Reşit Öztürk

Reşit Öztürk

İŞE ALMA TEKNİKLERİ

             Bir odaya 100 kadar tuğlayı belli bir şekilde dizili olarak bırakın. Daha sonra odaya 4 veya 5 aday gönderin ve kapıyı kapatın. Onları kendi hallerine bırakın ve 2 saat sonra odaya girerek durumu analiz edin. Eğer; tuğlaları sayıyorlarsa muhasebe bölümüne, tuğlaları saymışlar ama tekrardan sayıyorlarsa denetçiler bölümüne, tuğlaları odanın her yanına saçmışlarsa mühendislik bölümüne yerleştirin.

             Tuğlaları garip bir şekilde sıralamışlarsa planlama bölümüne, tuğlaları birbirlerine atıyorlarsa operasyonlar bölümüne, uyuyorlarsa güvenlik bölümüne gönderin. Tuğlaları parçalara ayırmışlarsa bilgi teknolojileri bölümüne, boş boş oturuyorlarsa insan kaynakları bölümüne, birçok farklı kombinasyon denediklerini söylüyorlar ama bir tuğlayı bile yerinden kıpırdatmamışlarsa satış bölümüne yerleştirin.

             Odada değillerse pazarlama bölümüne, camdan boş boş dışarı bakıyorlarsa stratejik planlama bölümüne ve son olarak birbirlerine bir şeyler anlatıyorlarsa ve tek bir tuğla bile yerinden oynamamışsa onları tebrik edin ve üst yönetime yerleştirin.

              ***

              Bir kadının üç damadı varmış. Kadın damatları test etmeye karar vermiş. Birinci damatla sahilde yürürken kendini denize atmış. Damat hemen suya atlayıp onu kurtarmış. Ertesi gün kapının önünde üstünde 'Teşekkür ederim, kayınvaliden' notu iliştirilmiş bir araba varmış.

              Ertesi gün ikinci damatla sahilde yürüyormuş ve yine kendini denize atmış. Bu damat da onu kurtarmış. Kayınvalide yine bir araba almış. Ondan sonraki gün son damatla yürüyormuş. Kendini yine atmış denize. Ama bu damat onu kurtarmamış ve kadın ölmüş. Ertesi gün yine bir araba varmış evin önünde. Üstünde de şöyle yazıyormuş. 'Teşekkür ederim, kayınpederin'

              ***

              Ev telefonu faturası hayli yüksek gelince ev halkı toplanmış. Baba: Yahu bu korkunç bir fatura. Ben bu telefonu asla kullanmıyorum. Hep çalıştığım şirketteki telefonu kullanıyorum.

              Anne: Aynen ben de. Akşama kadar çalıştığım bankada elimin altında telefon. Ne yapayım bunu. Oğlan: Vallahi ben de şirketimin bana verdiği cep telefonu ile bütün görüşmelerimi yapıyorum. Kız: Ee benim de şirket hattım var. Ev telefonunu hiç kullanmam ki.

              Herkes aniden hizmetçiye döner ve cevap arar gözle bakarlar. Hizmetçi: Eee problem ne o zaman? Sanırım hepimiz işe telefonlarını kullanıyoruz.   

              ***

              İş adamı traş olurken bir yandan da berberiyle sohbet etmektedir. Derken, kapının önünden ağır ağır geçmekte olan paspal bir çocuk görürler. Berber, iş adamının kulağına fısıldar 'Bu çocuk var ya dünyanın en aptal çocuklarından biridir. Bak dikkat et şimdi'

              Berber çocuğa seslenir: 'Ali buraya gel' Bunun üzerine çocuk sakince dükkâna girer ve yüzündeki aptalca sırıtmayla berberi selamlar. Berber işadamının kulağına sessizce 'Bak şimdi' diye fısıldar ve bir elinde bir milyon diğer elinde yirmi milyonluk bir banknot olduğu halde çocuğa sorar. 'Hangisini istiyorsan alabilirsin'

              Çocuk dalgın dalgın bir bir milyona bir de yirmi milyona bakar ve sonunda bir milyonluk banknotu hızlıca çekerek berberin elinden alır. Berber işadamına döner ve gülerek: 'Gördün mü? Sana söylemiştim' der.

              Traş bitince işadamı sokağa çıkar ve az ileride kendi kendine oynayan Ali'yi görür. Yanına giderek, neden yirmi milyonluk değil de bir milyonluk banknotu aldığını sorar. Çocuk hiç de aptalca olmayan bir sırıtmayla yanıt verir: 'Hee, eğer yirmi milyonluğu alırsam oyun biter'

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Reşit Öztürk Arşivi
SON YAZILAR