• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Samsun 21 °C
  • Ankara 3 °C
  • İstanbul 17 °C
  • ZEREN: "Yarın kazanan taraf biz olacağız"
  • GİRESUN’A  BİLENİYORLAR
  • SAMARAS'IN KEYFİ YERİNDE
  • ZEREN: "Yarın kazanan taraf biz olacağız"
  • GİRESUN’A  BİLENİYORLAR
  • SAMARAS'IN KEYFİ YERİNDE

KÜÇÜK DÜŞÜNÜP BÜYÜK İŞLER YAPILMAZ

Bayram Ocak

 11 Eylül dünyanın süper gücü diye adlandırılan Amerika'nın kalbine hava saldırı için yapılan yorumlarda. Condoleezza Rice – O zamanın ABD Milli Güvenlik Danışmanı: "Bu insanların bir uçağı alıp Dünya Ticaret Merkezi'ne çarptıracağını kimse tahmin edemezdi."* Donald Rumsfeld – ABD Savunma Bakanı: "Pek çok uyarı vardı."* Ari Fleischer -  Beyaz Saray Sözcüsü: "Hiç bir uyarı yoktu.

İkinci dünya savaşından sonra uygulanmak üzre ortaya sürülen  sosyalist sistem  dağılınca büyük gücün  karşısında düşman kalmamış ve  yeni  düşman arayışına girilmiştir. Enerji  ve zengin yer altı kaynaklarının büyük bir kısmının  İslam coğrafyasının  egemen olduğu topraklarda bulunması nedeniyle, bu kaynakların  kontrol  altına alınabilmesi adına, tüm dünyanın dikkatini çekebilecek bir olayın gelişmesine ihtiyaç vardı. Bu düşüncenin  imdadına nedense  Usame bin ladin adında bir kişi yetişir. Eylem gerçekleştirilir ve sistem için en son adım atılarak, oluşturulan düşmanla mücadele başlar. Önleyici savaş stratejisi eyleme sokulur, şer üçgeni diye adlandırılan devletler belirlenir (Irak, İran,K.Kore) bunların yanında veya bizim yanımızda olacaksınız diye tüm dünya ülkelerine şart koşulur ve önce Afganistan, ardından da Irak'ı işgal edilir. Daha önce kızıl olan komünist sistemin varlığında yeşil olan Müslümanlar, bu sistemin  ortadan kalkmasından sonra kızıllaştırılmaya başlanmıştır.

Bir Müslüman sendromuyla dünya karşı karşıya kalıyor. Bunlar ölümcül vuruşlar yapabilen, fanatik ve kökten dinci teröristlerin, dünyadaki huzuru bozabileceğinin farkına varıyor tüm dünya kamuoyu.  11 Eylül 2001 deki o saldırıdan sonra başka yerlerde de sorun çıkartılmalıdır ki olayın inandırıcılık boyutuna ulaşılsın.2003 yılı kasım ayında HSBC bankasına İstanbul'da yapılan saldırı. Ardından 2005 temmuz ayında Londra metrosuna yapılan el kaide kaynaklı saldırılarda tuzu biberi oluyor bu operasyonun. Dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de el kaidenin varlığı farkediliyor ve onun önüne geçme çalışmaları hız kazanıyor.

Basıncın şiddetinin iyi ayarlanması gerekiyor, fazla baskı ters tepki yaratabilir düşüncesiyle olsa gerek. Hız kazanan İslam karşıtlığı bir şekilde frenlenerek, kontrol altında tutulmaya çalışılıyor. 11 eylül olayları amacına ulaşmış ve dizayna sıra geldiğinden, temizlik çalışmaları başlatılır ve bunlara değişik isimler verilerek operasyonlar devam ettirilir.

Dünyada bunca olayın varlığı ortada iken ülkemizde de mutlaka bir İslam karşıtlığının oluşması gerekmektedir. Dünyada oluşturulan  bir Müslüman profili vardır, bu büyük tehlikenin ülkemizde olmasıda kaçınılmazdır. Bu rüzgarın istenilen amaça yönelik olumlu  etkisi dünyada ses getirirken bizdeki  siyasete yön vermeye çalışanlarında bu rüzgara takıldıklarını görmekteyiz. Gündemde ne para edebilir, laik, antilaik boş gündemi. Öyle ya tam sırası, dünyada Müslümanlar sorgulanır, karapropagandanın  etkisinde yaşarken, bizde de karalama kampanyalarının desteklenmesi gerekmektedir. Türbandı, şeriatçıydı,sakallıydı,takunyalıydı. Müslümanların Farabileri, Ali kuşçuları, İbni Haldunları, İbni sinaları, mimar sinanları yokmudur.  Neden söz edilmez bu insanlardanda karalama kampanyaları alır başını gider.

Belkide bu sonun başlangıcıydı ülkemiz içerisinde. Siyaseti  şekillendirmeye çalışanların,basiretsiz görüşleri,yada başka deyişle 10 yıl sonrayı görmekten ziyade bir sonraki yılın bile getirisini planlamadan, yangından  mal kaçırırcasına bir telaşla yapılan propaganda, maalesef ele yüze bulaştırıldı. Ülkenin birinci öncelikli sornu olan pkk' silahlı terör örgütü, ikinci önceliğe çekilirken, onun yerini irtica almıştı. Yirmi nerden çıktığı belli olmayan aczimendinin her gece evlerimize konuk edilmesi, günlerce kafaların bunlarla şişirilmesi. Tarikat şehlerinin birden boy göstermesi. Finalininde çarpık ilişkilerlen süslenmesiyle operasyon amacına ulaşmıştı. Cumhuriyet bayramı, yada on kasım için gösteri yerine gitmeye çalışan başı bağlı yada türbanlı kişilere, oradaki modern!!! Hanımların saldırması, diploma törenlerinde türbanlı öğrenciye başını açması için saldıran başka arkadaşı, yada diploma vermek istemeyen başka bir devlet görevlisi.Oğlunun yemin törenine gelen bir annenin o tirübünden çıkartılması. Müslüman karşıtlığıyla emperyalist güçler amaçlarına ulaşırken, bizim ülkemizde güzel bir kamplaşma oluşmuştu.Kamplaşma  madurun yanında olma  dönüşüncesine dönüşünce , alınan oy oranını yapılan makarna, kömür yardımına bağlayarak, yanlış üzerine yanlışla gidenlerin ,biz nerde hata yaptık? Sorusunu kendilerine sormamaları nedeniyle, aynı hata üzerinde ısrarları ve aynı hesaba gelen altıyüz bin liralık vaatleri, siyasetin ne denli basite indirgendiğinin gösterisiydi. Bunu yapanlar sanırım halkın, düşünme yetisinin olmadığını kabullenmiştiler.

 

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim