• BIST 81.712
  • Altın 147,154
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Samsun 6 °C
  • Ankara 1 °C
  • İstanbul 6 °C
  • MUSTAFA SEVGİ BİLDİĞİNİZ GİBİ !
  • TARAFTAR DAHA NE YAPSIN !
  • YİNE DEPLASMAN HÜSRAN ! 2-0
  • MUSTAFA SEVGİ BİLDİĞİNİZ GİBİ !
  • TARAFTAR DAHA NE YAPSIN !
  • YİNE DEPLASMAN HÜSRAN ! 2-0

ULTRA DEMOKRASİ

Sedat Yılmaz

Dünyada olduğu gibi  bin yediyüzlü  binsekizyüzlü  bindokuzyüzlü yıllar öncesi  insanların yönetim  şekilleri kavimlerle,  beyliklerle , çetelerle, sultanlarla,  padişahlarla, kırallıklarla  belirlemişler buda  gelir dağılımındaki  uçurumu  bir tarafta  fakir  fukaralık ,açlık yoksulluk  bir tarafta ise  saray, kıral ,cariye, bolluk  her türlü  dünya nimetini  elinde  bulunduran  bir  aile yapısı  öbür  tarafta   padişahım  çok  yaşa  demekten  başka  hiçbir  düşüncesi  olmayan  bu gününü ve yarınını  padişahın  insafına  bırakmış  gelecek  kaygısı  duymayan  olduğunla yetinmesini bilen maraba  takımı  varmıştı  kısaca  kıralların,  padişahların dediği  dedik  kestiği kestik  imişti  milyonlarca insan   bir  ailenin  mutluluğu  refahı  için yaşarlarmış tı.

Gelelim  bize  başkalarını  bilmem  ama  bizimkiler  işi bir  adım  daha  öteye getirip  padişahlık  koltuğuna  oturmak için   kardeşe kardeşi  boğdururlarmış idi ne  olduysa  olmuş  dünya  insanlığının aklına yeni  bir  fikir  gelmiş  bizi  neden  yıllardır tek  bir  aile  yönetiyor  biz  kendi  kendimizi yönetemezmiyiz diye düşünmüşler  adınada  demokrasi  koymuşlar .

Mücadeleler edilmiş  seçimler  yapılmış  aynı  topraklar  üzerinde  yaşayan  okuma  yazması  olan  herkeze  seçme  ve seçilme  hakkı  tanınmış ortak  akıl  ile  ancak  bizde bu geçiş  süreci  biraz daha hızlı  olmuş  dünyanın  hiçbir  yerinde  belirli  bir  eğitimi tamamlamamış  kadın  erkek  kimseye  seçilme  hakkı  verilmez iken .

Türkiye  cumhuriyeti  kimliğine  sahip  olan kadın erkek  her  bireye  seçme ve seçilme  hakkı tanınmış  ancak  bu geçiş  süreçleri   devrimler,  yenilikler  sancılı  olmuş  alışkanlıkları  terk  etmek her insanda olduğu  gibi  kolay  değilmiş demekki.

Gelelim  yurdumuza  bindokuzyüz  ondokuzda  başlayan  egemenlik  kayıtsız  şartsız  milletindir  anlayışı  demokrasi yle taçlandırılmış bir çok  gelişimden  sonra  bindokuzyüz ellide  seçme  ve seçilme  hakkı  demokratik  bir  yarışa  dönüştürülmüş  .

Dünyadan  önce  ilk kez  kadınlara  seçilme  hakkı  tanıyan düşünce  harf  ve  kılık  kıyafet  devrimleriyle  okuma  yazma  oranının  yüzde  yedi  olduğu  coğrafyanın  kaderini  harf  devrimiyle  yüzde   yüzlere  çıkarmak  isteyen  düşünce  eğitim  ve  kalkınmanın  tabandan  başlayacağına  inanan   köy  endüstürülerini  kurup  açarak  okuma  yazma  oranının  aklın , bilimin  kalkınmanın  milletçe   güçlü  olmanın dama  taşları  döşenmeye  başlamıştı ki  ilk   tepki  tüm  millete   seçme  ve seçilme  hakkı tanınan  halktan  gelmiş  bindokuzyüz ellide  çoğulcu  demokratik  seçimlere  geçtikten  sonra  ilk  icrat   günün ilkokulları  ,eğitim  yuvaları  köy endüstürüleri  kapatılmış  ne  yapılabilir ki  demokrasiydi   seçilmiş iktidar   öyle  istiyordu .

Parası  ve  gücü  olan eğitim  yapabildiği  gibi  seçilme  hakkıda paraya ve  güce  dayandırılmaya  başlatılmasının  doğruluğu  kabul  görmüştü .

Köy endüstürüleri  kapatılarak   fakir halkın  eğitime  erişiminin  önü kapatılmıştı   okuyupta  ne  yapacaksın  mantığı  doğru  kabul  görmüş.

Türkiye  demokrasiye  geçtikten  sonra bindokuzyüz  yirmiüçten  itibaren  hizmeti sadece  padişahın  ailesine  ve  yakın gördüğü  zümreye  değil  milletin tamamına eğitim ve  teknoloji  ile  birlikte devlet  eliyle    hizmet  başlatılmıştır  yollar , telefon  telgraf  hizmetleri  otomobil  , uçak  , helikopter üretimi  ve  eğitimine  başlanılmış  köylere  okullar  açılmış  sağlıkçılar  atanmış seçim  eliyle   muhtarlar  yönetime  katılmış  imam yetiştirilmek  için  imamhatip  okulları  açılmış  diyanet işleri  başkanlığı  kurulmuş  okuma  yazma  oranı  artırılmış  fabrikalar  ,hava ve  deniz  limanları tren demir yolları  kurulmuş  petrol  ofisleri  hayata  geçirilmiş elektirik  ve  enerji  ihtiyacı  için   barajlar  kurulmuş  kumaş  fabrikaları, iplik  fabrikaları, çarıktan ayakkabıya  geçildiği için  ayakkabı  fabrikaları  kısacası  taki devletin  milletine belirli  bir  dönemi  aşmak hızla  gelişmiş  ülkeler  ile aramızdaki  farkı  kapatmak  için devlet  eliyle  milletine  hizmet  anlayışı   bindokuzyüz seksene   kadar  devlet  eliyle  temelleri  atılıp  sürdürülmeye  çalışılmıştır bindokuzyüz seksen den sonra ne oldu dersek  seksen  yıllık  cumhuriyet  kazanımları  siyasi  akıl  millet  desteğiyle  özelleştirilme  adı  altında  satılmış kiraya  verilmiş  ve  devletin  halkına  hizmetini  özel  sektör  eliyle yapılması  hakimiyeti  kabul  görmüştür .

Ve  öylede  oldu  ancak  konumuz  yazı  başlığında da olduğu  gibi  bu zamana  kadar   laik ,sosyal ,hukuk devleti  seçme ve seçilme hakkının   demokrasilerde olduğuna  inandığımız  siyasi  akım  siyasi  partiler  yasası  ile  birlikte  genel  başkanların  ağırlıklı  olduğu  seçilmenin  güce  ve paraya  dayandırıldığı  adaletli  gelir dağılımının  liberal  ekonemiyle  özleştiği  adınada  gelişmiş ileri  demokrasi  adı  verilen  benimde  ultra  demokrasi  dediğim kimilerine  göre  yanlış  kimilerine göre  doğru  süper  ultra  demokrasiye  hızla  geçiş  sürecinin  içindeyiz  diye  düşünüyorum

Saygılar  sevgiler  benden  en  güzel  yarınlar  siz  değerli  okuyucularımızın  olsun.

   

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim