• BIST 90.061
  • Altın 144,927
  • Dolar 3,6135
  • Euro 3,9003
  • Samsun 7 °C
  • Ankara 6 °C
  • İstanbul 9 °C
  • İŞTE HASAN KILIÇ'IN YENİ TAKIMI
  • İŞTE SAMSUNSPOR'UN KALAN MAÇLARI
  • CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN SAMSUNSPOR’U ZİYARET EDECEK
  • İŞTE HASAN KILIÇ'IN YENİ TAKIMI
  • İŞTE SAMSUNSPOR'UN KALAN MAÇLARI
  • CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN SAMSUNSPOR’U ZİYARET EDECEK

AB’ne giriyoruz

Yaşar Koca

 

 

Avrupa Birliğine giriyoruz! Elbette çoğumuz Avrupa Birliğine girmek istiyoruz. Tabi bu arada Avrupa Birliğine girmek istemeyen vatandaşlarımızda olabilir. Saygı ile karşılamak zorundayız. Herkes düşünce ve yaşantısında başkasının hakkını gasp etmeyecekse hürdür. Ancak gel gelelim öyle mi?

Avrupa Birliğine neden girmeliyiz yahut bizi Avrupa Birliğine alırlar mı? Avrupa Birliğine girmeliyiz, çünkü Avrupa ülkelerinin iyi yönlerini görürde bazı davranışlarımızı belki değiştiririz. Ancak bu şekilde gidersek bizi daha çok seneler Avrupa Birliği üyesi yapmazlar. Ben bazılarının düşündüğü gibi Avrupa Birliği ülkelerinin bizim dinimiz yüzümüzden Avrupa Birliğine almadıkları görüşünde değilim. Elbette dini faktör önemli, ama acaba biz dini faktörü öne sürmeden önce kendimiz ruhen bedenen ve eğitim olarak Avrupa birliği ülkeleri ile ne kadar benzeşiyoruz. Elbette olumsuzluklar AB üyesi ülkelerde de var. Ancak bizdeki olumsuzlukların yüzde doksanı aşağı yukarı onlarda olumlu olarak karşımıza çıkıyor. Örnek mi verelim: Hangisinden başlayalım o kadar çok ki. Kırmızı ışıkta dururken sarı ışık yanar yanmaz arkadan korna sesleri. Bizde sarı ışık, geç anlamına geliyor. Yeşil ışığı beklemek ülkemizde ne kadar geçerli. Yolda giderken senden yol isteyen arkadaki araba selektör yaparak yol ister ama sen yan tarafa geçemezsin çünkü yan taraf doludur. Araba vardır. Önemli değil yol vereceksin arkadaki beyzadeye. Ya arabasının camını indirip sigara küllüğünü yola dökenlere ne demeli. Söylemek istemiyorum ama camdan dışarı tüküren kibar beylere dikkat etmeseniz, sizin cam açıksa sizin camdan içeri girebilir pislik. Sırada giderken sizi sollayıp az ileriden önünüze geçmek için yol isteyen akıllı eğitimlilere ne demeli. Tabi biz AB ye gireceğiz. Yaya geçişlerine zaten kimsenin riayet etmediğini yazmama gerek var mı? Haklı olsan bile mutlaka haksızsın. Hakkını aramanın en kolay yolu yüksek sesle bağırmak ve bileği güçlü ise kavga etmek. Biraz kibarlık yapsan hep haksızsın. İşte biz AB ye gireceğiz. Ya bizi neden AB ye alsınlar? Dolmuşları yazmak istemiyorum. Belediye otobüs şoförlerini ha keza. Hepsini yazmaya kalksak yermi kalır burada. Bizi AB'ye alıp başlarına belamı yapacaklar? Zaten yurt dışındaki işçilerimiz onlara yeteri kadar problem oluyordur. Bu arada hep olumsuz taraftan baktığımı sorabilirsiniz. İyi dediğimiz hususlar zaten insan olarak yapmamız gerek hususlardır. Bizim lügatımızda zaten özür dilemek yok, özür yerine en kibar olanının söylediği “Pardon” kelimesi var. Ne demekse pardon demek. Pardon dediniz mi problem halloluyor. Rahmetli amcam derdiki “Evladım bu siyasiler birbirlerini kınıyorlar, ne demek bu kınamak”… İnanın o cahil -ama şimdiki cahil olmayanlardan çok medeni idi- amcama izah etmekte zorlanırdım kınamayı.

Biz AB ne gireceğiz. Girmemizde lazım. Ancak önce büyükşehir belediyelerinden başlamak üzere, bütün otobüs ve dolmuş şoförlerine eğitim semineri verilmesi lazım. Bunu söylerken sakın beni şoför kardeşlerim yanlış anlamasın. Aynı şekilde tv kanallarının tümünde en çok izlenen saatlerde bütün vatandaşlarımıza, hepimize yapmamız veya yapmamamız gereken hareketler örneklerle tekrar tekrar değişik şekillerde gösterilmeli. Sinema filmleri yapılmalı. Hastanelerde hemşire ve doktorlara varana kadar herkes kusura bakmasın bu eğitimden geçmeli. Birkaç üniversite bitirmekle, cepleri para dolu olmakla eğitimli olunmuyor ne yazık ki. İnsanlara birbirlerine tepeden bakmadan herkes herkesin hakkına razı olmalı. Zenginliğini yahut üniversite bitirmişliğini yahut master, doktora yapmış olmanın o kişiye eğitim kazandıramadığının bilinmesi gerekir. Hepimiz polislere kızıyoruz: Neden kaba davranıyorlar diye. Biz polislerden çok mu kibarız? Onların çektiği sıkıntı ve zorluklarla biz çalışsak bizler belki onlardan çok daha fazla kaba olabiliriz. Bunları söylemekle kabalık yapan polisleri savunmuş olmak istemem. Elbette o kardeşlerimizde ve diğer mesleklerdeki kardeşlerimiz çalışanlarımız ne olur daha nazik ve kibar olabilseler. Ne kaybederler. Dedim ya Milli Eğitim Bakanımızdan tutun Çevre Bakanımızı, İçişleri Bakanımızı, bütün bakanlarımızı ilgilendiren konu bu. Yoksa milli gelirimiz kaçbin dolara çıkarsa çıksın eğitimimiz maalesef aşağıya doğru gidiyor. Yazılacak o kadar çok örnek var ki. Hepimiz değişik şekilde yaşıyoruz ve böyle giderse çok yaşamaya devam ederiz.

Diyorum ya biz AB ne gireceğiz. Çok bekleriz daha…

 

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim