille tokalaştım, bir parti başkanı ve  bakanı bu kadar yakından gördüm. Şu geliyor dediklerinde  olay yerine gittim, o geldi ,çevresi çok kalabalıktı bölgenin orada yaşayan kişisi olarak sorunumu anlatamadım. Şimdi bu geliyor dediler yine gittim, muhalefet partisi başkanı kalabalık bir toplulukla yaklaşmakta, tam sırası dedim, yönünü başka tarafa çevirdi. O esnada biri elini uzattı, bunu televizyondan tanıyorum ,bölge milletvekili, hemen sordum'' neden geldiniz?'' Yanımızda olmak için gelmişler, dere yatağına kurulan bu yerleşim yerinin hatalarla dolu olduğunu anlatmaya başladığında ikinci sorumu sordum, '' yapım aşamasında neredeydiniz'' bir an duraksadı, bu esnada bir kameraman ve spiker  geldi , röportaj yapmaya başladılar, bizim soru, askıda soru olarak boşlukta kaldı, ama dertlerimizide, orada bulunmakla paylaşmış oldular. Bir felakette halkın yanında olmalarından dolayı, oy verirken kıramam hiç birini. Üçüncüsü; ülke meselelerindeki kopuklukları, hiçbir meselede  aynı fikirde olamamak  sanırım sadece bizim ülkeye has bir tutum. Bir terör olayının sonuçlandırılmasının ülke için gelecekte sorunlar doğurabileceği tartışılır,fakat  Reyhanlı'da  patlatılan bombaların  ülke insanlarını birleştirmeden ziyade ayrıştırıcı özelliğe sahipmiş gibi iç siyasete alet edilme doğruluğunun, sorgulanmaya ihtiyacı vardır. Yarın vatan  topraklarının üzerinde kan akmasının, ülkenin kaos ortamında olmasının  hiç  kimseye  yararı olmadığının ve  alınacak milyonlarca oyun bir candan daha değersiz olduğu fikrinin benimsenmiş  olması gerekmektedir.  Bazen sabahlara kadar bu doğrultuda çalışmalarından dolayı oy verirken  hiç birini kıramam.

Vatandaşın  oy verirken,  parti yada  ideolojiden ziyade ,icraate yönelik olarak hareket etmesinin ülkeye daha  çok yarar sağlayacağı bilincine ulaştırılması gerekmektedir.  Partilerinde seçim çalışmalarında, toplum çıkarlarının  ön planda olduğu  düşüncesi  ile  bireyi dikkate almaya başlaması, benide oy vermek için, en iyisini seçmek  düşüncesine  sevk edecektir.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim