Bayram Ocak

Bayram Ocak

SİNEMA

A+A-

Sinemanın toplumun değişiminde gerçekten etkisi var mıydı? 
Joseph Stalin “Eğer Amerikan sinema dünyasını kontrol edebilseydim, bütün dünyaya  komünizmi yaymak için başka bir şeye ihtiyacım kalmazdı.” dediğine göre bu etki oldukça fazla idi. 1980 yılında kültür bakanı olan Gökhan Maraş meclise ABD filmlerinin kısıtlanması, Türk filmlerinin teşvik edilmesi için yasa teklifi verdiğinde ABD başkanı George Bush ülkemizdeki mevkidaşını  arayarak yasa teklifinin geri çekilmesini istemiştir. 
Kamera fabrikada üretildiğinde çok objektiftir ,eline geçen kişiye göre objektifliğini kaybeder. Zihinlere  ateş etmek üzere bir silaha dönüşür , Martin Heidegger “Kamera izleyiciye yönelmiş bir silahtır” dediğine göre, sinema ülke insanın kültürünün değişiminde etken bir nedendir. 
Sinemanın Osmanlı ülkesine girişi diğer birçok teknoloji ve modern sanata göre daha erken olmuştur Osmanlı Devleti’nde halka açık ilk gösterimi 1897’de Romanya uyruklu bir Polonyalı Yahudi olan Sigmund Weinberg tarafından Galatasaray'daki Sponeck Birahanesinde yapılmıştır. 
Sonraki yıllarda Mısır ,Irak, Halep ,Beyrut ve Manastır gibi Osmanlı şehirlerinde sinema açılmıştır. Bu dönemlerde ilk filmleri üretenler ile işletenler gayrimüslimlerdir. müstehcen film gösterimi halkı tepkisine sebep olmuş, şikayet edilen filmler, Osmanlı resmi makamlarınca yasaklanmıştır. 
1916 yılında Bir nizamname yayınlanarak müstehcen ve şiddet içeren filmler ile Osmanlı azınlıklarının da herhangi birini aşağılayan filmler yasaklanmıştır . Gösterilecek olan filmleri önceden devlet memurlarına gösterilerek izin alınması şartı koşulmuştur. 
1916 yılında Müdafaa-i Milliye Cemiyeti bünyesinde bir Türk yazarın 4  perdelik tiyatrosu filme uyarlanır, filmin adı “Pençe”dir. Filmde iki tip kadın vardır ,Feride ve Leman ,Leman önüne gelen erkekle kocasını aldatır ,Feride evli bir erkekle kocasına ihanet eder. Yeni soluk almaya başlayan bir topluma ihanet, aldatma gibi mesajların neleri anımsatacağı aşikardır. 
1923 yılına kadar sinemamızda Türk-Müslüman kadın oyuncu oynaması yasaktır ,genelde Beyaz Rus, Ermeni ,Rum kadın oyuncular oynamıştır .Enver Paşa 1915 yılında Merkez Ordu Sinema Dairesini kurup  başına Sigmund Weinberg’i getirir. 
1933’te Muhsin Ertuğrul’un “Karım Beni Aldatırsa “  filmi ile mayolu kızlar,1942’de “ Sürtük” filmi ile banyo sahnesiyle beyaz perdeye taşınır.1950’lerden itibaren cinsellik daha açık şekilde filmlerde yer almaya başlar ki bu da toplumu dizayn çalışmasından başka bir şey değildir. 
Muhsin Ertuğrul’un “Boğaziçi Esrarı “adlı filmi büyük tepki toplar ,filmde Bektaşi şeyhinin kadın müritleri ile olan uygunsuz ilişkileri konu edilmektedir, filmin ilk adı aslında “Nur Baba” idi. 
1970’li yıllarla beraber seks filmi furyasının önü alınamadı . 1979 yılında Türk sinemasında çevrilen 195 filmden 131’i seks filmi olması toplumun üzerinde nasıl bir çalışma yapıldığının açık  göstergesidir. 
31 Aralık 1978 tarihinde TRT ekranına yılbaşı gecesi “Dansöz” çıkartılır. 
1979 yılının sonlarında devlet duruma el koyar ve porno gösteren sinema salonları tek tek kapatılmaya başlanır. 
1980 yılından sonra, TRT ‘de Arabesk müzik yasağı kalkınca, sinemalar ağırlıklı arabesk sanatçıları filmleri ile dolmaya başladı. Günümüze kadar dizi filmler ,teknolojinin gelişimi ile aksiyon filmleri daha milliyetçi bir yaklaşım ile yerini almaya başlamıştır. 
İlk film çekiminden 90’lı yıllara kadar Osmanlı’nın ve din adamlarının imajlarına direk saldırılsa da, milliyetçi yanımızı Battal Gazi, Malkoçoğlu ve Tarkan  serileri ayakta tutmakta idi. 
Sinema toplumu değiştirdi mi ? 
Çok hızlı bir değişim görülmese de içten içe yanan korlaşmış ateş misali ağır ağır bu kendini hissettirmektedir. Sinema filmlerin deki konu veya kahramanlar anlık veya kısa süreli etkileşim sağlasa da buna karşın en hızlı değişimi ne yazık ki bizim ürettiğimiz dizi filmler yapmıştır. 
Her ne kadar tarih konulu film veya dizilerle toparlanılmaya çalışılsa da o tren başta kaçırıldı. Çünkü izleyici kitleleri araştırıldığında tarihi film veya dizilerin yayın saatini bekleyenler ile karşı olanların ideolojik farklılıkları ile hayata bakışları arasında fark olduğu görülecektir. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.