“Elif” “Mertek” Farkı…

      Dün, “elif” görseler “mertek” zannederlerdi, bugün halkı yönetiyorlar…
Dün, iki kelimeyi bir araya getiremeyenler, bugün halkın vekilliğine soyunup, kentleri yönetmeye talip oluyorlar…
Bilgi, birikim, beceri hak getire!…
Kartviziti kalabalık sıfatlarla dolu olmuş ne ki…
“Kuşatıcılık”, “samimiyet”, “hakkaniyet” başka şey…

***
Hasbelkader, o da bir dönem bilmem ne başkanlığı, sonra “Ey ahali, n"olur beni şu yapın, bu yapın. Sizi en güzel ben yönetirim…”
Sorsanız;
-Bu ay içinde kaç kitap okudunuz?
-“tısss”…
Memleket ahvali ile ilgili düşüncelerini sorsanız, 
-“Başbakanım bilir, Genel başkanım bilir”den öte başka bir şey söyleyemezler!…
Bilmezler ki söylesinler, bilemezler!…

***
Bilemezler çünkü, bırakın gündeme ilişkin fikir üretip yorum yapmayı, gündemi bile takip etmediklerini “delege avcısı”, “oy avcısı”, “ihale avcısı” “hazır kıta” vaziyet alıp “felfecir okuyan” gözleri, şöyle bir bakın, onları nasıl da ele verir!…

Bilemezler çünkü, onların beyinlerinin sağ ve sol taraflarında yer alan “lob”; politika yapmayı; “laf salatası” yaparak, milletin parasıyla “ağalık” yapmak, milletin sırtından “beleşten” geçinmek, etraflarıyla “har vurup harman  savurmak” olarak algılayıp, çalışır!…

-“E, tabi millet yerse!” diyenleriniz olabilir…
-“Yer efendim yer, merak etmeyin!...” şeklinde cevabımız da hazırdır, bilesiniz…

Öyle olmasa idi, Türkiye, şimdi bin tane daha Türkiye olurdu!…
Habire, yok ulusaldır, yok küreseldir, ekonomik krizlerle kıvranıp durmazdı…
Hadi, buna da hayır deyin…

Geldikleri yerleri “Ağlama duvarları” belleyip “Fakir fukara, garip gureba” edebiyatıyla olursa bu işler, bu kadar oluyor işte, çok da fazla bir şey beklemeyin!..

***
Hani, yöneticilik kapısından nasıl, ne şekilde geçmiş olduğundan bile kuşku duyulan…
Sütünün “bozuk”, Ayranının “ekşi” olduğu “içildiğinde” anlaşılan…
“Papağan” gibi aynı şeyleri tekrar etmenin, kendilerini “komik” duruma düşürdüğünü bile anlayamayacak kadar kelime “hazneleri” kıt, politik “refleksleri” cılız…
Anlayışları ve hayata bakış açıları boylarıyla orantılı olanlar yok mu, “laci"leri” çekip verdikleri zoraki “resmi pozlar” evlere şenlik…
Şimdiye kadar hiçbir “komedi” sahnesinden, izlerken bu kadar keyif alamayacağınıza bahse girerim!…
Perdeler kapanıp, ışıklar yanıncaya kadar kellerin, körlerin, topalların ve “işleme ve fişleme” gibi kafaları yalnızca “hinliğe” çalışan bilumum zevatın  rol aldığı “traji-komik” bir “tiyatro oyunu” ki, bu “politika”, sormayın gitsin!..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum
Hamit Seven Arşivi
SON YAZILAR