Suna Taşdemir Dündar

Suna Taşdemir Dündar

Aslında hekimin hakkı yok

Ne zaman kayboldu hekime karşı saygı? Yaptığı iş ne zaman kutsallığını yitirdi? Ne oldu da bir zamanlar doktorun yanına girerken ceketini ilikleyen eller ona karşı kalkan bir yumruğa dönüştü?

12 Eylül 2011
Kağızman Devlet Hastanesi Acil Servis doktorlarından Dr. Sinan Ayyıldız, acil serviste görev yaptığı sırada ölü doğan bir bebek nedeniyle kadın doğum servisine çağırıldı. Tüm müdahalelerine rağmen bebeği kurtaramadı. Görev yerine dönen Dr. Ayyıldız'ın yanına hasta olduğunu söyleyen bir şahıs geldi ve muayene sırasında “nöbetçi doktor sen misin?” sorusuna “evet” yanıtı alınca hekimin kafa bölgesine defalarca vurarak kafatasının iki yerden kırılmasına neden oldu. Hayatını kaybeden bebeğin yakını olduğu anlaşılan kişi, hastanedeki güvenlik görevlilerince güçlükle etkisiz hale getirildi. Olay burada da kapanmadı. Sonrasında acil kapısı önünde bekleyen 30 kişi kapıları kırarak hastanede bulunan tüm sağlık çalışanlarına saldırmak istedi. Olay yerine gelen polis ekipleri saldırganları uzaklaştırmakta zorlandı.

15 Eylül 2011
Mersin'in Silifke ilçesinde 112 Acil Servis görevli doktoru Ferit Yılmaz, solunum sıkıntısı çeken Mustafa Çetin'e müdahale ederken, alkollü oğlu Erhan Çetin'in saldırısına uğradı. Dr. Yılmaz, olay yerine geldiği ambulansla, Silifke Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Boynunda ve başında darp izleri bulunan Yılmaz tedaviye alındı.

18 Eylül 2011
Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Dr. Mustafa Oğuz Cumaoğlu, hasta muayenesi yaptığı sırada hasta yakınları tarafından darp edildi.

22 Eylül 2011
Trabzon'da Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi'nde görevli Dr. Ceren Konca'ya erkek bir hasta bastonla saldırdı. Konca'nın kolu kırıldı.
 
23 Eylül 2011
Uşak Devlet Hastanesi'nde psikiyatri uzmanı Dr. Sibel Kılınç hasta yakınlarının saldırısına uğradı. Kılınc'ın burnu kırıldı ve kafa travması geçirdi.

25 Eylül 2011
Adana'da Dr. Fulya Kaya, trafik kazasından sonra hastaneye getirilen yaralı ile yakınlarının saldırısına uğradı. Hastanenin acil servisinde hasta yakınları tarafından dövülen Dr. Fulya Kaya ağır yaralandı. Kaya, hastanenin yoğun bakımında tedavi altına alındı. Dr. Fulya Kaya'nın elmacık ve sinüs kemiğinde kırıklar olduğu, aldığı darbeler sonucunda gözünde ağır hasar oluştuğu öğrenildi.
Üzülerek söylüyorum ki bunlar yaşananların yanında çok sınırlı sayıda örnek. İstanbul Tabip Odası verilerine göre 2011 yılında hasta yakınları tarafından darp edilen hekim sayısı İstanbul'da 57, İzmir Tabip Odası verilerine göre İzmir'de 8, Antalya Tabip Odası verilerine göre Antalya'da 12 . Bu veriler; hekimin şikayette bulunması üzerine yargıya intikal eden, haklarında dava açılan, araştırma yapılan saldırılara ait sayılar. Oysa hekimin sustuğu, uğraşmadığı, kendi içinde yaşadığı gurur ve hayal kırıklığını başkalarına yansıtmaktan çekindiği bu nedenle sustuğu olaylar da var. Yine Antalya Tabip Odası'nın yaptığı bir anket çalışmasına göre son beş yıl içinde  sözel ve fiziksel şiddete uğrayan hekim oranının  %44 olması bu görüşümüzü destekler nitelikte.Gördüğünüz gibi bu veriler sadece birkaç büyük ili kapsamakta. Türkiye genelinde böyle bir çalışma var mı, böyle bir anket yapıldı mı, Sağlık Bakanlığı bu konuda bir çalışma yapıyor mu bilmiyorum. Ama bildiğim, gördüğüm, duyduğum kadarıyla her geçen gün hekimlik mesleğine duyulan saygı azalmakta, bu mesleği sürdürmek daha büyük özveriler gerektirmekte ve bu özverilerle mesleğini yapmaya uğraşanlar sağlık sistemindeki her türlü aksaklığın günah keçisi haline getirilmektedirler.İnsanlar hastalanabilir, ölebilir, sakat kalabilir. Tıp sektöründe çok büyük gelişmeler yaşandı, yeni cihazlar, ilaçlar ve yöntemler sayesinde insan ömrü uzadı, kabul. Ama henüz ölümsüzlük sırrı çözülemedi, bulunamadı. Her türlü ölümün, sakatlığın, iyileşememenin, yapılan işlem ve tedavilerin normal komplikasyonu olan durumlar için hekime saldırmak, hakaret etmek üstelik fiziksel şiddet uygulamak asla kabul edilemez bir gerçekliktir. Bu tartışılamaz. Hekimden kaynaklı yanlış tanı ve tedaviye uğrayan kişilerin mahkemeye gitme, dava açma ve gerekirse tazminat alma hakları vardır. Çözüm şiddet değildir, olmamalıdır.Sağlık Bakanlığı Hastanelerinde bir hekim beş dakika arayla hasta bakmak zorundadır. Bu süre içinde hastadan detaylı anamnez almak, detaylı fiziksel muayenesini yapmak, isteyeceği tetkikleri bilgisayara kaydetmek, tedavisini düzenlemek, hastalığı ile bilgileri hastaya vermek(ki bana göre en zoru ve zaman isteyeni budur) , hasta yakınlarına açıklama yapmak vs. zorundadır. Tüm bunları yaparken aynı zamanda sinirlenmemek, yorulmamak, dinlenmemek, karşısındakini hoş tutmak, onu memnun etmek zorundadır. Çünkü sadece doktoru şikayet etme hakkı olarak yorumlanan Hasta Hakları nedeniyle yaptığı ya da yapmadığı her türlü eylem için (tetkik isteme, tetkik istememe, istediği ilacı yazmama, ilacını değiştirme, muayene ederken göz teması kurmama, yarasına sadece bakarak dokunmadan  ilaç yazma, tansiyon ölçmeme, sırtını dinlememe vs.) şikayet edilir ve bu şikayetler için açılan soruşturmalarla uğraşmak zorunda kalır.Hekimlerin yaşadığı sıkıntıları bir yazıda aktarmak mümkün değil. Aile hekimliğinde yaşanan sıkıntılar, mecburi hizmet nedeni ile çocuklarından ve ailelerinden uzakta yaşamak zorunda kalan hekimler, 112 ambulansları ile hasta nakledenler, özel sektörde çalışarak mesleğinin gereğini yerine getirirken etik olmayan baskılarla baş başa kalan hekimler, üniversitede gerek ihtisas sırasında gerek daha sonrasında karşılaşılan sorunlar, neredeyse her ile açılan, kalite ve öğretim kadrosu yetersiz Tıp Fakültelerinde eğitim alan öğrenciler… Sağlık sektörürünün hangi hizmet biriminde olursa olsun sıkıntı ve zor şartlarında mesleğini icraa eden değerli meslektaşlarım; 14 Mart Tıp Bayramımızı kutluyor, mesleğimizle ilgili tüm sorunların çözüldüğü, tekrar saygın bir mesleği yapıyor olmanın verdiği kıvanç ve iç huzuruyla çalıştığımız ve şiddete uğramadığımız günlere tez zamanda kavuşmamızı diliyorum.

Not: Bahsettiğim şiddete maruz kalan hekim bilgileri Ankara Tabip Odası resmi internet sitesinden alınmıştır.Bu yazı hazırlanırken Ankara'da şiddet gören hekimlerle ilgili olarak Ankara Tabip Odası tarafından çalışmalar yapılıp rapor hazırlanıyordu o nedenle Ankara'da şiddet mağduru hekimlere ait net sayıya ulaşamadım. Aynı şekilde Samsun Tabip Odası da net bir sayı veremedi.

 
 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Suna Taşdemir Dündar Arşivi
SON YAZILAR