• BIST 90.383
  • Altın 145,017
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Samsun 7 °C
  • Ankara 10 °C
  • İstanbul 10 °C
  • TRABZON’DA KARADENİZ DERBİSİ
  • HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR
  • HASTA YATAĞINDA ÇARŞAMBASPOR AŞKI
  • TRABZON’DA KARADENİZ DERBİSİ
  • HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR
  • HASTA YATAĞINDA ÇARŞAMBASPOR AŞKI

Kuşların Laneti

Bayram Ocak

Kuşların Laneti

Esentepe, bölgedeki tüm karakollar gibi 30’ lu yıllara ait bir mimari ile, yüksek bir tepenin üzerine yapılmış, Suruç ile Akçakale ilçelerinin birleştiği nokta üzerinde kurulu bir binadır.  Batı’ya doğru baktığınızda en son gördüğünüz yerleşim yeri  Ayn El Arap’tır. Bu günlerde başkalarının uydurduğu Kobani dedikleri nokta burasıdır. Hemen karşısında Mürşitpınar diye adlandırılan bir sınır geçiş noktası, daha geride ise Suruç ilçesi vardır. Esentepe’nin Doğu’su engebeli bir araziye sahiptir. 300 metre ilerisinde Suriye’nin Karamuk diğer adıyla Harapnaz nahiyesi vardır.

Eski yapının etrafına kolaylık tesisleri yapılırken, Orada görev yapanlar için iki lojman inşa edildi. Bölgede ki tek kiremit çatılı yer burasıdır. Doğal olarak iklim şartları uygun olduğu için bu çatının içinde ve üstünde yüzlerce güvercin barınır. O yıl yaptırılan temizlikte orada ki kuşlara yavrularına ve yumurtalara zarar verilmeden üç traktör römorku kuş gübresi çıkartılmıştı.

Birkaç yıl sonra çatıda ki gübreler tekrar oturanlara zarar vermeye başladığında, dönemin sorumlusu çatı temizliği yaptırdığında kesin çözüme giderek, ne kadar yumurta yavru var ise onları attırmış, temizlik sonrasında tüm çatıya giriş noktalarını kapatmış, o kış çatının üzerinde ki kuş sayısı gün geçtikçe erimeye başlamıştı.

90 lı yıllar bölgede terörün kol gezdiği, sürekli sınır çatışmalarının yaşandığı bir dönemdi. O kış oldukça zor geçmişti bizim için, olağandan fazla sınır çatışmaları, kazalar ile Nisan  ayına gelmiştik. İlk karakolda birinci hafta bir asker bilinmeyen nedenle intihar etmişti. Bir sonra ki hafta diğer karakolda başka asker intihar etmişti.

Üçüncü hafta o gece gelen duyum üzerine belirtilen bölgeye pusu görevi için gittim. Sabaha karşı bölüğe döndüğümüzde, bölük komutanının yeni doğan çocuğunun sağlık nedeninden dolayı görevde olmamasından dolayı Rahmetli Ruhi teğmen bölüğün girişinde bizi karşılamış, askerlerle tek tek tokalaşmıştı ve Malatya’dan annesinin gönderdiği  malzemeden terasta kurdurduğu masaya beni davet etmişti.

Şafak atmaya başlamış, hemen yanımızda ki telsiz odasından bir sonra ki karakolun bölgesine giriş yapmakta olan birkaç kişinin haberini veren anons gelmişti. Teğmen aracının hazırlanmasını istemiş, ben olayı karakol komutanının çözebileceğini gitmemesi gerektiğini anlatmıştım fakat normalin üzerinde bir bölgeye gitme arzusu yaşıyordu. Telsizle bölgeye gidecek tim ve karakol komutanıyla konuşurken, nizamiye  nöbetçisi Teğmenin bölükten çıktığını haber verdi.

Bölgeye gittiğinde en rahat nereden yaklaşabileceğini telsizden sordu. Bulunduğu sırtın sağ ve solunda iki kuru  dere yatağı mevcuttu. Sağ taraftakini kullanmasını, onun söylenen bölgeye çıktığını bildirdim. 5 dakika sessizlikten sonra telsizde bir feryat yükseldi, haberci avazı çıktığı kadar telsizden bağırıyor, ‘’Teğmen öldü.’’ Bölgeye gittiğimde onu kapıldığı akımdan kurtarmaya çalışan askerlerden birinin daha öldüğü,  altı askerinde yaralandığını gördüm. Asteğmen şoka girmiş , askerler arkadaşlarına ağlıyor, tek ayakta duran Mehmet Uzmana orayı bırakarak şehit ve yaralıları hastahaneye getirdik. Döndüğümde Mehmet’le konuşurken botlarında ki kanı farkettim,  botunu çıkardığımızda akım ona da zarar vermiş , ayak parmak ve topukları patlamış, olayın şokundan dolayı acıyı hissetmiyordu.

Sınır hattında tüm trafolar kapatıldı, bölüğe yeni bir Bölük Komutanı , Teğmen ve bir doktor gönderildi. Sabah yatmak üzere odamıza girerken bir patlama sesi duyuldu, dışarıya çıktık, nöbet kulübesinden bir asker bize doğru koşmaya çalışıyor, sağ göğsünden tazyikli kan akıyor, birkaç metre sonra düştü. Hastahaneye yetiştirilirken oda yolda vefat etti.

Tabur komutanı Suruç müftüsünü alarak  bölgeye mevlit okutmaya geldi.  Sence bu uğursuzluğun nedeni ne dediğinde, kuşları gösterdim. Yer ayarlamamı ve askerlere Cuma namazı kılma imkanını sağlamamı istedi, daha sonra gönderdiği ekip ile çatıda tüm kapatılan yerleri açtırdık ve kuş sayısı o yaz artmaya başlamıştı.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim