• BIST 83.154
  • Altın 146,708
  • Dolar 3,7984
  • Euro 4,0449
  • Samsun 7 °C
  • Ankara -1 °C
  • İstanbul 7 °C
  • SAMSUNSPOR'DAN 4 TRANSFER DAHA
  • İYİ NİYET YETMİYOR
  • ADANADEMİR HAZIRLIKLARI BAŞLADI
  • SAMSUNSPOR'DAN 4 TRANSFER DAHA
  • İYİ NİYET YETMİYOR
  • ADANADEMİR HAZIRLIKLARI BAŞLADI

HOKUS POKUS

Aydın TOMAKİN

 Sevgili okuyucular, muhtemelen bu yazıyı günün erken saatlerinde yazyorum.

 Hükümetin günün ilerleyen saatlerinde açıklayacağı ve iktidarın çözüm paketi dediği ancak bana göre pkknın isteklerini karşılamak üzere hazırlanan tuzak paket şu anda önümüzde yok.

Şimdi bazı akp'li kardeşlerimiz yine zıplayacaklar, saldıracaklar ancak herkesin sakin kafayla düşünmesi lazım.

Evet ben akp taraftarı değilim ama doğru yaptıklarını da rahatlıkla bu köşe yazılarımda dile getirdim ve getirmeye de devam edeceğim.

Ancak, yanlış olanları da birilerinin dile getirmesi lazım. Türkiye'de zaten muhalefet yok.

Bu yokluk içerisinde iktidar bazı yanlış adımlar da atabiliyor.

Eğer Türkiye'de güçlü bir muhalefet olabilseydi iktidar bu kadar fahiş hatalara düşmezdi veya düşürülemezdi.

Ben birçok yazımda kaleme almıştım. Ekonomi inmiş, çıkmış, enflasyon yükselmiş, piyasalar alt üst olmuş, kurumların isimleri değiştirilmiş vesaire vesaire.

Bunlar çok ta önemli değildir. Çünkü başka bir iktidar gelir yeni kanunlar getirir düzeltir.

Ancak ileride onarılması ve geri dönüşü olmayan adımlar atılırsa ki iktidar tamda bu noktada bu yanlış adımları atmaya hazırlanıyor.

İşte bizim Türk Milliyetçileri olarak tüm endişemiz ileride telafisi mümkün olmayan adımların atılmaması ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ilelebet payidar olması tek arzumuzdur.

Buradan hareketle, yazarının kim olduğunu bilmediğim ancak duygularımıza tercüman olan bir yazıyı aşağıya alıyorum.

Yazanın da ellerine sağlık diyorum.

==================================================================================

 HADİ BAKALIM ÇOK BİLMİŞLER AKP İLK ÜÇ MADDE DEĞİŞSİN DEDİ...

 AKP girdiği kaba göre şekil almasını ve zehrini orada salmayı çok iyi beceriyor. Gerçekleştirmek istediği fikri önce bazı kalemşorlar, bazı gazeteler, birtakım akademisyenler tarafından ortaya atıyor. Tartışmalara bakıyor, sonra bu görüşün siyaseten dile gelmesini sağlıyor, Türk milletinin verdiği tepkiye göre ya geri adım atıyor ya da uygulamaya geçiriyor. Türkiye 10 yıldır bu metotla yönetiliyor. Onun için AKP'liler dün ak dediklerine bu gün kara, bu gün ak dediklerine dün kara demiş olabiliyorlar.  Bunu yaparken de hiçbir beis görmüyorlar. Gayet pişkin davranıyorlar.

 Hatırlarsanız anayasa değişimi her gündeme geldiğinde "ilk üç madde" en hedef nokta olurdu. Bu maddelerin değiştirilmesi konusunda Türk milletinin verdiği tepkiyi gören AKP yukarıdan tepeye bu ilk üç maddenin teminatı biziz diye konuştu. Ancak bunu yaparken üç maddenin değiştirilmesi için ne gerekiyorsa yaptı. Çalışmalarına tabiri caizse su altından devam etti. Türk milletini oyaladılar, gözünü boyadılar. Televizyon programlarına çıktılar, AKP Kırıkkale milletvekili Erkan Tan'ın programında Anayasa'nın ilk üç maddesinin değişmeyeceğini söyledi. Hem de "AK Parti Türkiye'nin geleceğinin teminatıdır. Kimse endişe etmesin o maddeler değişmez" diye göz göre göre söylemde bulundular.

 Anayasa masasında sıra ilk 4 maddeye geldi. AKP'nin gerçek yüzü ortaya çıktı. Takke düştü kel göründü ve meşhur türküdeki "Yalan mıydı Yaşar? Karakolda doğru söyler mahkemede şaşar." durumuna düştü. Gerçek ortada. AKP'nin söylemelerine, Başbakan'ın nabza göre şerbet veren konuşmaları neticesinde, "olmaz öyle şey AKP ilk üç maddenin değişmesine izin vermez" diyen AKP'ye oy vermiş olan vatandaşlarımız da gerçeği şimdi daha net görmüş olacaklar.

 AKP'ye oy vermiş olan, onu milliyetçi görenler gerçekler ortada. Hala AKP'de Ülkücülük, Türk milliyetçiliği yapanlar bakalım bu durum karşısında ne yapacaklar. Biraz vatansever olan ve AKP'ye oy vermiş olan insanlar, ilk üç maddeyi değiştirmeye çalışan AKP'ye destek vermeye devam mı edeceksiniz?

 Tam da bu noktada:

 MADDE 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

MADDE 2- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

MADDE 3- Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Millî marşı "İstiklal Marşı"dır. Başkenti Ankara'dır.

 Anayasa'da değişikliğe giden yolda BDP'yle oynaşan AKP Türk milletinin birliğine, Türk Devletinin bütünlüğüne, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bekasına halel getirmektedir. Bu tür düşünceleri ve tavrıyla Milli Devlet ve Üniter Yapıdan ayrılan AKP, artık bu güne kadarki çok yüzlü görünmeniz, devamlı şekilde kıvırmalarınız konu gerçek gündemine oturduğu güne kadarmış.                                      

 Anayasa Uzlaşma Komisyonunun AKP'li üyesi Mustafa Şentop, "Bu anayasanın belli maddelerine dokunamıyorsak o zaman yeni anayasadan söz edemeyiz. İlk üç maddeyi değiştirilemez hale getiren Milli Güvenlik Konseyi'dir. 12 eylül darbesini yapan 5 generaldir" demiş.

 BDP'li üye Meral Beştaş Daniş de, "Değiştirilemez hiçbir madde olduğunu düşünmüyoruz. Darbe anayasasının bize getirdiği 4'üncü maddenin kesinlikle değiştirilmesi gerekiyor" şeklinde konuşmuş.

 CHP'nin görüşlerini Atilla Kart, "Bu değerler üzerinden, bunların değiştirilebilirliğiüzeriden bir tartışmaya girmiyoruz. Böyle sır tartışmaya meydan vermek de istemiyoruz. Bu anlayışın, hassasiyetin içindeyiz" demiştir.

 Milliyetçi Hareket Partisinin görüşlerini de Faruk Bal şöyle dile getirmiştir; "Sanki yeni bir devlet kuruyormuşuz gibi, hatta 21 Mart'ta beyanatı okunan Abdullah Öcalan'ın ifade ettği gibi Ortadoğu Federasyonu'nu çağrıştıran bir takım ibareler oldu. Bunlara kesinlikle karşıyız. Partilerin fikirleri birbirlerine uzak mesafede duruyor.

 Biz bu anayasayı Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne yapıyoruz. Bu anayasayı bu devlete, Türk milletine yapıyoruz. Türk vatandaşlarına yapıyoruz. Bu noktaya gelindiği takdirde uzlaşılamama gibi bir durum yok. Sorun bu noktada.

 Türk devleti, milleti ve vatandaşına bir anayasa yapacak mıyız yapmayacak mıyız?

 Sorun burada."

Çok dilli, çok milletli, çok kültürlü, etnik bölücülüğe, mezhep ayrımcılığına izin veren, farklılıkları birleştirerek güzelleştirmek yerine, faklılıkları ön plana çıkarıp ayrıştırmayı gerçekleştirmeye çalışanlara geçit vermeyeceğiz.

 Bu gün herkes Konya'ya koşsun, hep beraber bu ihanet senaryolarına karşı koyalım, Konya'dan haykıralım, dilimiz Türkçe, ülkemiz Türkiye, yaşasın Türk milleti! Başkent Ankara.

 Gelin, tam 736 yıl önce, "Bugünden sonra hiç kimse divanda, degahta, bergahta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dilde söz söylenmesin." Diyen Karamanoğlu Mehmet'i yad edelim.

Sağlıcakla kalın!

 Sevgili okuyucular, yazımın başında da yazdım bu yazıyı yazdığım anda daha iktidar çözüm paketini açıklamamıştı. Yarın bakalım ne gibi bir süprizle karşılaşacağız.

Akp iktidarının her zaman yaptığı gibi bir hokus pokus hareketi ile karşılaşmayız inşallah.

Mevlam Neyler? Neylerse Güzel Eyler.

NE MUTLU TÜRKÜM VE MÜSLÜMANIM DİYENE VE DİYEBİLENE.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim