• BIST 81.712
  • Altın 147,154
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Samsun 6 °C
  • Ankara 1 °C
  • İstanbul 6 °C
  • MUSTAFA SEVGİ BİLDİĞİNİZ GİBİ !
  • TARAFTAR DAHA NE YAPSIN !
  • YİNE DEPLASMAN HÜSRAN ! 2-0
  • MUSTAFA SEVGİ BİLDİĞİNİZ GİBİ !
  • TARAFTAR DAHA NE YAPSIN !
  • YİNE DEPLASMAN HÜSRAN ! 2-0

HERKES ŞAPKA GİYECEK

Adnan Bahadır

   Rahmetli  Babaannemin  bazı sözlerini  hatırlatarak sözlerime başlamak istiyorum, zira o insanların her sözü atasözünü  andırdığından onların kıymetini gerçek hayata göç etmelerinin ardından anlamaya başladık. Bu insanlar 93 harbi, seferberlik, Rus işgallerini birebir yaşadıklarından çektikleri çileler onları adeta tarih kitabı haline getirdi. Babaannemin en çok hoşuma giden  söylemlerinden birisi  “Benim dediklerimi anlayacaksınız ancak ben öldükten sonra, o da benim işime yaramayacak” bir diğer söylemi ise orijinal ifadesi Rumca olup, kafiyeli söylenen  “Beni dinlemez  isen nefesi arkandan alırsın”  söylemidir.

            Bu söylemleri sizlere hatırlatma nedenim yazdıklarımın  tek, tek gerçekleşmiş olmasıdır, ancak zamanında tedbir alınmadığından söylediklerim  çok fazla bir şey ifade etmedi. Büyük otel ile ilgili haftalarca  yazıp, çizdiklerimi bizzat Aslan Karanfil doğruladı. Biz söylerken sesi soluğu çıkmayanlar Aslan Bey söylediğinde vay bee dediler ama ne işe yarar. Aslan Karanfil'i  yıllarca kullanan siyasetçiler  işleri bitince peçete gibi çöpe attılar, adamcağız tek başına kaldı.

            Vezir hazretleri ile ilgili üç yıldır yazdıklarımın tamamı gerçekleştiği gibi İçişleri Bakanlığı müfettişleri   yaptıkları teftiş sonucunda soruşturma açmış durumdalar. Soruşturma  aşaması  biraz uzun sürse de sonuçta mutlaka yargılanacağından kimsenin endişesi olmasın. İçişleri Bakanı soruşturma izni vermese dahi Danıştay bu kararları bozup suçluları yargılatıyor. Vezir Hazretleri yıllardır bu şehir insanını aldatmaktan zevk almış, kendisinin tek kuruş katkısı olmadığı yatırımları dahi kendisi yapmış gibi kamuoyuna  reklam yapmış, kimsenin de sesi çıkmamıştır. Ancak artık Kral çıplak diyen birileri çıktı ve tüm foyaları ortaya çıkmaya başladı. Şehrin ulaşımını perişan ettiği yetmezmiş  gibi, küçük esnafı  aradan çıkarmak için elinden geleni ardına koymadı.

            Yabancılar pazarı Muzaffer Önder'in bu şehre armağanı olup, yıllarca kapısında Muzaffer Önder Üniversitesi yazardı, daha sonra Vezir Hazretleri sahip çıktı ve bizlerde onun verdiği sözlerin arkasında durmak pahasına kıyı kenar çizgisinin içerisinde olduğunu bildiğimiz bir alana bina yapılmasına  onay verdik, bu yüzden hala daha yargılanıyoruz. Dünkü yazımda da belirttiğim gibi yasalar insaların rahat yaşamalarını temin ertmek için çıkarılır. Üniversitede bir yıl Temel hukuk dersi okuduk, yasalar yapılırken  esas alınan ölçü toplumun huzuru, arz talep dengesi  ve törelerdir. Yasaları insanlar yaptığına göre  değiştirmek de onların elindedir.

            Yabancılar pazarı şehrimizin en önemli ekonomik dinamiklerinden birisidir, adından da anlaşılacağı gibi yabancı uyruklu vatandaşlar yaptıkları bavul ticaretini buraları kullanarak ve meşru ölçüde yapmaktadırlar. Bu insanların ekonomiye katkısının dışında en ufak bir zararları olmadığı gibi gayri ahlaki bir durumları da yok. Zaten Yabancılar Pazarı  Derneği ile Emniyet Müdürlüğü bu konuda iş birliği yaparak pazarda çalışan esnafa kimlik çıkarılmış, yanlış yapmaları söz konusu değil, yapanlar ise anında sınırdışı edilir. Yabancı uyruklu insanlar sadece şehrimizde değil, Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize illerinde de ticaret yapmaktadırlar. 2000 yılında çıkarılan bir yasa ile bu insanların sadece sınır illerinde ticaret yapmalarına izin verilmiş, diğerleri yasaklanmış olmasına rağmen ticarete büyük darbe vuracağından hiç bir ilde uygulanmamıştır.

            Geçtiğimiz hafta Yabancılar Şube Müdürü yeni bir uygulamaya imza atmak istemiş ve yabancılar pazarında  kurulduğu günden itibaren ticaret yapan yüz civarında insanı  sınır dışı yapacağını açıklamış, hatta o kadar ileriye gitmiş ki basına ve siyasetçilere müracaat edenleri derhal otobüse koyup sınırdışı edeceğini beyan etmiş. İyi güzel de bu ülkede  yasaların tamamı uygulanacak ise eyvallah ama işimize gelen yasayı uygulayıp, işimize gelmeyeni uygulamadığımızda  ne olur derseniz  zulüm olur derim. 1924 ve daha sonrasında çıkarılan devrim yasaları halen yürürlükte olup şapka giymek yasa gereği mecburidir, o halde herkes şapka giymek zorundadır, hatta giymeyenlere ceza uygulanması gerekir hadi yapın da görelim. Önceki gün  yazdığım yazıda da belirttiğim gibi yasaların da ilaçlar gibi kullanma süreleri vardır, toplumun ihtiyaçları değiştikçe yasalar da yenilenir. Bu konudaki yasa henüz yenilenmemiş olsa dahi uygulanması için ortada en ufak bir sorun yok, tam aksine uygulandığında şehrimizdeki ticari hayata büyük darbe vuracaktır. Hayatında çek, senet, vergi, kira nedir bilmeyenlerin insanların yapacağı uygulama ancak böyle olur. Namusuyla, şerefiyle işini yapan  insanların ülkeyi terk etmesini istemek globalleşen dünyamızda  çok akıllı bir davranış olmadığını düşünerek sözlerime son veriyorum. Kalın sağlıcakla

           

 

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim