1. YAZARLAR

  2. Alperen CARUS

  3. Ver AKP’ye Gitsin BDP’ye – Apo’ya – PKK’ya !
Alperen CARUS

Alperen CARUS

Ver AKP’ye Gitsin BDP’ye – Apo’ya – PKK’ya !

A+A-

Eskiden gizli gizli pastane köşelerinde buluşup el ele bile tutuşurken tedirgin olduğu    '' İmralı'nın Gülü Apo '' ile olan aşkını paparazzilerden kaçmadan ve kameralara el sallayarak yaşayacak hale gelen bir AKP zihniyeti ile karşı karşıyayız artık.  Eskiden Apo ile görüşüyorsunuz dendiğinde nasılda tedirgin oluyorlardı oysa. '' Valla benim başka sevdiğim var'' ''görüşen namussuz şerefsizdir''     '' görüştüğümüzü ispatlamayan şerefsizdir'' gibi söylemlerden nerelere geldik. Hayaldi gerçek oldu değil mi? 

         Yaşananlara ve bu ikilinin birbirlerine karşı duydukları heyecana bakınca duygulanmamak elde değil. Aslında ikili heyecanlanmakta da haklı . Karşılıklı hediyeleşmelerde sunulan hediyeler ve jestler de heyecan kat sayısını artırıyor. En gözde hediye '' al başkanlığı ver kürdistanı'' olsun istiyorlar şüphesiz. Arada ilişkiyi çekemeyenler olduğunu öğreniyoruz. Fetullah Hoca çomak sokuyormuş mutluluklarına mesela. ''Allah ıslah etsin bu hocayı,benim mutlu ettiğim kadar mutlu edemez o AKP ve Tayyip'i '' diyormuş İmralının gülü Apo  , İmralıya pasta börek günü yapmaları için Tayyip Erdoğan tarafından gönderilen gün arkadaşları huzurunda . ''Amerika'nın hocası ne olacak çekemiyor mutluluğumuzu'' diye dertleniyormuş. Kendisinin Amerika ile olan gayrimeşru ilişkisini güne gelenler bilmiyormuş gibi.

        Adada pastayı böreği yiyip, krallar gibi ağırlananlarla arasında geçen muhabbetleri  gazetelere patlatmış münasebetsiz bir müptezel. Aslında rivayet o ki patlatmasını isteyen Apo'nun ta kendisiymiş.'' Patlat bu muhabbetleri gazetelere de alem aşkımızın büyüklüğünü öğrensin, dosta düşmana AKP'nin elinden nasıl tuttuğumu anlat. Onunla olan mutlu geleceğimiz için yapabileceğimiz çılgınlıkların haddi ve hududunun olmadığı bilinsin'' demiş güya. Hatta bir ara iyice gaza gelip ''oğlum Sırrı,ben sana demedi mi Karadeniz'e gitme seni döverler diye'' '' hadi gidiyorsun yanına dağdan üç beş ayı alıp gitseydin de onlar sizi ezdirmeseydi oralarda ,sen harbi sopaya sürünüyorsun. Sizin yüzünüzden Tayyip'e mahcup oluyorum,yapmayın çocuğum'' demiş.     

       İkilinin akrabayı taallukatları arasında bulunan ve İmralı Gülü Apo'nun gün arkadaşlarından  Altan Tan isimli mezarlık fedaisi de bu sözlerden alınmış olsa gerek,bu  aşka dil uzatanların dilini keserim kabilinden '' “Aslanlar köstebek olmaz. Aslanlar söyleyeceğini doğru dürüst söyler. Bir şeyi yapacaksa pençesini vurur alır. Çakallar ayaklarını denk alsın” diyerek meydanın boş olmasından istifade ve hangi kafayla olduğu bilinmez konuşuyormuş orada burada.

      Fakat Tayip Erdoğan'ın ilişki anlayışı Apo hazretlerinden biraz daha farklı anlaşılan. Apo'nun gazetelere patlattığı bilgilerden rahatsız olmuş. Ama yine de Apo'ya kıyamadığı için ''kızım sana söylüyorum ,gelinim sen anla'' kabilinden gazetecilere kızmış yalandan. ''Böyle bomba bir haberi nasıl yaparsınız'' demiş. Tabi gazeteciler dumur olmuş. ''Yapmayıpta beslese miydik bu haberi '' demişler. Ama tabi içlerinden , nede olsa memlekette basın özgürlüğü had safhada.

        Ama alın size asıl bomba dedikodu. Tayyip Erdoğan'ın bu kadar ketum davranmasının arkasında bazı endişelerinin yattığını söylüyor bazı mahalle dedikoducuları. YA TÜRK MİLLETİ İŞİN SONUNDA NİKAHI BASAR , BU NİKAH KIYILAMAZ DERSE DİYE ÖDÜ KOPUYORMUŞ ,UYKULARI KAÇIYORMUŞ .     

        Bizim biraz karikatürize ederek anlattığımız bu hadise aslında gerçeğin ta kendisi. Apo'nun BDP'li vekillerle yaptığı görüşmenin tutanakları basına sızdığın da görünen aynen attığımız başlık değil miydi? Bunca yıldır bunlar birlikte iş pişirmiş ,birbirlerini kollamışlar. Yani samimi AKP'li seçmen kardeşim AKP'ye oy verdiğini sanmış ama o oy AKP kadar BDP,PKK ve Apo'yada gitmiş.

            Bu zamana kadar,etrafımda bir kısım insanlar dile getirdiyse de benim hiç şöyle bir söylemim olmadı ; '' AKP'ye oy veren vatan hainidir''.  Ben hep insanların verdikleri oya ve karara saygı duyulması gerektiğine inandım. Hatta bazı arkadaşlarımla tartıştığım bile oldu. Onlar ne olursa olsun AKP'ye oy verenlerin ya hain ya da çıkar peşinde koşan ufaklı büyüklü şuursuzlar güruhu olduğunu düşünüyorlardı. Ben ise mensubu olduğum MHP başta olmak üzere muhalefet partilerinin işlerini iyi yapamadıklarını ve Türk Milletine ikna edici bir gelecek vizyonu ve yönetim anlayışı sunamadıklarını, güçlü kadrolarla vatandaşın karşısına çıkamadığını dolayısı ile vatandaşın AKP tarafından kendisine sunulan politikalara kerhen de olsa onay ve oy vermek durumunda kaldığını düşünüyordum.

           Ancak mesele artık bu sevimli ve demokratik sayılabilecek tartışma zemininin tamamı ile dışına çıkmıştır. Artık AKP, Türkiye Cumhuriyeti Devletinde meşru zeminde siyaset yapan ,Anayasa ve Siyasi Partiler Kanuna uygun olarak hareket eden bir yapı olmaktan çıkmıştır. Millet vekilleri üzerine yemin ettikleri Anayasa'da ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş felsefesinde var olan tüm değerleri yok etmek için adeta birbirleriyle çılgınca yarışır hale gelmişlerdir.

         Bütün bunlar orta da iken , bundan sonra AKP'ye oy vermenin masumiyetine beni kimse inandıramaz.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum