• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Samsun 2 °C
  • Ankara -8 °C
  • İstanbul 3 °C
  • Samsun'un ve Samsunspor'un 28 yıllık acısı
  • 20 OCAK ATKILARI SATIŞA SUNULDU
  • Samsunspor'da gözler, Demirspor maçına çevrildi
  • Samsun'un ve Samsunspor'un 28 yıllık acısı
  • 20 OCAK ATKILARI SATIŞA SUNULDU
  • Samsunspor'da gözler, Demirspor maçına çevrildi

Üç Sınır

Bayram Ocak

1916 yılında İngiliz asker ve politikacı Sir Mark Sykes ve Fransız diplomat François George Picot'un imzaladığı bir anlaşma olan Sykes-Picot adı ile Güneydoğu  sınır hatlarımız  belirlenmiştir. Yunanistan sınırı karasuları hariç Lozan anlaşması ile onaylanmıştır. İngiliz ve Fransızlar bölgeyi terk etmiş gibi görünselerde bıraktıkları fitne tohumları ile her zaman kontrolü ellerinde tutmuşturlar. Güneydoğuda yaşanılan sorunların ve genelde Ortadoğu'daki akan ve gelecekte akacak olan kanın , kardeş kavgasının tek sorumlusu bu iki devlet ile atılmış temeller üzerinde kontrolü elinde tutmaya çalışan emperyalist düşüncedir. Bölgede günümüzde yaşanılan olaylara bakıldığında dünyanın başka bölgesindeki ülkelerin bile burada etkin olduklarını görürken, kendi ülkemiz bölgede etkinlik kurmaya çalıştığında yine kendi vatandaşlarınca eleştirilmektedir.

Sınır hattında her karakolun ve onların bağlı bulunduğu  üst birliğin kapısında SINIR NAMUSTUR yazısını görürsünüz. Bölgede  en uzun sınıra sahip olduğumuz  devlet olan Suriye sınırında yaşanılanlar son zamanlardaki otorite boşluğundan kaynaklanan sınır ihlalleri gibi görünsede olayların  aslı bu şekilde değildir. O sınırda her zaman ihlalde olmuştur, yasa dışı olaylarda. Bunun engellenmesi görüldüğü kadar kolay değildir. Sınır hattının hemen karşısında bölünmüş aileler ,aşiretler vardır. Bu ayrılık sorunların çıkmasına ihlallerin artmasına neden olmaktadır. Terör ve kaçakçılık bu olayı çok iyi kullanmaktadır.

Suriye'nin Ayn el Arap ve Ayn el Resul ilçelerinin karşısında Suruç ve Akçakale ilçeleri yer almaktadır.  İki ilçe arasındaki hat üzerinde Suriye'nin bir karakoluna karşı bizim beş veya altı karakolumuz bulunur.Fiziki sınırımız tel engeli ,aydınlatma sistemi, mayınlı saha ,iz tarlaları ile oluşturulan güvenlik şeridi ve  gece, termal kameralar, gece görüş sistemlerinin yanı sıra gece gündüz devriyeler ile ile sınırımız korunurken Suriye tarafında bu engel sisteminin hiç biri yoktur.  Daha doğuya gidildiğinde ise çoğrafi şartlar nedeniyle sınırların namus olduğu belirtilsede koruma düşünüldüğü gibi rahat değildir.. Arazinin bozuk yapısından ve kurulu olan karakolların kaçakçılığı önlemeye yönelik ve  yerleşim yerlerinin içerisinde bulunması yapılacak olan askeri faaliyetlerinde afişe olmasına neden olmaktadır. Bu bölgelerde fiziki önlemler ve devreye sistemi işe yaramadığı gibi, bu oterite boşluğu terörün artmasında ve rahat hareket alanı bulmasında etkindir.

Askeri yasak bölge 100 metre özel durumlarda 600 metre olarak belirlenmiş ve bu bölge dışında hemen köylerin başlaması, bir çok hatta yerleşim yerlerinin bu hatlara yakın olması sürekli sorun çıkartmıştır. Suriye sınırında 90'lı yıllarda kaçakçılıktan daha fazla terör olduğu için halkın bir bölümünün buna verdiği destek ile bölgede genelde Suriye kimlikli teröristler etkinlik göstermekte idi. İran ve Irak sınırında olduğu gibi kaçakçılık hem istihbarat açısından hemde mali destek anlamında terörün destek damarlarından bir tanesidir. İran ve Irak sınırı akaryakıt kaçakçılığının cennetidir bu nedenle nallı boru hattı adını almaktadır.

Bölge halkları günümüze kadar ve gelecekte de her türlü ayrılıkçı hareketler için kullanılacaktır. Ortadoğu'nun yeraltı zenginliği devam ettikçe bu bölgede çizilen sınırlardan doğan sorunlar devam edecektir. Bu meselelerin halledilmesi için ne zaman adım atılsa bu mutlak süretle engellenecek ve bölgede bir takım ortak kültürlerin birbiriyle teması kesilmeye devam edilecektir. Bunun yanı sıra bölge ülkeleri arasında sürekli sorun olması sağlanacaktır.

Batıdaki Yunanistan sınırımız ise bunların tam tersi bir uygulama yaşanır. Orada sınırlar karşılıklı korunur.hatta savaş durumuna karşılık Yunanistan tarafında daha etkin koruma düzeni alınmıştır. Bizim karakollarımızın karşısında onların karakolları,devriyeleri ve kulelerinin yanı sıra devriyeler mevcuttur. Batı Trakya'da oldukça önemli bir Türk nüfusu mevcutken doğuda yaşanan sorunların hiç biri bu bölgede yaşanamaz. Bölgenin bazı noktalarında insan kaçakçılığı etkin olsada, doğudaki sınırlarımızda yaşanılan olayların binde biri oranında olay yaşanılmaz.  Emperyalizm doğuda sorunlar yumağı ile bizi baş başa bırakırken, batıda kendi güvenliği için tertibini almıştır.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim