1. YAZARLAR

  2. Salih Parlak

  3. CUMHURİYETİ’MİZİN HARCI ALKOL DEĞİL, ŞEHİTLERİMİZİN KANIDIR
Salih Parlak

Salih Parlak

CUMHURİYETİ’MİZİN HARCI ALKOL DEĞİL, ŞEHİTLERİMİZİN KANIDIR

A+A-

Evet;

Şanlı Tarihimizi şahlandıran…

Taçlandıran cümle!

“Türkiye Cumhuriyeti'nin harcı;

alkolle değil…

şehitlerimizin kanıyla karılmış;

bir harçtır”.

23 Nisan tarihi;

Hiç önemli değil;

Şekiller önemli değil!

23 Nisan tarihi önemli değil!

Ama beni ilgilendiren;

Bu tarihlerin…

Bu 90 kez yinelenen 23 Nisanların;

Benim çocukluk yıllarımda;

Senin… sizin gençlik yıllarında;

Kaderimdeki değişikliklerdir.

İşte bugünkü genç yavruların;

Kaderlerinde gerçekleştirdiği değişikliklerdir;

“Allah cc;

sizin dış görünüşünüze…

mallarınıza bakmaz.

Ama o sizin kalplerinize…

işlerinize bakar."

Geçen yazımda anlatmaya çalıştım;

Kılıçdaroğlu'nun…

Bahçeli'nin bayramlarını anlatırken;

Ulusalcı olarak ortak anlatımlarını;

Türk Milletinin kaderinin oluşumundaki;

Başbakanımızın…

Çok ümitlerle… tam bilincimizle kullandığımız;

O y l a r ı m ı z ı n;

Nasıl ivmeler kazandığını göstermesinin;

Verdiği gururu… onuru…

Dillendirmeğe… taçlandırmaya çalışıyorum.

İktidar; kayıtsız şartsız millete aittir.

millet, kendisini oluşturan fertlerden ayrı,

onların üstünde bir kişiliğe,

bir iradeye sahiptir

ve egemenlik bu kolektif kişiliğe aittir.

Diyorlar.

Türk Milleti derken;

Ne zaman Türk Milleti olmuşlar;

1919 Cumhuriyet İhtilaliyle;

Allah'ın cc gücünü Türk semalarından kaldırarak;

Bağımsız millet olma gururunu yaşatıyorlar.

Bu ikilinin elde ettikleri bağımsızlık;

Allah'ı cc alt etmenin;

O'nun ilahi iradesini alt etmenin;

Bayramını yaşatmışlar;

Türk Milletine yeni bir kader çizmişler;

İşte o Türk Milleti'nin kaderini belirlemişler.

Ama işin en ilginç yanı şuydu;

Allah'ı cc alt eden bu iki parti;

Siyasi irade sahiplerinin Millet olma;

Zaferlerinin bayramını bu biçimiyle;

Deşifre etmemizi;

Her iki siyasi irade sahipleri de

anayasal suç saymışlardı.

Kılıçdaroğlu da… Bahçeli de…

İşte 23 Nisan gerçeğini…

18 Mayıs gerçeğini…

29 Ekim olayını Millet olmanın;

Gururuyla;

Allah'ın kaderini alt etmelerini kutlamışlardı.

Allah'ın Milleti yok olmak üzeredir.

İşte şimdi sözü tamamen;

Oy vermekten gurur duyduğum;

TBMM'deki Vekilim;

Başbakanımın açıklamalarına bırakıyorum:

Başbakan Erdoğan,

tek parti iktidarı döneminde;

alkol teşvikinin;

propagandaya dönüştüğünü savunarak, '

O dönemde, alkollü içkilere;

adeta 'halis gıda süsü' verilmek istenmiştir'

* İLK MECLİS YASAKLADI:

O gazi Meclisimizin bir cuma günü;

dualarla açılan o yüce meclisimizin çıkardığı;

ilk 5 kanundan biri;

Men-İ Müskirat Kanunu'dur.

“ALAFRANGALAŞACAĞIZ DİYE:

Tek parti iktidarının tepeden inmeci…

dayatmacı çağdaşlaşma zihniyeti yüzünden;

kanun,

tümüyle yürürlükten kaldırıldı.

'Çağdaşlaşacağız… modernleşeceğiz…

Uygarlaşacağız… alafrangalaşacağız' denilerek;

adeta taklitçi bir anlayışla;

alkol tüketimi özendirilmeye…

teşvik edilmeye başlandı.
* SÜT DİYE VERDİLER:

Tek parti iktidarı döneminde;

alkol teşviki;

o kadar abartılı bir propagandaya dönüştürülmüştür ki;

lokantalara afişler asılmış…

alkolün ne kadar faydalı olduğu anlatılmıştır.

O dönemde, alkollü içkilere adeta

'halis gıda süsü' verilmek istenmiştir.

Dahası;

alkollü bir içki olan bira,

Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki romanlarda;

maalesef,

'milli bir halk içkisi' olarak takdim edilmiştir.

Ankara'da…

Atatürk Orman Çiftliğinde çocuklara;

adeta süt gibi… meyve suyu gibi alkolü içkiler

içirilmeye başlandığını gösteren fotoğraflar elimizde var.
LAİKLİĞE TEHDİT DEĞİL:

Hükümet olarak,

alkolle ilgili yaptığımız her düzenleme,

bakıyorsunuz, gidiyor,

o tek parti zihniyetine dokunuyor.

Cumhuriyet'e…

laikliğe bir tehdit gibi lanse etmek,

ta oralara taşımak,

1940'ların zihniyetidir,

Soğuk Savaş döneminin refleksidir,

Türkiye Cumhuriyeti'nin harcı alkolle değil,

şehitlerimizin kanıyla karılmış;

b i r  h a r ç t ı r.

Demokratik… laik…

sosyal bir hukuk devleti,

hiç kimsenin yaşam tarzına karışamaz,

dayatma yapamaz,

hatta propaganda yoluyla zararlı alışkanlıkları teşvik edemez.

ANAYASAL GÖREV;

Anayasa'nın 58. Maddesinde:

“Devlet,

gençleri alkol düşkünlüğünden…

uyuşturucu maddelerden…

suçluluk… kumar…

benzeri kötü alışkanlıklardan

ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır”

dolayısıyla bu ülkenin yöneticileri olarak

tedbir almak…

yasal düzenlemeler yapmak durumundayız.”

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum