Okula git gel beş kilometre!...

 

Seçime giderken  Karadenizin incisi Samsun'da yaşananlara bakar mısınız sevgili okurlarım.  Bu Zulüm Niye? Haberini okuduktan sonra aklıma hemen ilçelerde de aynı sorunların yaşandığını biliyordum. Tabi sadece bilmekle kalıyoruz. Elimizden bu geliyor yanlızca. 2000 li yılların ortalarında yaşadıklarımıza bakın. İktidar partisi her gün bangır bangır bağırıyolar biz eğitimde, sağlıkta çığır açan tek parti ve hükümetiz diyerek şişim şişim şişinmekteler. Fakat gelin görünki gerçek öyle değil. Madalyonun öbür yüzüne baktığımızda Samsun'un merkezi ilçelerinden Canik'in köyünde öğrenciler sabah ve akşam 2.5 + 2.5= 5 KM yol katederek okullarına gidip geliyor öğrenciler. Düşünün sevgili okurlarım bu merkezi köylerden birisinde merkezi olmayan ve kırsalda olan bebeler okulların nasıl gidip geliyorlar. En bunu tahmin ediyorum. Öğretmen arkadaşlarımız her zaman yaşadıkları sıkıntıları anlatıyorlar. Fakat bir türlü sorunlarına bırakın köklü çözümü geçici bile çözüm bulmayıp aksine çözüm yerine sorun üreterek önümüze koyuyorlar diyorlar. Biz merkezde bu kadar sıkıntı içindeyken köylerde görev yapan öğretmen arkadaşlarımız ve öğrencilerimiz neler yaşamaktalar ne MEB nede diğer yetkililer bilmiyorlar ve bilmekte istemiyorlar. Çünkü onların tek derdi var. Kurulu düzen bozulmasın kimse çağdaş parasız ve herkesin ulaşabileceği eğitim sisteminden faydalanmasın. Eğer faydalanırlarsa bizim pabucumuz dama atılır ve bizi kimse kale almaz diyerek hüküm sürmeye  çalışıyorlar. Bütün bunları anlatan ve dile getirenler öğretmen arkadaşlarımız. Haberi okuyan ve tepkilerini dile getirenler o kadar çok öfkelenmişler ki, bu zamanda gidiş ve geliş 5 km bir lokma bebeler nasıl gitsinler gelsinler. Ne kadar toplu halde gidip gelseler bile karda kışda bu bebeler 5 km yolu katederken nelerle karşılaşacaklar düşünmek bile istemiyoruz diye tepki koymuşlar. Siz okurlarımız bu yazılanları belkide hepimizden de iyi biliyorsunuzdur. Çünkü genel olarak hepimiz bir köyden gelmişizdir. Ve bunu bire bir yaşayan bizleriz. Bu ülkede eğitimin ve sağlığın herkesin ulaşabileceği parasız olmadığı ve olmayacağı gün gibi aşikardır. Yıllar öncesiydi vekil öğretmenlik yaptığım dönem geldi aklıma.  O dönemlerde verilenlerden farklı bir şey yok. Belki de çok dillendirildi ama KÖY ENSTİTÜLERİ mumla aranıp duruyor. Şimdi yapılan çok özel bir eğitim modeli var ülkemizde parası olanlar okuyabiliyor olmayanlara her zaman ki gibi eğitimden aslan payını   alamıyorlar.  Denge gazetesinde Zelfi Vural'ın yaptığı haberi şöyle:

„Samsun'un Canik ilçesine bağlı Üç Pınar Köyü'nde yaşanan okul yolu sıkıntısı 2011 Türkiye'sinde tam bir utanç manzarası olarak hafızalardaki yerini alıyor. Öğrenciler, eğitim alabilmek için çamur deryası haline gelen yollarda çile çekerken, köylüler, "

Üç Pınar Köyü Yavşan Mahallesi ile Tuzaklı Köyü arasında 1988 yılında köy muhtarı Muammer Yılmaz tarafından iki mahalle arasında 2.5 kilometrelik yol açıldı. Ancak açılan bu yol İl Özel İdare'nin hizmet ağından çıkarıldı ve bu yolda herhangi bir bakım yapılmadı. Mahallede 5 yıllık okulu bitiren öğrenciler 8 yıla devam etmek için 2.5 kilometre uzaklıktaki Tuzaklı İlköğretim Okulu'na yaya olarak gidiyorlardı. Bu okul 2005 yılında kapatılınca öğrenciler 8.5 kilometre uzaklıkta olan Demircisu İlköğretim Okulu'na servisle gitmeye başladı. Ancak öğrencilerin hepsi servisi kullanamayınca çamur halindeki yollarda yürümek zorunda kalıyorlar. 

SUDAN BAHANELERLE HİZMET ALAMIYORUZ 

Mahalle sakinlerinden İlyas Çetin, "Mahallemizdeki öğrencileri İl Özel İdaresi'nde Şantiye Şefi olan Muhammet Şişman'ın köyündeki Demirci İlköğretim Okulu'na göndermediğimizden yolumuz yapılmamakta. Çünkü Muhammet Şişman o servislerden kendisine rant sağlıyor. Sudan bahanelerle de yolumuzun yapılmasına da gelecek olan hizmetlerimize de engel oluyor" diye konuştu. 

MUHAMMET ŞİŞMAN YOLUN YAPILMASINA NASIL ENGEL OLUYOR? 

Üç Pınar Köyü Yavşan Mahallesi eski Muhtarı Muammer Yılmaz, "Yolsuzluğun önüne geçeceğiz diye söylemlerde bulunan iktidar partisi buradaki yolsuzluğun önüne geçebilmiş değil. Bize bu sıkıntıları yaşatmaktan vazgeçsinler. Bir şantiye şefi olan Muhammet Şişman kendi yetkilerini kullanarak nasıl olabiliyor da bizim yolumuzun yapılmasına engel oluyor? Çamurdan dolayı köyümüze sağlıkçılar da gelemiyor. Geldikleri belli bir nokta var. O mesafe ise tam köye 5 kilometre. Siyasetçiler koltuk kapma derdini bırakıp da öteki Türkiye'ye baksalar hiç fena olmaz" dedi.  Haber aynen böyle. Haberde adı geçen zatı muheteremin  etkisine bakın sevgili okurlarım. Bir şantiye şefinin öyle bir yetkisi var ki demek bütün bir köyün bebelerini kar kış demeden 5 km yürütüp okula gitmelerini sağlıyor. Neyse bunada şükür mü desek acaba? Ya bu adam tutup 10 km yürütseydi bebeleri ne yapardık? Haberde adı geçen Muhammet Şişman, eğer hakkınızda söylenenler  çok ciddiyse eğer siz gerçektende bir eğitim düşmanısınız. Eğitim almak isteyen bebeklerin yollarının yapılmasına neden engel oluyorsunuz? Neden eğitim için bir okulda Yavşan mahallesine okul yaptırılması için parmaklarınızı oynatmıyorsunuz? Neden eğitim  seferberliği adına  bir adım atmıyorsunuz da yapılacak yolu engellemeye çalışıyorsunuz? Nihayetinde siz bu ülkede var olan bir kamu kuruluşundan ekmek yiyen birisi değil mısınız? Eğer bu ülkenin kamu personeli iseniz gereğini yerine getirmek zorundasınız! Yok değilseniz eğer o zaman siz bilirsiniz! Kaldı ki haberde bir şantiye şefi olarak görev yaptığınız ve servis sahibi olduğunuz vurgulanmaktadır.  Sizin istediğiniz sütün hep sizin çömleğinize sağılması öylemi? Yok böyle bir şey ben ne duydum, ne  gördüm vede ne okudum. Duyan gören, okuyan varsa bana da anlatsın.

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi
SON YAZILAR