İTİBARSIZ KİŞİLİKLER…

        Ayçiçeğinin özelliği, güneş ışınlarının geldiği yöne doğru sürekli dönmesidir. Yani, sabah durduğu yerle akşam durduğu yer, sabah baktığı yön ile akşam baktığı yön birbirinden tamamen taban tabana zıt olur. Ayçiçeğinin fıtrat üzere yaşamasıdır sabah farklı akşam farklı yöne dönmesi ve güneş ışınlarının geldiği tarafa bakarak yaşaması. Ayçiçeğinin imanı ve ihlası, güneşin ışınlarının geldiği yöne bakarak yaşamasını gerektirir çünkü. O bitki böyle yaratılmış, kodları bunun üzerine inşa edilmiştir. Ayçiçeğinin sabah farklı akşam farklı yöne doğru dönmesi, güneşe doğru dönerek yaşamını sürdürmesi; o çiçeğin imanının gereğidir.
        Ay çiçeği gibi güce göre şekil değiştiren insan; münafık olarak tarif edilir. Toplumda, örneğini sunduğumuz hal üzere yaşayanlar için “Yanar döner insan” denir. Bu tip yaşam şekli kişiyi itibarsız hale getirir. Böyle bir yaşam biçimini tercih edenler, zaten itibari sorun etmeyen insanlardır. Çıkar ve menfaat merkezli bir yaşam şeklini tercih edenler; her zaman güce karşı boyun eğmek ve şekil değiştirmek zorundadırlar. Yaşamlarının gıdasını; beslendikleri kaynağa göre şekle girmekte bulurlar. O gibilerin; muhabbeti, hizmeti, tebessümü, tevazusu sahtedir. Onlar “Makyajlı Kişilik”tirler. Makyajını sildiğinde altından gerçek kişilikleri çıkar. Onlar için itibar, onur, gurur, şahsiyet gibi değer kavramlarının anlamı yoktur. Esas olan; elde edeceği çıkarı ve oluşturacağı menfaattir.
        Hz. Ali efendimiz bir sohbet esnasında kendisine sorulan bir soru üzerine yaptığı açıklamada, insan için üç önemli husustan bahseder ve buyurur ki; “Mal, sağlık ve itibar önemli nimetlerdendir. Malınız elinizden çıkarsa buna sakın üzülmeyin, çünkü veren de alan da Allahtır. Sağlığınız elinizden giderse o zaman sahip olduğunuz nimetlerin yarısını kaybetmiş olursunuz. Bu üzülünecek bir şeydir. Zira; ibadetiniz, ticaretiniz, siyasetiniz yaşam için gerekli olan bir çok dünyevi ve uhrevi sonucu ilgilendiren hususlar sağlığa bağlıdır ama bu da bir imtihandır. Ama ! Öyle bir nimet vardır ki, onu elde etmeniz de, elden çıkarmanız da kendi yaşam şeklinize ve iradenize bağlıdır. Bu da; itibardır. Eğer itibarınızı kaybederseniz, sahip olduğunuz hiçbir şeyin maddi ve manevi anlamı yoktur. O zaman her şeyinizi kaybetmiş olursunuz, dünya ve ahiretinizi yakmış olursunuz” buyurmuştur.
        Toplumsal dille ifade edilen ve en az iki yüzü olan insanlar için kullanılan “Yanar döner olmak” kavramı tam da Hz. Ali efendimizin tarifini yaptığı insan özelliğini hatırlatmaktadır. İtikadi olarak insan tipleri tasnif edilirken; mümin, münafık ve kafir olarak belirtilir. Bu kapsamda, itibarsız ve iki yüzlü olan bir kimseye itikadi açıdan münafık diyemeyiz. Ancak ! Peygamberimizin münafıklık alametlerini sayarken belirttiği özellikler tam da iki yüzlü insanın tavrına işarettir. Öyleyse iki yüzlü insan, toplumun yanar döner diye tanımını yaptığı tipler; ameli olarak “Münafık”tır. Bu tipler, kendi elleriyle ve halleriyle kendilerini itibarsızlaştırmış, dünya ve ahiret hayatlarını karartmış olurlar. Maddi olarak sahip oldukları hiçbir şeyin dünyevi ve uhrevi değeri yoktur.
        Ayçiçeği gibi dönerek yaşayanlar; itibarlarını kaybederek, toplumda güvensiz olarak tanınırlar. Sorun; böylelerine zaman zaman toplumun önünde yer verilmesi, makam ve imkan sunulmasıdır. Bu tiplerin belirleyici olduğu ortam ve durumlarda, haktan ve hakikatten bahsedilemez. İtibarsız insanların sözüne ve kalemine, ağzına ve kafasına güvenilemez. Bu tiplere; devlet, millet, makam, imkan teslim edilemez. Takdir yetkisine sahip olan her pozisyondaki kimselerin, en çok dikkat edeceği husus, etrafından oluşan yanar döner takımına dikkat etmeleridir. Onlar güçten yana tavır alırlar ve güçlünün yanında dururlar. Bu duruş; yanında durduğu kişinin gücünü korumak için değil, onun gücünden istifade etmek içindir. Böylesi “Makyajlı Kişiler”e dikkat etmek gerekir. Bu durum; ruhsal bir hastalıktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sami Kesmen Arşivi
SON YAZILAR