• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Samsun 6 °C
  • Ankara 6 °C
  • İstanbul 9 °C
  • "Galibiyetlere alıştık"
  • PEKŞEN AİLESİNİN EN MUTLU GÜNÜ
  • Final Etabı Programı Belli Oldu
  • "Galibiyetlere alıştık"
  • PEKŞEN AİLESİNİN EN MUTLU GÜNÜ
  • Final Etabı Programı Belli Oldu

12 EYLÜL 1980 & 12 EYLÜL 2010

Aydın TOMAKİN

12 EYLÜL 1980 & 12 EYLÜL 2010

 12 Eylül tarihinin yakın tarihimizde çok önemli bir yeri vardır.

Türkiye'nin içine düştüğü kaos ortamında TSK kendine göre

Durumdan vazife çıkararak 12 Eylül 1980 tarihinde yönetime el koymuştur.

Türkiye'de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

Sağ ve sol gençlik cezaevlerinde türlü işkencelere maruz bırakılmıştır.

Birçoğu sağlığını, bir kısmı erkekliğini, bir kısmı da canını kaybetmiştir.

Cezaevlerinde karıştır/barıştır uygulaması ile adeta farklı bir işkence usulü

Yaratılmıştır.

12 Eylül hakkında ciltler dolusu kitaplar yazılmıştır.

Burada  3-5 satırla 12 Eylül'ü anlatmak mümkün değildir.

Ancak yakın tarihimizi hatırlatmak açısından birkaç anekdot aktarmak istiyorum.

12 Eylül darbesi sabah saat 6,5 – 7:00 Civarı.

Ankara Dikimevi, Demirkapı sokakta ikamet ediyoruz.

Daha yeni evli sayılırım ama, eşim bir iş icabı Ordu'ya gitmişti

Evimde var sıkıyönetimce aranan tam 11 kaçak insan.

Askerler sokakta kol geziyorlar.

Ben soğuk terler atıyorum.

Ekmek almak için sokağa çıkıyorum, asker ekmek almama müsaade ediyor ve ekmek alıp eve geri dönüyorum.

TRT Televizyonundan darbe bildirileri aralıklarla okunuyor,

İlk günü evde geçiriyoruz.

İkinci gün zindanlar tıka basa doldurulmuş, arananlar, firardakiler ve benim evdekiler ayrı bir vakıa.

Başbuğ Alparslan Türkeş henüz teslim olmamış, nerede olduğu meçhul.

Ve aradan 33 yıl geçmiş ve Türkiye hala o 12 Eylül 1980 darbesinin travmasını atabilmiş değil.

===========================================================================

12 Eylül darbesi ile Milliyetçi Hareket Partisi kapatılmış, başta Başbuğ Alparslan Türkeş dahil  1000'e yakın MHP'li cezaevlerine tıkılmıştır.

MHP'lilere özel muamele uygulanmış ve  özel işkence teknikleri geliştirilmiştir.

Her bir kişi hakkında yüzyıllarla ifade edilen cezalarla cezalandırmaları istenmiştir.

Sonuçta ne oldu biliyor musunuz sevgili okuyucular.

7-8 yıl içeride yatan MHP'lilere pardon sizleri yanlışlıkla içeride tutmuşuz denildi.

Birkaç kişinin aldığı cezalar dışında %90 beraat ettiler.

Rahmetli Başbuğ Türkeş ve Muhsin Yazıcıoğlu  içeride yattıkları ile kaldılar,

Kendilerine pardon denildi.

(Burada bir parantez açarak bir düşüncemi de ifade etmek istiyorum.  Birçok yazarın ve düşünürün ifadesi ile;Ümraniye (Ergenekon) davası da aynen MHP büyük davası gibi yıllarca sürecek ve sonuçta birkaç kişi dışında hepsi serbest bırakılacaktır. Ben şahsen bu görüşe katılıyorum. Akp iktidarına duruş sergileyen gözünün üstünde kaşın var diyen herkes içeriye alınmıştır. Hatta bir teoriye göre bu Ergenekon'du, kck davası idi, balyozdu, şike davası idi. Tüm bunlar Öcalan'ın ve Kürtlerin serbest bırakılması için genel affın altyapısının oluşturulduğu söylenilmektedir. )

===========================================================================

Başka bir konu:12 Eylül öncesi kavgada Türkiye'yi Rusya'nın veya Çin'in uydusu haline getirmek isteyen Komünistlere karşı her ne pahasına olursa olsun Türkiye'yi her türlü dış tehdite karşı korumaya yemin etmiş  Ülkücü gençlik arasında her ortamda mücadele verilmiştir.

 12 Eylül darbecileri Ülkücülerle Komünistleri aynı kefede yargılayarak ülkücülere denildi ki: siz kim oluyorsunuz da devleti korumaya kalkışıyorsunuz. Devletin askeri var polisi var denildi.

Halbuki asker darbe yapmak için ortamın olgunlaşmasını beklemiş, polis ise ikiye bölünmüş savunma refleksi zayıflamıştı. Sol gençlik ise ortamı boş bulmuş pervasızca saldırıyordu.

Bu ortamda ortaya Ülkücü Gençlik diye bir grup çıkıyor ve bu komünist saldırılara karşı devleti koruma refleksi ile saldırılara karşı koyuyordu.

Eğer bugün Türkiye Cumhuriyeti sosyalist veya komünist bir idare altında yönetilmiyorsa 12 Eylül 1980 öncesi Ülkücü Gençliğin verdiği mücadeleye borçludur. Bu tespiti ben değil eli kalem tutan bir çok yazarın yazdığı kitabında tespit edilmiştir.

12 Eylül 2010

12 Eylül 2010 tarihinde bir halk oylaması yapıldı.

Kısaca hatırlanırsa Anayasa'mızın 26 maddesinin değiştirilmesi halkoyuna sunuldu.

Bu oylama sonucunda halk %58 gibi bir çoğunlukla değişiklikler kabul edilmişti.

Ne oldu? Neler değişti?

Değişen bir şey yok. Sadece akp iktidarı bu değişikliklerle hukuk düzenini sil baştan kendine bağımlı hale getirecek düzenlemeleri hayata geçirmiştir.

Darbecileri yargılayacağız dediler aradan üç yıl geçti hala yargılanan bir darbeci yoktur. Sembolik olarak Kenan Evren'in ifadesi alındı o kadar.

Müruru –Zamana uğramış bir davada kim kimleri yargılayabilirki?

Yapılan sadece darbecileri yargılayacağız diye  vatandaşı kandırmaktı.

Netekim öyle oldu. Zaman içinde hep birlikte gördük.

Sayın Başbakan'ımızın tabiriyle hap gibi hazırlanan o Anayasa maddeleri 12 Eylül 2010 tarihinde vatandaşa hap gibi yutturulmuş, ve maddeler arasına serpiştirilmiş tuzak maddeler vatandaşın gözünden kaçırılmıştır.

Gözünüz aydın yetmez ama evetçiler,

Gözünüz aydın akp'ye %50 civarında oy verdiği söylenen sevgili vatandaşlar…!

Akp'nin oyalama taktikleri son demine gelmiştir.

Eğer yeni bir oyalama taktiği geliştiremezlerse,

Türkiye'de kan gövdeyi götürecektir.

Kahin olmaya gerek yoktur. PKK nın iki numaralı adamı bakın ne diyor

PKK'ya yakın bir internet sitesine konuşan Karayılan, ''Eğer AKP hükümeti önümüzdeki günlerde adım atmazsa süreç tıkanır. Biz değil süreci onlar tıkatır. Kısa sürede bizi ikna edecek adımlar bekliyoruz eğer bu adımlar atılmazsa süreci onlar tıkatır ve sorumluluğu da onlardadır'' dedi.

Bunun anlamı şudur Bize verilen vaadler yerine getirilsin, Verilen sözler tutulsun.

Bizden günah gitti biz tekrar öldürmeye , kırmaya, dökmeye ve saldırmaya devam edeceğiz demektir.

Cenabı Allah bu milleti tekrar 12 Eylüllerle muhatap eylemesin. AMİN.

 NE MUTLU TÜRKÜM VE MÜSLÜMANIM DİYENE VE DİYEBİLENE

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim