• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Samsun 1 °C
  • Ankara 1 °C
  • İstanbul 7 °C
  • TRABZON’DA KARADENİZ DERBİSİ
  • HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR
  • HASTA YATAĞINDA ÇARŞAMBASPOR AŞKI
  • TRABZON’DA KARADENİZ DERBİSİ
  • HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR
  • HASTA YATAĞINDA ÇARŞAMBASPOR AŞKI

Irak'ta ki seçim sonuçları ve Türkiye

Salih Parlak

Türkiye, şu anda Irak seçimlerin sonuçlarını öğrenmiş bulunuyor. İslam dünyası Irak seçimlerinden söz etmektedir. Bu nedenle kısaca değinmemizde yarar var. hem de Türkiye"yi yakından ilgilendirmektedir.

Kuzey Irak konusu, Türkiye"nin hem siyasi geleceği ve hem de işsizlik konusunda çok büyük önem arzetmektedir.

Irak'ta 7 Mart'ta yapılan genel seçimleri İyad Allavi kazandı. Seçim Komisyonundan yapılan resmi açıklamada, Başbakan Nuri El Maliki'nin rakibi olan ve oyların sayılması döneminde Maliki ile dirsek dirseğe yarışı götürdüğü görülen laik Allavi'nin, genel seçimin galibi olduğu kaydedildi. 325 sandalyeli Irak parlamentosunda Allavi,  91 ve şimdiki başbakan Maliki ise 89 sandalyede kaldı. Irak Başbakan Nuri el Maliki, Irak Seçim Komisyonu tarafından açıklanan seçim sonuçlarını kabul etmediğini açıkladı. Irak Seçim Komisyonu tarafında bugün akşam duyurulan seçimin tam sonuçlarına göre seçimi İyad Allavi'nin kazandı. Maliki, düzenlediği basın toplantısında, seçim sonuçlarına meydan okuyacağını ifade etti. (CİHAN) 

ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ''Irak'taki seçim süreci, ülkenin demokratik gelişimi bakımından önemli bir aşamadır'' denildi.

Irak"taki ABD yetkilileri, seçimlerde yoğun usulsüzlük yapıldığına dair bir kanıt bulunmadığını söyledi:  ''Seçimlerin geneline güven duyduğunu bildiren bağımsız uluslararası ve Iraklı gözlemcilerin sonuçlarını destekliyoruz'' dedi.

El Maliki, kendi partisi Dava ile aralarında bazı Sünni aşiret liderlerinin, Şii Kürtlerin, Hıristiyanların ve bağımsızların bulunduğu Hukuk Devleti Bloku ile seçime gitti. ökeni Şii olsa da ittifak mezhepçi olmayan bir platformda seçime katıldı.

Sünni Arap Devlet Başkan Yardımcısı Tarık El Haşimi, laik Şii eski Başbakan İyad Allavi ve Sünni Salih El Mutlak'ın oluşturduğu grup, seçimde milliyetçi bir temelde yarıştı. Seçim sonuçlarının açıklanmasından birkaç saat önce başkent Bağdat çifte bombalı saldırıyla sarsıldı. 42 kişi öldü, 65 kişi yaralandı.

Allavi başkanlığındaki Irakiye Koalisyonu 91, El Maliki başkanlığındaki Hukuk Devleti Koalisyonu 89, Şii Irak Milli İttifakı 70, Kürt Koalisyonu 42, Sünni Irak Uzlaşma Cephesi 6, İçişleri Bakanı"nın başkanı olduğu Irak Birliği Koalisyonu 4, Kürt Değişiklik Hareketi 8, Kürt İslam Birliği 4, Kürdistan İslami Cemaati 2 sandalye elde etti.

Bu tabloya bakıldığında Irak"ta Şi"î çoğunluk ve aşiretçilik dikkati çekmektedir. Şi"î-Arap topluluğu 260 sandalye, Kürtler de toplam 56 sandalye kazanmış gözükmektedir.  Acaba Kürtler hükümete katılabilir mi? Bu tabloya göre katılamayacağı anlaşılmaktadır. Ancak gerçek önümüzdeki haftalarda veya aylar içinde belli olacaktır.

Biz her zaman aceleciyiz ve acele davranmaktayız. Hemen bir sonuç almak için kolları sıvamaktayız. Amerikan yetkilileri süreçten söz etmektedir. Bu bir süreçtir. İlk hükümet nasıl kurulmuştu? Tamamen Amerikan süngüsünün eşliğinde kurulmuştu. Amerika ona da demokrasinin zaferi denmişti. Ölenler, binlerceydi. Kürtler tamamen Amerika"nın koltuğunun altında… Kim bilir gelecekte neler olacak?

Bu arada geleceği Irak Başbakanı adayı olarak gözüken Allavi"nin kim olduğu konusunda da biraz bilgi vermemiz gerekirse ulaşabildiklerimiz şunlardır:

1945 doğumla Allavi, Irak ve İngiltere'de tıp eğitimi aldı. Baas Partisi'nin kuruluş yıllarında Saddam Hüseyin'le birlikte gençlik kolu üyesi olarak çalışıyordu. İkilinin arası 1970'in başında bozulunca İngiltere'ye yerleşti. 1978'de Londra'daki evinde yatak odasında bıçaklı ajanların saldırısına uğradı; bir yıl tedavi gördü

Yıllarca Ortadoğu ülkelerini dolaşıp Saddam karşıtı kampanyalar yürüttü. 1991"de Irak muhalif örgütünü kurdu. CIA ile ilişkileri de gelişen Allavi, 1992-96 arası Saddam rejiminden hoşnut olmayan askerleri kazanmakla görevlendirilmişti.

Saddam'ın adamları, darbeci generalleri yakaladı, CIA'nın onlara verdiği uydu telefonlarından CIA'yi arayıp "Adamlarınızı yakaladık" dedi. Damadı ve kitle imha silahları projesinin mimarı Hüseyin Kamil el-Macid"in ailesi ile birlikte Ürdün"e kaçmasını, Allavi örgütledi. Bu başarısı, CIA nezdindeki itibarını daha da yükseltti.

İçten sağladığı destekle Saddam"ı devirmek üzereyken, istihbarat elemanları, INA içine sızdıkları için darbeyi boşa çıkardılar. 100 kadar üst düzey subay tutuklandı, 30 kadarı idam edildi. 

Türkiye"deki Çekiç Güç"te görevli CIA ajanları, Zaho"daki irtibat bürosunu apar topar terk edip Silopi"ye sığınmışlardı. 5 bin kadar işbirlikçi Kürt, Türkiye üzerinden Guam Adaları"na kaçırıldı. Barzani, Talabani"yi Süleymaniye"den dahi çıkardı. Allavi, “kitle imha silahları” ve Irak ordusu hakkında CIA ve MI6"ya bilgi aktarmayı sürdürdü.

Saddam"ın devrilmesi ardından, 33 yıl aradan sonra Irak"a dönen Allavi, INA temsilcilerini ağırlıklı olarak Baas Partisi"nin terk edilen binalarına yerleştirdi. Kuzeni Ali Allavi ise, halen Savunma Bakanlığı görevini yürütüyor. 

İşte iyi bir Amerikan dostu olan Allavi ne yapar? Bilinmez; gelecekteki günler bunu gösterecektir.

Türkiye, IMF"den bağımsızlığını kazandı. Demokratik açılım paketleri ardından şimdi de sivil anayasa için atağa geçti. Acaba Amerikan veya yabancı güçlerin bu girişimlerde bir parmağı var mı? Bana göre Başbakanımızın böyle bir yabancı odaklardan güç almaya ihtiyacı yoktur. Allah kolaylık versin; ama işi çok zor gözükmektedir.

Türkiye"de Müslümanların birlik oluşturamamasının temelinde yabancı güçlere bel bağlamaları ve Irak ile Pakistan, hatta Afganistan gibi konuma gelmeleri kaçınılmazdır. Çünkü Türkiye Müslümanları da bir ortak akıl oluşturamamaktadır. Kendilerini yenileyememektedirler. Ben mezheplere asla karşı değil ama, mezhepleri dörtte dondurmanın karşısındayım. Eğer edile-i şer"iyyenin içindeki Kitap, Sünnet, İcmâ"-ı ümmet ve Kıyas-ı fukaha ilkelerinden sadece Kur"ana ve Sünnete bağlanmadan İcmâ"-ı ümmet olan her çağdaki din ulemasının seçkinlerini bir araya toparlayıp ortak akıl oluşturma gerçeğini esas alsalar, kendi aralarında birlik sağlamalarını Yüce Mevlam nasip eyleyecektir. Kur"an ve Sünneti o alim, bu hoca ve öteki şeyh efendilerden önce İcmâ"-ı ümmet seçkin uleması anlayacaklar ve onların ortak akılları çağımızın mezheplerini oluşturacaktır ve mezhepler canlı olacak ve İslam memleketlerinin ortak iradelerini oluşturacaklardır.

Eğer böyle bir yol izlenebilse, ne Amerika"ya, ne AB"ye; Sarkozy ve Merkel"e ihtiyaç duymayacakalrdır. İşte Irak"ın kaderi hep yabancı güçlerin elinde! Neden? Çünkü Irak"ta eyaletleri oluşturan aşiretler, Kur"anı kendi aralarında yenileyememişler ve çağa uygun bir tefsir ve mealini yapamamışlardır. Bu nedenle kendi aralarında bir Kur"anın manevi gücünden istimdatla manevi lider seçemeyenler, Amerika ve İngilizlerin yamağı olacaklar ve Amerika CİA"sının yıllarca kullandığı adamları Başbakan seçmek zorunda kalacaklardır.

İşte ben din alimi olarak Kur"andan kişisel anlam çıkarmanın yerine İcmâ"-ı ümmet kurulu ortak akıl çalışmalarının ürünü Kur"anın ortak bir tefsirini oluşturmanın çabasındayım. Anlaşarak Müslüman halkı cemâatleştirmek ve dondurulmuş olan eski mezhepleri hiç bozmadan yenileriyle canlı bir organ haline getirmek inancındayım. İşte bu nedenle açılımlar adı altında ve Türk tarihinin göremediği tamamen milli bir anayasayı oluşturma çabaları yardımıyla IMF"siz, Ergenekonsuz, AB"siz ve Amerikansız, Fatih Sultan Mehmet"in Osmanlı İmparatorluğu heybetinde bir Türkiye Cumhuriyeti oluşmasının hayalini yaşatmak zorundayız. Bu da ancak İcmâ"-ı ümmetin ortak aklı, bir de devleti kuran siyasi iradenin ortak iradesi sayesinde gerçekleşecektir. Ezilmiş Afrika halkını Amerika ve Rusya, şimdi de Çin belasına bulaştırmadan, Pakistan ile Afganistan"ı namert ellere muhtaç etmeden Mehid"nin yenidünyası elbette kurulacaktır.

Bu arada teknolojiden de yararlanacağız ama şu sakıncaları da göz önünde tutmalıyız. Amerika"dan da daha tehlikelidir:

 Ege Üniversitesi, Nükleer Bilimler Enstitüsünden bir radyoloji doktorunun tavsiyeleri;

*Telefona sol kulağınızla cevap verin.

*Günde iki kere kahve içmeyin.

*Soğuk su ile hap almayın.

*19.00 'dan sonra yemek yemeyin.

*Tükettiğiniz yağlı gıdaların miktarını azaltın.

*Sabahları daha çok, akşamları ise daha az su için.

*Cep telefonu bataryaları ile mesafenizi uzak tutun.

*Uzun süre kulaklık takmayın.

*Gece 10 ila sabah 06, en ideal uyuma saatleridir

*Uyku öncesi ilaç aldıktan sonra hemen uzanmayın.

*Şarjınız son çizgiye indiğinde, yani çok çok az bir şarj seviyesinde iken telefona cevap vermeyin, zira yaydığı radyasyon 1000 kat fazladır.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim