Kurtman Ersanlı

Kurtman Ersanlı

İnsanım Dedik; Amma İnsan Olabildik mi?

    Şeklimize ve şimalimize bakarak insanız deriz. İnsan olarak dünyaya geldiğimiz için insan olduğumuzu kabul ederiz.  Biyolojik anlamda insan olarak dünyaya gelmek, insan olmak için ilk şart,  ama yeterli değil ki. İnsan görünüşlü olmak başka, insan olmak başka şeydir. Kendini tanımakla başlayıp, hakikatin peşine düşen ve var oluş bilincine sahip bir insana giden yolculuktur, insan olmak. Bu yolculuk bizleri insan olmanın gereği sorumluluk sahibi olmaya ve sorumluluklarımızın üstesinden gelebilme bilincine ulaştırdığı kadar insan olabiliriz.
     Kinimizi, nefretimizi, öfkemizi, hasedimizi, acımasızlığımızı, bencilliğimizi içimizden söküp kör bir kuyulara atıp üzerini kapatarak; varoluş bahçemizi sevgi, saygı, şefkat ve merhamet çiçekleriyle yapılandırdığımız da; biyolojik varlığımıza psikososyal anlamda bir yapı daha katarak insan oluruz. Böylelikle, kendini tanıma süreciyle başlayan bu yolculuk, "insan"a giden yolculuğa dönüşür.

    Kendini gerçek anlamda bilmek, daha uygar, çağdaş bilim ve bilginin ışığında, kişisel gelişim ve gerçekleşim yolunda ilerlemektir. İlerleme yolunda atılan her adımımız, düşünce dünyamızı takınaklardan arındırıp özgürleştirerek bizleri, gerçek anlamda insan olmaya götürecektir. Hedefe yaklaştıkça gelecek yazgımızı, varoluş gayemize uygun olarak belirlemiş olacağız.  Bu süreç, kendimize ve başkalarına karşı dürüst olmaya;  doğru empati kurmaya; çevremizdekilerin güvenlerini kazanmaya ve onların güvenlerine layık olmaya; yanlışlıkları affedebilmesini ve kabullenilmesini bilmeye ve onları anlamaya götürdüğü; yeri geldiğinde ağlamasını ve gülmesini kazandırdığı kadar insan olabiliriz.

    İnsan olmak ve insanı anlamak güzel, olmasına amma, zor şeydir.  Yanlışlıkların, oldukça yoğun olduğu, fitnenin-fesadın kol gezdiği, yüce değerlerin erozyona uğradığı,  şehvetin ve paranın tek değer olduğu bir dünyada insan olmak tabiî ki zor şeydir, fedakârlık, azim ve sabır ister. Bu nedenledir diyorum ki, insan olmak zordur, amma meyvesi tatlıdır. Bu yolculuk dikenli, sarp, bir yoldan gidişi ve ağır bedeli olabilir, fakat onurlu bir yolculuktur. Gizemli ve önemli olan bu yolculuğun nedenli bir yolculuk olduğunu Büyük Ozan Veysel, “Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece. / Bilmiyorum ne haldeyim, gidiyorum gündüz gece.”dizeleriyle dile getirmektedir.

    “İnsan olmanın neresindeyiz?”  sorusunu kendimize sormanın zamanı geldi değil mi?  Bu soruya vereceğimiz cevapların ne olduğundan daha çok, cevaplamadaki dürüstlüğümüz, insan olma yolunda aldığımız mesafeyi ve bulunduğumuz noktayı belirleyecektir. Aksi halde kendimize yalan söylemiş ve yolculuğun başında kalmış oluruz. Bu bir züldür.  Daima iyiyi ve doğruyu yakalama eğilimiyle dünyaya gelmiş bir varlık olarak bizler, bu sermayeyi doğru kullanamazsak, iflas etmiş bir tüccar durumuna düşeriz. İşte o zaman iş işten geçmiş olur.


 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Kurtman Ersanlı Arşivi
SON YAZILAR