KART HAMİLİ ARKADAŞIN ...

KART  HAMİLİ ARKADAŞIN İŞİNİ GÖRMEK

Hayat felsefemde insanlara yararlı olmak, işlerini görmek veya dertlerine derman olabilmek için her türlü  fedakarlıkta bulunmanın güzelliğine inanmak ve gereğini yapmak vardır. Nasıl ki veren el, alan elden üstündür; insanlara yararlı olmak için elinden gelen fedakarlığı yapmak da insan olmanın en güzel yönlerinden birsidir. İyiliği yaparken karşılığında hiçbir zaman beklentim olmamıştır, ancak gün gelir lazım olur diye son yirmi yılda yaşadığım birçok olayı belgeleme ihtiyacı hissettiğimden elimde bir hayli evrak var.

            İnsanların konuşurken çok rahat konuşabilmekte oldukları hepimizin malumudur; ancak hakkında konuştukları insanla ilgili geriye dönüp baktıklarında karşılarına çıkacak manzarayı hesaplamadan konuşmaları, fevkalade yanlış bir durumdur. Konuşulanlar unutulabilir, ancak evraklar, belgeler hiçbir zaman yanlış konuşmayacakları için biraz dikkatli olma mecburiyeti olduğunu bilmekte yarar var.

            Yaklaşık yirmi yıldır insanlara yararlı olmak için siyasetle, bürokrasi ile, dernek, vakıf gibi sosyal içerikli kuruluşlarla  ve ticaretle iç içe yaşamaktayım. İhtiyaç sahibi insanlara yararlı olabilmek için elimden  ne geliyorsa yapmaya çalıştım, bunu yaparken insanların siyasi görüşleri, inançları, ırkları beni hiç ilgilendirmedi, görevimi icra ettim. Elimde yaklaşık yirmi yıl önce yazılmış merhum Beyler Çebi"nin kartviziti var. Merhumu çok severdim, insan olarak mükemmel bir şahsiyetti. Herkese yardımcı olmaya çalışan, çalışkan, sevecen bir insandı. Bulunduğum görevlerde yaptığım işlerle ilgili çok dostum da oldu düşmanım da; ama geriye dönüp baktığımda neden şu işi şöyle yaptım dediğim ve pişman olduğum bir durumla karşı karşıya gelmedim.

            Makamlara milletin işini görmek için gelir insanlar. Kendi işini görmek veya cebini doldurmak adına makamlara gelen insanların sonu hep helak olmuştur. Yaptığınız hizmetten zevk alabilmenin yolu da budur. Hiç bir makam kimseye baki olmadığı gibi, babadan oğula miras yolu ile kalacak durumda da değildir. Bu nedenledir ki aile boyu siyaset yapmak isteyenler toplum tarafından kabul görmemiştir.

            Gelelim asıl konumuza;  Ademciğim, yazdığım yazılardan ötürü beni mahkemeye vermediği zaman rahatsızlık duyacağımı bildiğinden, sırf beni rahatlatmak için haftada en az bir kere, bazen daha fazla kez beni mahkemeye veriyor. Köşe yazarının  eleştirel mahiyette yazdığı yazıdan birileri rahatsız olmaz ise bu kez kendisi rahatsız olur ve kendi kendine ne oluyor, acaba yazı hedefine ulaşmadı mı diye sormaya başlar, bu bir meslek sırrıdır! Ancak ben sesli düşünmeye alışık olduğumdan sizlerle paylaşmakta bir beis görmüyorum.

            Sağolsun Ademciğim bu durumu bildiğinden, haftada bir veya iki kez savcılığa veya mahkemelere gidip, hakkımda şikayetçi olur, bu durum da beni ziyadesi ile mutlu kılar, hatta  Ademciğim o kadar ince eleyip, sık dokuyor ki önümüzdeki günlerde hakkında hazırlanacak olan falanca dosya ile ilgili yazı yazacağım dememden bile rahatsızlık duyup, soluğu savcılıkta alıyor. Bu da bana karşı ilgisinin ve sevgisinin bir işaretidir, diyeceksiniz ki bu yetmez, delil isteriz, o da kolay işte size delil;                        

Bu kartvizit Ademciğimin beni ne kadar sevdiğini ve her işinde bana müracaatta bulunduğunu göstermez mi? Sadece bu kartvizit yetmez diyorsanız hapishaneden yazdığı mektup, daha sonra kimlerle ilgili hangi kartvizitleri yazdığını da bu köşeden sizlerle paylaşabilirim. Sizin anlayacağınız konuşurken mangalda kül bırakmayan birçok arkadaşımızın kartvizitlerinin elimde olduğunu unutmamaları gerektiğini hatırlatarak bugünkü yazıma son vermek istiyorum. Kalın sağlıcakla

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum
Adnan Bahadır Arşivi
SON YAZILAR