Adnan Adıyaman

Adnan Adıyaman

1970’li Yıllarda Kürtçülük

Her ne kadar 12 Mart muhtırası ve onu takip eden iki yıl boyunca bir sükûnet ortamı sağlanmış ve 1973 yılında seçimlere gidilmiş ise de mevcut sessizlik yanıltıcı olmuştur.
Bu süre zarfında ülkenin kaderinde söz sahibi olanla, geçmişin sağlıklı bir değerlendirmesini yapamamış ya da yapmamışlardı.1960"lı yılların sonlarından itibaren çalınan tehlike çanlarına kulaklarını her nedense tıkamışlardı. Hâlbuki 1974 yılından başlayarak 1976–77 yıllarında tırmanan ve 1980"de doruk noktasına çıkan olayların ilk işaretleri,1968–71 yılları arası yaşanan olaylardır. Bu yılların bilinçli bir analizi yapılsaydı, tamamen toplumsal bir değişim geçirmekte olan Türk insanı ve onun en dinamik kesimi olan Türk gençliği bu değişimin yaratmış olduğu süreci sağlıklı bir şekilde atlatabilecekti. Gençlik bu dönemde adeta heba edilmiştir, dolayısıyla bir sürü hastalığı bağrında taşıyan bir sürecin sonunda yığınla komplikasyon toplum bünyesine, özellikle gençlik kesimine doğusuyla ve batısıyla musallat olmuştur.
 O günlerin gençlik önderleri olan Deniz GEZMİŞ, Mahir ÇAYAN, İbrahim KAYPAKKAYA ve benzerlerinin hayatları basın tarafından dramatize edilerek birer efsane ve dönemin gençliği için put haline getirilmiştir. Bir yığın toplumsal ve sosyal problem ile karşı karşıya bulunan ve değişim süreci kaygan bir zeminde bulunan gençlik ise, gerçekçi perspektiflerden yoksun olduğundan efsanelerin peşinde yürümeyi tek ve en doğru yol olarak benimsedi. Hâlbuki Türk Toplumu o gençlikle ve dinamizmle neler elde etmezdi. Bu yapısal değişim sürecine hazırlıksız girilmesi yirmi yıl gibi çok uzun bir zamanı kaybetmemize yol açmıştır.1974 yılında ortaya çıkan irili ufaklı sayıları elliyi bulan gençlik örgütleri 1960"lı yılların sürgünleridir. Fakat TKP hariç! TKP"nin konumu çok farklıdır.1921 yılında 3. Enternasyonal kararı ile kurdurulmuştur. O zamanlar 3.Enternasyonal tamimiyle SBKP(Sovyetler Birliği Komünist Partisi) ile özdeşti. SBKP ile 3. Enternasyonalin almış olduğu kararlar tamamıyle aynı idi. Bu dönemde 3. enternasyonal; Sovyetler Birliği"nin içinde  bulunduğu yalnızlık çemberini kırmak, kendisine düşman olan  gelişmiş kapitalist  ülkelerin işçi hareketlerini organize etmek, bu kesimlerde Sovyetler Birliği sempatisi uyandırmak ve bu şekilde  hükümetlerin Sovyetler"e olan düşmanca tutumlarını frenlemek hatta dengelemek maksadıyla Komünist Partiler kurdurdu, var olanları yeniden şekillendirdi. Ayrıca gelişmekte olan ülkelerde de anti kapitalist bir kamuoyu oluşturmak amacı güdülüyordu TKP bu stratejinin bir gereği olarak Türkiye"de kurdurulmuştur.Yani belli bir maç ve belli bir görev için oluşturulmuştu, bu nedenle diğer sol örgütlerden ayırt edilmelidir.Diğer sol örgütler ülkedeki sosyo-ekonomik şartların doğal tepkimeleri olmalarına rağmen,TKP bu tür hareketlerin  serpilip büyümeleri için ortamı üstlenmiştir.Dünyadaki bir çok Komünist Partisinin kuruluş esprisi budur.Buna rağmen yine dünyanın birçok yerinde KP"ler yine rollerini değişik oynamışlardır,kimisi şartlar son derece olgunlaştığında devrimlere öncülük ya da ortaklık etmiştir,kimisi ise radikal grupları geriden desteklemiştir.Ancak her durumda da klasik Marksizmden yada öznel devrimci teorilerden çok, Sovyetler Birliği Komünist Partisi politikalarını ön plana almışlardır.Sovyet politikaları adeta tabu haline getirilmiştir.Zaten bu olay Sovyetler bağımlı Komünist Partiler"in kuruluş felsefesidir.Öte yandan TKP öncülük ettiği devrimci ortama tümden hakim olma gücünü de gösterememiştir.
 Bu açıklamayı yapmamızın nedeni; PKK olayının ortaya çıkış sebeplerini iyi kavrayabilmeye yardımcı olmaktır.
 1970"li yıllarda ortaya çıkan TKP dışındaki örgütler,1968–1971 yılları arasında kurulan THKO, THKP-C ve TİİKP"nin türevleriydi. Yine Marksizm-Leninizm"i “Kürdistan Koşullarında yorumlayan “Kürt solu TKDP ve DDKO" nun uzantılarıydılar. Fakat PKK 1970"li yılların toz duman olmuş ortamı içinde tıpkı TKP gibi belli amaç için 1921"lerde olduğu gibi kurdurulmuştur. TKP"yi belirttiğimiz gibi başını SBKP "nin çekmiş olduğu 3. Enternasyonal hayali önemdeki bir stratejinin gereği olarak ve fakat sadece Türkiye"de değil, dünyanın bir çok yerinde kurdurmuştu. PKK"yı kim, niçin ve hangi amaçla kurdurmuş olabilirdi?
 PKK"nın kimin tarafından ve ne amaçla kurdurulduğunu izah etmeden önce onun oluştuğu özel ve genel şartlar ile gelişim seyrine bakmak gerekir. Böylece onun kimler tarafından ve ne amaçla kurulduğu daha iyi anlaşılabilecektir. Sanırız 1970"li yıllardaki dünyanın, bölgenin ülkemizin durumuna kısaca bir göz atmak yeterli olabilir.
 1970"li yılların başları soğuk savaşın bir kez daha tırmandığı, özellikle ABD ile Sovyetler Birliği arasında her alanda kıyasıya bir mücadelenin yaşandığı dönemdir. Ortadoğu ise bu iki gücün en çatışmalı alanlarının başında gelmektedir. Amerika Birleşik Devletler"i için Ortadoğu"da en sağlam mevzi İsrail olmasına rağmen, Sovyetler Birliği için Filistin meselesi ve bu meselenin etrafında kümelenen güçler bir tutunma noktası olmaktadır. Ancak, bu güçlerin tutarsızlığı, Filistin meselesinin yavaş yavaş popülaritesini kaybetmeye başlaması, hızının giderek yavaşlaması, daha doğrusu giderek bir çıkmaz içine girmesi SB için bazı tedbirleri acilen gerektirmektedir. Öte yandan Türkiye batı ittifakı içinde yer almasına rağmen Kıbrıs sorunu nedeniyle Batı"yla karşılıklı geçimsizlik havası oluşmaya başlamıştır. Bir yandan Sovyetler Birliği Ortadoğu"da yeni köprü başları oluşturmaya çalışırken, başta ABD olmak üzere Batı İttifakı Türkiye"yi her alanda cezalandırmak istemektedirler. Yine bu dönemde Lübnan iç savaşı başlıyor ve sorunun çözülmemesi için bütün dünya elbirliği ediyor, aynı yıllarda Türk diplomatlarına karşı yaygın Ermeni Terörü baş gösteriyordu. Silah kaçakçıları Bulgaristan ve Suriye"ye üslenerek Türkiye"yi silah deposu haline getiriyorlardı.1975 yılından itibaren de terör Türkiye"de süratle tırmanmaya başlamıştı. Bu gelişmelerin yaşandığı bir ortamda 1973 yılında fikir düzeyinde birtakım oluşumlar içersinde olan BEBEK KATİLİ A.ÖCALAN bir üniversiteli, sessiz sedasız Ankara"da üniversite gençliği içerisinde kadro çalışması yapmaktadır.1976 yılında yeterli sayıya ulaşan, gruba KD(Kürdistan Devrimcileri)adını vermiştir.
Adnan ADIYAMAN
     
      -3-   

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum
Adnan Adıyaman Arşivi
SON YAZILAR