• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • Samsun 16 °C
  • Ankara 13 °C
  • İstanbul 16 °C
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan

Nasıl Yani?

Sedat Yılmaz

Son  on  yılda  evveliyatında da  olduğu  gibi  demokrasi  adına  çok  hızlı  değişiklikler   oluyor, ancak  her  seferinde de çakılıyoruz, ben  bilmem  siyasilerimiz öyle diyor.

Cumhuriyetimizin 93. Yıl dönümünü kutladık, kurucu  önderinin de  10 kasımda yaşamını yitirmesinin 78. Yıldönümünü   saygıyla  andık,  padişahlıktan  Cumhuriyete, tebadan  vatandaşlığa,marabalıktan kadın-erkek  seçme  ve  seçilme  hakkı, mülk  edinme ve  eğitimde  fırsat  eşitliği  Cumhuriyetimiz  ile  birlikte  kurtuluş  mücadelesiyle  Türk  milleti  olarak haklarımızı kazanmış  aynı  zamanda  anayasası  yazılı  olarak  teminat  altına  alınmış bu çok açık.

Ancak  ne  hikmetse  93 yıl  içerisinde  a’dan  z’ye   3-4  defa  anayasa  değişikliği  yapılması  her  defasında da  halka  onaylatılmasına rağmen  bugünlerde  tekrardan  anayasa  değişikliği ile birlikte rejimi  değiştirmek  talepleriyle, milleti  karşı  karşıya  getirmek  talepleri  siyasilerden  gelmektedir.

Nasıl  yani, bizim  siyasilerimiz devletiyle,milletiyle   vatanın  bölünmez  bütünlüğünü koruyup  kollama,  milletinin eğitimini  ve  yaşam kalitelerini  artırmalarının  önünde  anayasal  engelmi  vardı da  yapmak isteyip  yapamadıkları  neydi  de  tekrar  sil  baştan yeni  bir  anayasa  ve  rejim  taleplerinde  bulunuluyor.Kağıt  üzerinde  yazılı,  ancak  hayata  hiç  geçirilmeyen  anayasaların suçlanılması  bence  çok  garip, sizce değilmi?

Demokrasi denilince akla ilk ne gelir? Bugün ki şartlarda seçme ve seçilme hakkı, peki var mı?

Siyasilerimiz ne istiyor? Yeni anayasa ile tam ve eksiksiz demokrasi,hürriyet insan hak ve özgürlüklerinin tam ve eşit sağlanması, eğitimde ve gelir dağılımında eşitlik, bugün ki sıkıntılarımız bunlar mı?

Evet.

Bugün büyük millet meclisi 4 yasal parti ve gruplarıyla temsil ediliyor. 4’üde anayasal değişikliği talepleri ile birlikte bazılarıda rejim değişikliği isteğinde bulunuyor.

Bakalım şimdi partilerimiz içerisinde demokrasi var mı? Genelbaşkan ağırlığı ne kadar? Üyeleriyle yönetimleri arasında maddi  manevi  fırsat eşitliği var mı?

Yani üye birilerinin işareti ile mi hareket ediyor, özgür iradesi ile mi? Garip değil mi? Demokrasi talep edenlerin kendilerinin demokrat olmadığı gibi kendi içerisinde demokrasiyi barındıran anayasanın partilerimize dar gelmiş olması düşündürücü değil mi sizlercede?

Kısacası saygı değer dostlarım, değişmesi gerekiyorsa elbette değiştirilir. Millet ve devlet olarak en iyisine laikiz ancak gel gör ki  bugün siyasilerimizce beğenilmeyen anayasanın temel maddelerinde öncelikle benimde benimsediğim eğitimde fırsat eşitliği olmasına rağmen hiçbir zaman uygulanmadığı gibi gelir dağılımda eşitliğin hayalini kurmak bile bugün yüz milyonlarca değerinde konutların peynir ekmek gibi satıldığı, ancak bir tarafta sadece günlük ihtiyaçlarını karşılama adına ömrünü tüketen insanların hiç olmadığını görmemek  ve bunuda yazılı anayasaya bağlamak ne kadar adaletli sizce?

Ne demiştik? Demokrasi, cumhuriyet (halkın hürriyeti) adalet, hukuk yine söylüyorum gelir dağılımında ve eğitimde fırsat eşitliği, elkler ayrımı vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünün tek çaresi  kağıt üzerinde yazılı olmaktan daha fazla düşünce, akıl ve fikir ile benimsenmedikçe hiçbir rejim ve anayasa durup dururken insanları bir yerden alıp çok daha iyi yere götürmez.   

Bırakalım rejimi, sistemi,anayasayı Kuran-ı Kerim kainatın sahibi tarafından insan oğluna rehber olarak indirilmesine rağmen buyruklarının olduğu gibi ayetlerin ne anlama geldiğini, neyin istenildiğini bizden ne yapmamamız gerektiğini bilmeden, okumadan, okuduğumuzu anlamadan insan ve millet olarak bir adım ileriye gitmemiz mümkün değildir, 50 defa anayasada değiştirsen, rejimde değiştirsen anayasanın içeriğinin ne olduğunu bilmeden okuduğunu anlamadığı müddetçe toplum olarak bugün ki dünyanın gelişmiş ülke ve milletleriyle, teknolojinin icatları ile aklın ve bilimin hür olmadığı yerde hiçbir şey ifade etmez.

Nasıl yani?

Öncelikle okuyacağız, okuduğumuzu anlayacağız, anladığımızı paylaşacağız, sosyaleşeceğiz. Aklın, bilmin, hür düşünce ve iradenin örselenmediği şahsın, bireyin olduğu kadar toplumsal millet olmanın sorumluluğu ve bilincinde olmadan hiçbir şey olmaz kardeşim ancak kendi olduğumuz yerde debelenir dururuz.
Nasıl yani?

Bütün bunların olmadığı ve örselendiği toplumlarda anarşistde olur, terörde, can güvenliğinden söz etmek hiç mümkün değil bütün bunların olmadığı yerdede kimse kusura bakmasın kimsede bizi kaale almaz.

Nasıl yani? Ben böyle düşündüm, düşüncelerimi hiçbir şahsi çıkar menfaadım olmadan siz değerli okuyucularım ile paylaştım. Her zaman olduğu gibi cumhuriyetimizin değerlerinden olan hak ve söz sizindir.

Saygılar sevgiler benden en güzel yarınlar siz değerli okuyucularımızın olsun.

 

 

 

 

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim