• BIST 95.935
  • Altın 191,216
  • Dolar 4,6855
  • Euro 5,4589
  • Samsun 27 °C
  • Ankara 27 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Samsun Haberler TV
  • Samsunspor Vedaya hazırlanıyor
  • İddialara sadece gülüyorum
  • Samsun Haberler TV
  • Samsunspor Vedaya hazırlanıyor
  • İddialara sadece gülüyorum

HEDEFİ VURMAYAN MERMİ

Bayram Ocak

Garipsemiştim olayı, Samsun’da sanata vurulan darbeydi sanırım konu, Konak sineması kapatılmasın diye bir kampanya başlamış, o dönem sosyal medyadan da seslerini duyurmaya çalışıyordu sanat severler, sinemanın olduğu bina yıkılacaktı. Yerel gazetenin birinde, ‘’Samsunlu vatandaşların hatta Samsun’a ziyarete  ilçe ve şehir dışından gelen turistlerin bile uğramadan gitmediği şehir sineması artık tamamen bir tarih oluyor. Halkın istememesine rağmen verilen uzun uğraşlar ne yazık ki bir anlam ifade etmedi ve neredeyse yarım asırlık olan Samsun şehir sineması bu hazin sondan kurtulamadı.’’ Diye haberler yapılmıştı. Sonuçta bina yıkıldı ve kampanyadan sonuç alınamadı.

Gençlik dönemimizde Konak, Zafer, Sümer ve Yıldız sinemaları vardı. Garipsediğim olay ise Samsun’da büyük bir bölüme cinsel eğitim veren Sümer sineması kapatılırken kimsenin sesi çıkmamıştı. ‘’Olur mu ya ben hiç gitmedim ‘’diyenler çıksa da, afişlerine bakmakdan kendini alamayan azımsayanmayacak grubun varlığını inkar etmekte çok mantıklı gelmiyordu bana. Neredeyse kapalı gişe oynayan sinemaya şehir dışından izleyici gelmiyordu.

Orada oynatılan filmlere evde  internetin başında oturarak ulaşmak çok kolay. Hani uyuşturucu ile bağlantılı bir suçtan aylarca saklanmasına rağmen kurtulamayan bir sanatcının kaçışı, yakalanaşı ve hapis cezasından sonra ,canlı yayınlar ile gösterilen çıkışı, ulusal kanallarda büyük bir haber gibi gösterilmiş, ertesi günde uyuşturucu kullanımı neden arttı diye haberleri aynı ulusal kanallar yapılmaya başlanmıştı, işte neden sonuç ilişkisi iç içe iken sürekli bir neden aradı duyarlı basınımız.

Dizi filmlerde ki çok anlamlı aldatma, kaçamak sahneleri, mafya vari yaşantıyı anlatan başka diziler bir bölüm toplumu şekillendirirken, neden bu kadar suç artışı var diye sorgulamalar da bunlar hep göz ardı edilmiştir.

Bu tartışmaya girmeden ,yine bu sinemaların tarih olanlarından Yıldız sinemasına ilk kez topladığım bayram harçlıkları ile gidiyorum.Tarkan ile Çinli Wang-Yu nun mücadelesi. O kadar etkisinde kalmışız ki,mahallenin çocukları, yağ tenekelerinin kapak kısmını keserek  kalkan , bir cubuğu da kılıç olarak kullanarak saatlerce Mert Irmağının kenarında koştururduk.

Sonra televizyon hayatımıza girmeye başladı, Sinemalarda Battal Gazi serileri, evde Pazar günleri kovboy filmleri, elimize odundan tabancaları aldırmıştı. Eğer plastik tabanca bulabilsek yastık altına koyarak korurduk onları.

Tabancayı kullanan adamların yeteneklerine hayran olurduk, her ne kadar tek kırma tüfek ile onlarca kişiyi başrol oyuncusu vursa da, neden o silahı her seferinde doldurmuyor diye sorgulamadık da, merminin kesin hedefte olması için başrol oyuncusu olmamız gerektiğini öğrenmiştik.

Askerlik hayatımız da ilk kez , hedefe ateş ettiğinizde , o atışın hedefi pas geçmesinden , yıllarca kandırıldığınızın farkına varmanız, hedefin yanına gittiğiniz de karşınıza çıkar.Hiç bir şey  filmlerde anlatıldığı gibi değildir.

Silah kullanmak nişancı olmak anlamına gelmiyor. O askerlik hikayelerini dinlediğimiz, her attığını vuran büyüklerimizin de Türk sinemasını fazla izlediğini yaşayarak o hedefin karşısında öğrenirsiniz.

Olay ,silahı hedefe doğrultmak ile bitmiyor, iyi bir nişancı kolay yetişmiyor, o özellikler birkaç mermi atma ile kazanılmıyor.İyi bir nişancı olduğunuz da ise, çatışma ortamında bu yeteneğinizi soğuk kanlı olmadığınızda ,kullanamadığınızı bilmeniz gerekiyor.

Murphy’nin kanunları diye bir kitapcık geçmişti elime, orada ‘’Eğer hücüm iyi gidiyorsa pusuya düşmüşsündür,Pusuya düşersen ölürsün,hareket edersen belki kurtulursun’’ diye bir not vardı.

Ne kadar eğitimli olursanız olun,silahınızı ne kadar iyi kullanırsanız kullanın ,pusuya düşmüşseniz, alnınıza yazılı olan kaderi yaşıyacaksınız. Düşünün, gece karanlığında yürürken ani çıkan bir olayda, toparlanana kadar nelerin yaşanacağını.

Afrin’de ne kadar güçlü olursak olalım, dikkati ve kuşkuyu elden bırakmamız gerekiyor. 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim