Siyasetimiz Ve Resulüllah’ın Sav Miracı

Bu akşam Miraç Kandilimiz!

Camilerimizde çok Kur'an Sureleri okunacak!

Dualar edilecek!

Namazlar kılınacak!

Küçük-büyük herkes camilerine koşacak;

Cep telefonlarımızla:

“Miraç Kandiliniz mübarek olsun”

Gibi mesajlar göndereceğiz…

Ama bunca siyasi gerilimler içindeyken;

Birbirimizi kıracak siyasi nezaketsizlikler;

Allah katında siyasi kirlilikler de

Yaşanırken;

Camilerimizde yan yana oturmaları neye yarar?

Öyle bir miraç kandili;

Allah katında neye yarar?

Bu geceki melekler;

İnsanlar arasındaki barış melekliklerini;

Onaylayamazsa;

Arş'ın üzerinde bir melekler sekretaryası var.

Yüce Mevla'mızın cennetteki Kader planımızı yürütür.

O sekretaryadaki melekler,

sadece  barış ortamı gözetlerler;

yapılan dualarda;

kılınan farz namazlarda ;

nafile namazlarda;

sadece barış melekliklerine bakarlar.

Eğer o cemaatte bu eksiklik olursa;

Melekler:

“Al bu namazı…

Bu orucu…

Bu duaları al; yüzüne çal!

Allah'ın bu ibadetlere ihtiyacı olmaz” derler.

Değerli dostlar;

Allah cc bu mübarek kandilleri barışımız için;

Bu mübarek üç ayları sevgimiz için;

Bu Haram Aylar denen dört ayı;

Ve bunların tepe noktasındaki Haccı;

Yalnız aramızdaki sevgi ve barış için

Dostluk ve kardeşliğimizi sergilememiz için;

 Bu irademizi camilerimizdeki kalabalıklarımızda;

Göstermemiz için farz kılmıştır.

Bu artılarımızı çoğalttıkça;

Cennetteki makamımız da yükselecektir.

Cadde-pazarlarımızdaki kalabalıklarımızda;

Allah sevgisi;

Allah muhabbeti;

Allah irfanı her türlü kötülüğü;

Her türlü siyasi huzursuzluğu;

Bastıracaktır.

Bu miraç Kandili gecesinde Milletvekillerimiz;

Millet'in Meclisinde çalışmak için;

Yemin edecekler.

Ama CHP boykot edecek;

BDP de öyle boykot edecekler

Millet'in Meclisinde yemin etmeyecekler.

Dahası da var;

BDP Kürt partisi kendi başkentinden;

Meclis çalışmalarını sürdürecek.

Böylece anayasamızda devletin bütünlüğü için;

“Değiştirilemez!” dediğimiz;

resmî dili… bayrağı…

millî marşı… ve başkenti;

biçimindeki  dört maddesinden birisini;

şimdiden çiğneme  cesaretini göstermiştir.

Yine de bir T. C. siyasi partisi olarak

Türk vatandaşı sayılacaklar;

Milletvekili maaşlarını alacaklardır.

TBMM'ye seçilen Ahmet Türk:

 "Kürdistan'ın sıcaklığı ile

Batmanlılar'ı selamlıyorum" diyebiliyor.

İşte bu kadar nazlı insanlar,

nasıl Türk vatandaşı olurlar?

Hatta 35 Bağımsız Kürt milletvekili;

Erbil parlamentosuna katılma tehdidini savurabiliyor.

Şimdi Cumhuriyetimizin kurucusu CHP;

Hiç aldırmadan… geçmişini düşünmeden;

Ayrılıkçı Kürt Bağımsızlarıyla ortak eylem içinde.

Zaten Diyarbakır seçim mitinginde ;

BDP'lilere verdiği ödün üstüne ödünleri de

Çok duymuştuk.

Onların Kürt belediyelerine

Avrupa Özerkliğini verecekleri sözünü de vermişti.

CHP Diyarbakır mitinginde Türk bayrakları yoktu.

Ama Kılıçdaroğlu'nun umurunda mı!

Yeter ki kuru kalabalıklar toplansın;

AKP lideri Erdoğan'a caka yapsın; yeter!

Yani avukatlığını yaptığı Silivri tutuklularına;

Öpücüklerini göndererek;

 “Bu iktidar sizi oraya boş yere tıktı.

Tayyip Erdoğan sizden intikam almak için oraya gönderdi.

Benim gönlüm sizinledir.

İşte iki arkadaşınızı parlamentoya aldık.

Vermezlerse Meclis'i sizin adınıza boykot edeiyorum.

Kimdir bu Silivri tutukluları?

İstediği hükümeti yıkmak;

Yerine kendi bildiklerini hükümet etmek!

Kılıçdaroğlu, Tayyip Erdoğan'a;

Açıktan şunları söylüyor:

“Tolon Paşa ne yapmışsa;

 "Laik devletin bekası için" yapmıştır.

Levent Ersöz,

zamanın genelkurmay başkanını dinlemişse

aynı şey içindir!

Genç subayları mail ve mektuplarla:

"hükümetin hakkından gelmeyen üstlerine karşı" kışkırtanlar,

Cumhuriyet Gazetesi'nden Balbay'a belge sızdırıp,

"Genç subaylar rahatsız" haberleri yaptırarak

27 Mayıs'a özenenler de bütün bunları

aynı "âli menfaatler" için yapmıştır!

Yani Kılıçdaroğlu zihniyetindekiler;

Halkın iradesini hiçe sayarak;

Silivri tutuklularının keyfine göre;

Ülke yönetmek arzusunda olanlardandır.

Bu uğurda Kürt BDP ile de

işbirliği yapmaktan hoşlanmaktadır.

Yeter ki halk iktidarına sahip Erdoğan olmasın.

İşin kötü yanı şurada!

Balkon konuşmasında Tayyip Erdoğan;

Bosna'dan Bahreyn'e selam göndererek

74 milyon Türkiye halkını selamlarken;

Bağdat… Kahire… Saraybosna…

Bakü…  Lefkoşe… tüm dost ve

kardeş halkları buradan muhabbetle selamlıyorum”

derken;

Heybetli Osmanlı .ecdadın yolundan giderken;

1923 Atatürk Türkiye'sinin yüzyıllık ihtişamını;

En devleşmiş çılgın projelerle kutlamağa çırpınırken;

Kılıçdaroğlu hala kısır hırlaşmalar peşinde!

Bahçeli de öyle!

Ama yine de uzlaşı peşinde!

Allah bu mübarek gün ve gecelerde;

Türk toplumuna birlik, beraberlik;

Mutluluk ve barış ortamı nasip eylesin!

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Salih Parlak Arşivi
SON YAZILAR