• BIST 97.924
  • Altın 144,819
  • Dolar 3,5655
  • Euro 4,0001
  • Samsun 16 °C
  • Ankara 13 °C
  • İstanbul 19 °C
  • 16 FUTBOLCUNUN SÖZLEŞMESİ SONA ERİYOR
  • SAMSUNSPOR'A CEZA KAPIDA
  • BELGESEL ÇEKİMLERİ SÜRÜYOR
  • 16 FUTBOLCUNUN SÖZLEŞMESİ SONA ERİYOR
  • SAMSUNSPOR'A CEZA KAPIDA
  • BELGESEL ÇEKİMLERİ SÜRÜYOR

Aileye Rağmen Eğitim

Yaşar Koca

Eğitimde eğitimsizlikte şüphesiz ailede başlar. Okulda ve çevrede devam eder. Anne hamile iken bile çocuk annenin hal ve hareketlerinden etkilenir. Doğan çocuk ilk olarak yanında annesini görür. Onun ilk öğretmeni annesidir. Anne çocuğuna ne verirse, belli zamandan sonra daha etkili olmak üzere çocuğunda kalıcı olacaktır. Ailenin (Anne baba kardeşler ve diğer büyükler) çocuğa vereceği olumsuz ve kötü alışkanlıklar çocukta zamanla normal olarak algılanacak ve çocuk ta aynı hareketleri yapmaya başlayacaktır. Kız çocuğu ilk makyajını annesinden öğrenir. Annesinin rujunu ojesini vs. kullanır. Erkek çocuğu babası traş olurken o da traş olmaya özenir. Ancak bunun yanında anne baba; sigara alkol kumar ve gece hayatı gibi kötü alışkanlıklara sahipse, o annenin ve babanın çocukları da haliyle bu alışkanlıklara meyl edecektir. Bu kötü alışkanlıklara birde çevreden  çok değişik argo sözler ve ufak çaptaki hırsızlık gibi alışkanlıklar eklenecektir. Böylece problemlerde başlayacaktır.

            Okula giden çocuğumuzu emanet ettiğimiz öğretmenlerimizden, biz depoladığımız  kötü alışkanlıkları ortadan kaldırması için medet umarız. Aile ve çevrenin oluşturduğu kötü alışkanlıkları giderebilmek için öğretmenlerimiz gerçekten çok büyük gayret sarf etmektedirler. Ancak velilerden yine laf işiten öğretmenler olmaktadır. Sabırla, veliyi güzel sözlerle ikna etmek için uğraşırlar. Hallerinden kimseye şikayet etmezler öğretmenlerim. Yine sınıfına döner, anne babanın ailenin birçok olumsuz  ve kötü alışkanlıklarla donattığı çocuğa güzellikleri öğretmeye çalışırlar. Veliler her zaman kendilerini haklı görürler. Hiçbir zaman hata kabul etmezler. Hele özel okullarımızda velilerimiz  el üstünde tutulur. İzzet ikram ve hoşgörü had safhadadır. Velilerimiz okulların gerçek sahipleri olduğunu iddia bile ederler.

            Hiçbir zaman iğneyi kendimize,  çuvaldızı başkasına batırmayı düşünmeyiz. Hep hatayı başkasında ararız. Çok zeki olan çocuklarımıza, bu kötü alışkanlıklar yüzünden kapasitelerinin çok altında eğitim ve öğretim verebilmekteyiz. Okullarımızın yeni açıldığı bu günlerde ailemize düşen görevler sınırlı değildir. Kendimiz evde çocuğumuzla içki kadehini beraber kaldırmak, çocuğumuza özgüven aşılamak değildir. Bırakın çocuğunuz hayatı kazanmayı öğrensin lanet olası içkiyi içecekse kendi parasıyla içsin. Çevrede çocuğumuz kiminle geziyor, gece yarısına kadar nerede kaldı, neler yaptı? Bunları araştırmalıyız. İş işten geçmeden eyvah dememeliyiz.

            Çocukluk çağımızda ilkokulda okutulan Türkçe kitaplarında bir parça vardı: EZOP ve DİL. Bilmem hatırlayanınız var mı? Ezop küçükken yumurta çalarmış. Annesi “aferin” dermiş, “nereden buldun” demezmiş. Daha sonra tavuk çalmış, koyun çalmış zamanla ve sonunda hırsızlığı büyütmüş. Her seferinde annesi nereden buldun diye sormaz ve aferinle mükafatlandırırmış yaptıklarını. En son yaptığı hırsızlık bir soygunmuş. Ezop bu soygunda birini öldürmüş ve yakalanmış. Sonunda idam cezası verilmiş Ezop'a. İdama götürülürken son olarak bir arzusu olup olmadığı sorulmuş. Ezop annesini görmek istemiş. Annesini getirmişler. Annesinden dilini öpmek istediğini söylemiş. Annesi dilini çıkarmış ve Ezop annesinin dilinin öperken ısırıp koparmış atmış. Annesine “Sen bana yaptıklarım için aferin deyip beni özendirmeseydin ben şimdi idama gitmeyecektim. Ben idama gidiyorsam senin dilin yüzünden” demiş. Evet çocuklarımız ne çekiyorlarsa bizim hatalarımız yüzünden çekiyorlardır genelde. Ben içki içerek, kumar oynayarak, sigara içerek, “kötü alışkanlık sahibi olma” diyemem çocuğuma. Çocuklarımızdan önce kendimize çeki düzen verelim. Çocuklarımız bizim kötü alışkanlıklarımızın kurbanı olmasınlar. Okullarımızda öğretmenlerimiz her ne kadar fedakarca çalışırsa çalışsınlar, eve giden çocuk evde annesini babasını görecek, çevrede kötü alışkanlığa beraber başladığı arkadaşlarını kendine örnek alacaktır. Hayatı onlarla devam ettirecektir. Öğretmenler olarak bizler “Aileye Rağmen Eğitim”e devam ediyoruz. Bu arada çok değerli velilerimiz bizleri yanlış anlamamışlardır sanırım.

 

Bu arada Müslüman aleminin kurban bayramını tebrik eder, hayırlara vesile olmasını temenni ederim.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim