• BIST 109.211
  • Altın 151,058
  • Dolar 3,6671
  • Euro 4,3282
  • Samsun 18 °C
  • Ankara 11 °C
  • İstanbul 19 °C
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan

ANAYASA MUHTEVASI

Sami Kesmen

     Birarada yaşamanın zorlukları vardır elbette. 
     Farklı yapılardaki insanların aynı topluluk içinde yaşamaları fedakarlıklar gerektirir. 
      Etnik yapısı, eğitim durumu, geleneği ve hayat görüşü, hatta dini inancı farklı olan insanlardan oluşan bir toplumun huzur içinde yaşaması, ortak değerler etrafında bütünleşmeleriyle sağlanır ancak.
      Toplumların temel ortak değerleri dini inançlarıdır.
       Eğer huzur içinde yaşanacaksa, ortak değer o toplumun yaşamsal sistemini belirlemek durumundadır. 
      Anayasalar, toplumun ortak anlaşma metinleridir.
     Bu metin içerisinde, o toplumda yaşayan herkes kendini
bulabilmelidir.
     Farklı yapılardaki insanların ortak değeri dini inançlarıysa, dini inançların izleri de ortak anlaşma metni olan anayasada karşılık bulmalıdır. 
       Dini inançların anayasa metninde yer bulması, meşru olan sisteme karşı bir tavır oluşturmaz. 
       Aksine, demokratik sistemlerde özgürlük esastır. 
       Özgürlüğün en önemli göstergesi de, dini inançların rahatça uygulama alanı bulabilmesidir.
        Ortak değer olan dini inançların izleri ortak metin olan anayasada karşılık bulması halinde, diğer mevzuat da buna göre şekillenecektir. 
      Herkes dini inancını rahatça yaşayabilme fırsatını bulduğu toplumlarda huzursuzluk olmaz.
     Hele, ülkemiz insanı gibi yüzde doksan sekizi müslüman olan, yani aynı din müntesibi olan insanlardan oluşuyorsa, o toplumu bir arada tutmak ve ortak yaşam anlayışı oluşturmak çok kolaydır. 
       Günde beş defa aynı kıbleye dönen ve birlikte secdeye varan insanların birbirlerine kurşun atmaları mümkün değildir. 
      Eğer, aynı din müntesiplerinin birbirine kurşun sıktıkları görülüyorsa, ya o müntesipler arasında münafık ajanlar vardır veya o müntesipler inanmış oldukları dinlerini bilmemekte, din ve inanç sorunları bulunmaktadır. 
      Demokratik sistemlerde, toplum iradesi, merkezi idareye seçim yoluyla yansıtılmaktadır. 
       Yani toplum kendi vekaletini emanet olarak siyasetçiye vermektedir. 
       Toplumun oy vermek suretiyle tevdi ettiği emaneti, aslın talepleri doğrultusunda kullanmak, siyaseti ibadete dönüştürür. 
       Toplumdan alınan vekalete, elde edilen pozisyonu, kendi hesabı için fonksiyonel hale getirmekse, ihanettir. 
       İnanç sistemimizde ihanet günah, ibadet sevaptır. 
        Ortak değerleri, dini inançları olan toplumun her bireyinin en öncelikli arzusu anayasal yaşamda inancının izlerini görebilmektir.
       Birarada huzurla yaşamanın  en önemli unsuru olan inanç değerlerinin, ortak anlaşma metni olan anayasada yer alması ülke düzeni ve millet bütünlüğü bakımından elzemdir.
      Toplumun emanetini siyasi  yöntemle vekâleten alan siyasilerin, vekaletini aldıkları toplumun bu taleplerini öncelikli olarak gündeme almaları, ülkemizdeki ortak toplumsal  yaşama en büyük katkıyı sağlayacaklardır.
      Birarada yaşayan toplum bireyleri, birarada yaşamanın kurallarına uyacaklar, kanun yapıcılar  da, toplumun değerlerine uygun kanunlar yapmak için çalışacaklardır. 

Anayasanın muhtevası, toplum değerlerinin yansıması olmalıdır. Anayasaya bakan toplumu görebilmeli, topluma bakan  anayasada toplumun özetini bulabilmelidir. 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim