• BIST 97.533
  • Altın 146,268
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Samsun 15 °C
  • Ankara 11 °C
  • İstanbul 19 °C
  • TFF'DEN SAMSUNSPOR'A REKOR CEZA !
  • SAMSUNSPOR'UN TRASNFER TAHTASI KAPANDI
  • ESKİ TAKIM ARKADAŞLARI BİR BİRLERİNE RAKİP OLDU
  • TFF'DEN SAMSUNSPOR'A REKOR CEZA !
  • SAMSUNSPOR'UN TRASNFER TAHTASI KAPANDI
  • ESKİ TAKIM ARKADAŞLARI BİR BİRLERİNE RAKİP OLDU

Che Camisi

Bayram Ocak

Che Camisi

Ankara'da gördüğümüz bir kurs esnasında dersin öğretmeni '' sizler binlerce kere inşallah deyin bu kimsenin umurunda olmaz, Cumhurbaşkanı bir kez inşallah dediğinde herkes tartışmaya başlar''  demişti.  Latin Amerikalı İslam alimleri toplantısında uzun bir konuşma yapan Cumhurbaşkanının sadece iki veya üç konuda ki sözleri basında ve ülke gündeminde günlerce kaldı. O konuşma esnasında Birleşmiş Milletlerin daimi üyelerinin içinde bir tane Müslüman devlet yok sözü ise hiç ön plana çıkartılmadı.

Cumhurbaşkanlığı makamı partiler üstü bir makamdır. Ülkenin tamamını temsil eder, doğal olarak birleştirici özelliği sahiptir. O veya bu orada kim varsa, kişiye gösterilmiyorsa saygı, makama gösterilmek zorundadır. Eğer bu topraklarda yaşayıp, aynı bayrağı seviyor ve bu ülkenin bireyi olarak görüyorsak kendimizi o makama saygı göstermek zorundayız.

Latin Amerikalı İslam alimlerine yapılan konuşmada, Moskova'da ki devrimin sembolü Kızıl meydanın üzerinde bir cami  yapılsın denseydi , bir çok tartışmayı beraberinde getirirdi bu söz, fakat Moskova'da bir cami yapılsın sözü ise, orada ki Müslümanlar ve İslamiyet adına yapıcı bir yaklaşım olurdu. Doğal olarak, Küba'lı bir din adamının bulunduğu toplantıda ona bakarak böyle bir talebin dile getirilmesinde, ülke içinde neden bu kadar tepkinin oluştuğunu anlamak için derin bir  sosyoloji veya psikoloji yada siyaset  ilmi bilmeyi gerektirmez.  Konuyu tartışmalı kılan amaç değil, kişinin söylemidir. Aynı sözü iki dönem önceki Cumhurbaşkanı söyleseydi belki de alkışlanacaktı.

Samsun'a bakıldığında şehir merkezinde bir Katolik kilisesi var iken, Atakum'da üç katlı bir binanın kiliseye döndürülmesi, kimseyi ilgilendirmediği gibi bu konuda kiliseye yada orada ki görevlilere karşı kimse saygısızlıkta bulunmamıştır. Bir ihtiyaçtır yapılmıştır. Küba'da İslam din adamı var iken bir camilerinin olmasına ön ayak olmak veya teşvik etmenin nasıl bir yanlışlığı olabilir. Onca İslam devleti varken, Türkiye'nin katkısıyla orada cami yapılması bir gururdur. Bu yapabilecek ve yaptıracak ekonomik ve siyasi gücümüz vardır, yarın burada bir cami yapılırsa, olaya muhalif olanların ne yapacağını merak etmekteyim.

Yıl 1453, feth edilemeyen bir şehirdeki savunmayı kırma adına son hamle yapılacaktır. Karadan gemilerin yürütülerek denize indirilmesine karar verilir. Hayali kurulan bu fetih bir azmin bayrağıdır. İstanbul'un fethinden 39 yıl sonra 1492 yılında Amerika kıtası keşfedildi, Amerika'nın keşfine kadar geçen süre içerisinde kavimler göçü, Hıristiyanlığın gelişimi, İslamiyet'in yayılışı, ipek yolu, baharat yolu, 1538 de Barbaros Hayrettin paşa Akdeniz'i donanmasıyla göl haline getirmesi  gibi bir çok olay dünya üzerinde gelişirken 1513 yılında  Osmanlı denizcisi olan Piri Reis bir harita çiziyor. 1528 yılında ise Amerika'ya ait ikinci haritayı çiziyor.

2013 yılı Piri Reis yılı ilan edilmişti Unesco tarafından, 500 yıl önce çizilen haritayı bilim dünyası 84 yıldır tartışmakta ve harita üzerine Piri Reisin kendi el yazısı ile yazdığı şifreler hala daha çözülememiştir. Türk ve İslam tarihinde bilim adamları, buluşlar mevcutken Amerika kıtasını keşfetme ihtimali neden uçuk fikir gelmektedir size. Peki Piri Reisin haritası neden yeterince ses getirmiyor dünyada.

Tüm bu gelişmelerin yanı sıra, devletin en başında ki kişi konuşmasını bir tarihçinin yazısına bağlarken, etrafında konuşma metinlerini hazırlayan, kontrol eden kişiler mevcutken, resmen söylenmiş sözleri Ti ye alarak,  ülkenin başındaki kişiye muhalefet etmek adına basının ön plana çıkması oldukça düşündürücüdür.

Olayın mizansen tarafına gelindiğinde ise bir başka komedi ile karşılaşılmaktadır. Ülkenin başında ki insana başlangıcından beri muhalifsin, bu şahıs, başbakanlığı döneminde başlayan bir takım olaylar nedeniyle orada bulunanlara atfen Çapulcular dediği zaman, ismin başına Çapulcu ibaresini koyan, ben çapulcuyum diye bağıranda sizlerdiniz. Hem kişiye karşısınız hem de onun söylediklerini harfiyen yapıyorsunuz, ilginç değil mi ?

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim