Bağımlı Olan, Bağımsız Yazarlarımız

Bu çağın sık söylemlerinden biridir, bağımsız yazar sıfatı. Bu öylesine yüce bir sıfat ki, kendilerini bağımsız ilan edenler, birtakım hakları kendi kendilerine veriyorlar.Kimsenin sahip olamadığı üst haklara sahipler, her sözleri ve işleri haksız fiil dahi olsa hiçbir müeyyidesi yokmuş gibi davranıyorlar. Yaptırımla karşı karşıya geldiklerinde ise ezberlenmiş sözler dillerden düşmüyor.
Hiçbir siyasi görüşü savunmadıklarını söylerlerken, hükümete karşı tutumlarının tek sebebi halk sevgisidir. Yeni nesilleri, bizleri düşünürler. (Ne kadar da samimi bir ideoloji sunuyorlar, benimsememek elde değil.)
Açıkçası merak ediyorum; bağımsız yazar olarak kendini nitelendiren kişilerin tabuları nedir? Hiç kimseye “eyvallahı” olmayan bu insanların amacı kaos ortamı oluşturmak mıdır? Kendilerini konumlandırdıkları sıfatla öylesine çelişiyorlar ki bu iç çelişmelerinin yansımalarını fark etmemek mümkün değil.
Bağımsızlık, kelimesi altında hareket etmek de bir bağımlılıktır. Sırf bu sıfat yüzünden her şeye muhalefet olma zorunlulukları var. Buna karşılık gülünç duruma düşmeleri de cabası. Törpülenmeye bile tahammülleri olmadıkları 2cümle var; bağımsız olmak ve özgür yazmak.
Peki, ama bu amaçla doğrultulan okların hedefi neresi? İnsanların amaçlarına bağlı olması psikolojide hedefe ulaşan yol bunu biliyoruz. Ama bu hedef yolunda, geçen zaman içinde gözler sadece hedef noktasında olursa çevrede olup bitenlere objektif bakmak ne kadar başarılı bir durum oluşturur, bilinmez.
Ayrıca, günümüz bağımsız yazarlarında dikkatimi çeken bir şey daha var. Son zamanlarda ılımlı İslamiyet'in somut örnekleri olmaya başladılar. Eleştirilerinde hassas noktalara vuruş yaparak, sevimli olmaya çalışıyorlar. Genel ve ılımlı şekilde İslam'ı yansıtmak dinleteni de dinleyeni de mutlu eder, ilgi çeker.
Bu konuda yazarlarımızın başarısı her geçen gün artıyor ne yazık ki!
Halka olan bağlılıklarını öylesine güzel ifade ediş biçimleri vardır kiKendi kalıplarına göre halkı yargılayıp aşağılarlar. Bağımsız yazarlarımızın tutumlarına tarafsız bakarsak eğer toplum olarak hangi noktada olduğumuzu rahatlıkla görebiliriz. Aynı millet ve inançtan olan insanlar birbirlerine her türlü vicdansızlığı sergileme gücünü görüp, farklı olana saygı duyulmuyorsa o milletin yaşadığı ülkede, iç kopukluk oluşuyor demektir. Bu iç kopukluğa sevinenleri çoğaltmayan toplum olmak tek ümidimiz.


 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Şeyma Taş Arşivi
SON YAZILAR