Hz. İsa'nın gökten inmesi

Allah cc buyuruyor ki:

"Dolayısıyla kim hicret etmişse, kim dâvası uğrunda ödün vermediği için doğdukları vatanlardan çıkarılmış, Benim yolumda türlü eziyetlere hedef olmuş ve sıcak savaşa girip şehit olmuşlarsa ben elbette onların küçük günahlarına sünger çekeceğim” Âl-i İmran Sûresi: 195.

Siyasî inancından dolayı zulüm, eziyet, vatanından kovulma vb kısıtlılık yaşayan ezilmiş statüsündeki insanlar: “Hâkimiyet Allah"ındır” sloganının siyasi iktidar olmasını yüreklerinde yaşamışlardır.

Mensubu oldukları ve şemsiyeleri altına girdikleri Hz Hüseyin, Zeyn"el-Abidin, Cafer Sâdık vd sivil toplum örgütü önderliğinde, bekledikleri siyasî egemenliğe kavuşamadıklarından bu dinî egemenliklerini beklemeye bırakmışlardır.

Hıristiyan dünyasında da: “Hakimiyet Allah"ındır” sloganını bayraklaştıranlar olmuştur ve olmaktadır:

            “Şu da bilinmelidir ki sözde Kitaplıların içinde öyleleri var ki hem Allah'a, hem size indirilene, hem kendilerine indirilene saygıyla boyun büküp iman ederler. Allah'ın ayetlerini satıp az bir dünya geçim kaynağı satın almazlar.” Âl-i İmran Sûresi: 199

“Kimi kullarımız kendisini dev aynasında görürken kimisi de ılımlı; ama kimisi de Allah'ın güdümünde, iyi değerleri uğrunda yarış ederler. Bu yarış, en üst düzey aşkın iradenin kendisi; Fâtır Sûresi: 32.

“Allah"ın cc güdümünde iyi değerleri uğrunda yarışanlar”, kendilerini ifade etmek hakkını kullanmak için siyasî mücadele veren mehdicilerdir.

“Nihayet Rabblerine tersineceklerinden gönülleri her an ürperti içinde olup varını yoğunu verenler... evet işte onlar, toplumu en güzele kavuşturmada yarış edenlerdir. Zaten onlar toplumun esenliği için hep önde bulunanlardır” Müminûn Sûresi: 60-61.

“Toplumu en güzele kavuşturmada yarış edenler”, “Hakimiyet Allah"ındır” sloganını hayata geçirme özlemi içindeki her dinden siyasî vatandaşlardır.

Havarileri, sivil toplum örgütleyicisi olarak gördükleri Hz İsa"nın intisaplığında ve şemsiyesi altında, devleti kuran, seküler siyasi irade sahibi Sezar"a karşı ayaklanmak istemişler. Ama aralarındaki birisi tarafından, siyasî terörist sayılan Hz İsa ve Havarilerinin Zeytindağı"nda toplu âyin yaptıkları jurnallenmişler ve güvenlik kuvvetlerince, oracıkta baskın yapılmıştır. Yıkıcı eylemlerinden ötürü idam edilmek istenmesi üzerine kozmikleşip Allah cc tarafından göklere yükseltilmiştir: “Allah'ın Resulü ve kurtarıcı Meryem oğlu İsa'yı biz öldürdük, biz!" demeleri nedeniyle de... Oysa o'nu onlar öldürmedi, o'nu çarmıha germediler; fakat onlara İsa gibi geldi” Nisâ" Sûresi: 157

“Çarmıha germediler; fakat onlara İsa gibi geldi” Bedeninin bulunamamasına şaşırdılar ve bulamadılar. Bedeni bulunamamış, buharlaşmıştır. İşte Hz İsa insanların ellerine kalmadan göklere yükselmiştir ve benim edindiğim bilgilere göre bir daha yeryüzüne gelmeyecektir. Ancak siyasî Müslümanlar gibi düşünen Hıristiyanların inancına göre kötülüğün egemen olduğu yeryüzüne yeniden inecek ve adaleti egemen kılacaktır.

            Mehdi inancı sadece Müslümanların inancında veya sadece Hıristiyanların inancında bulunmamaktadır. Dünyada her toplum içinde, mehdi inancı bulunmaktadır:

Dinlerin tarihî araştırması, ilkel dinlerde hatırı sayılır ölçüde benzerlikler taşıyan kurtarıcı anlayışlarının varlığını ortaya koymaktadır. Kurtarıcı orada yoksunluktan ve talihsizlikten kurtaran biri olduğu gibi ferahlatıcı ve yardım edici biri olarak ya da ölümsüzlük getiren biri olarak da karşımıza çıkabilmektedir. Genellikle o bir hayvan, bir insan ya da bir tanrı olarak görünebilmektedir.

Tamamen mitolojik özellikte kurtarıcı şahsiyetler; laik Mısırlıların Oziris"i, laik Bâbillilerin Marduk ve Temmuz"u, laik Suriyelilerin Esmun ve Adonis"i gibi. Aynı şey Hindistan dinleri için de söz konusudur: Vişnu-Krişna-Vasudeva ve Şiva figürleri gibi. O, rızık bahşedip ölümsüzlük güvencesi vermekte ve mü"min onun acı çekişlerine ve zaferlerine iştirak etmektedir. Bu da mehdi inancıdır.

            Kurtarıcı olarak paye verilen tarihî şahsiyetler; Pitagoras, Tyana"lı Apollonius, Simon, Magus vb birçok mistik ve kurtuluş öğreticisi mehdidir. Kendi cemaatleri tarafından peygamberlikten kurtarıcılığa dönüştürülen Mani, Zerdüşt ve Hz. Muhammed sav bir bakıma mehdidir. Budist inanışlar Guatama"yı sadece bir öğretmen olarak düşünmekten başlar, onu tabiatüstü ve ilâhî bir kurtarıcı olarak düşünmeye kadar uzanır. Aslında takipçileri tarafından bir kurtarıcı olarak kabul edilen Hz İsa da tarihî bir şahsiyettir.

Japonlarda kamikazeler var, Japonca kamikaze, tanrısal rüzgar veya kader fırtınası; Japonya"yı işgal etmek için denize açılan Türk - Moğol donanmasının çoğunu batıran, zarar veren fırtına demektir. Kamikaze, başka hiçbir milletin yetiştiremeyeceği bir savaşçı çeşididir. Ancak ve ancak Japonlara özgü olabilir. Birçok savaşta üstü kapalı bir şekilde birliklerin direkt ölüme gönderilmesidir.

Değerli okuyucu, bu yorum çok önemlidir. Japonların mehdi bekleyişi, cihad ruhlarını yansıtmaktadır. Cihad demek, gencin veya yiğidin kötüyü önlemek için, kendisini; şerait her ne olursa olsun hiç düşünmeden tehlikenin içine atabilmektir. İşte bu gerçeğe ötekiler: “siyaset içinde olmak” demektedir. Ancak böyle kamikaze gibi düşünen Müslüman genç veya Hıristiyan, mehdinin geleceğine inanır.

Ama klasik inanan kişi, başındaki yöneten kişi veya namaz kıldıran imam, fasık da zalim de olabilir. Ona uymak veya oy vermek farzdır, der ve mehdinin geleceğine inanan öteki Müslüman"a güler ve geçer: “siyaset yapma” veya “sakalını bırakarak veya tesettürünü silah gibi kullanma” biçiminde öğütlemeye çalışır.

  Kötülüğü önleme ve kendini ifade edebilme yeteneği olan, ama eliyle veya diliyle anlatmaya gücü yetmeyip kalbiyle buğz besleyebilen ve Kamikaze gibi düşünen Hıristiyan Hz İsa"nın geleceğine inanır. Öyle Müslüman da Hz Muhammed"in SAV geleceğine, Şi"a da kurtarıcı mehdi-i muntazar"ın geleceğine inanır.

Sadece “başındaki her türlü yöneticiye oy vereceksin” veya “her düşüncedeki imama uyacaksın”, diyenler de mehdi inancına inanmayacak ve mehdi geleceğine inanan sakallı, cübbeli, tesettürlü kardeşine gülüp geçecek: “Allah akıl versin” diyecektir.

Bizdeki: “… bir Molla Kasım gelir” veya “Mahkeme-i Kübra var” diyen Müslümanlar da kalbindeki mehdiyi dillendirir.

Şahsen ben de o müttaki Müslüman kardeşim veya Hıristiyan dostum, benden farklı inanıyor ve benim gibi düzene entegre olmuyor diye ona kızmam, sadece gıpta ederim. Kalın sağlıcakla.


 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Salih Parlak Arşivi
SON YAZILAR