• BIST 89.603
  • Altın 146,133
  • Dolar 3,6103
  • Euro 3,9292
  • Samsun 8 °C
  • Ankara 6 °C
  • İstanbul 11 °C
  • TÜRFAD dan Hamdi Tezol'a Moral Ziyareti
  • OSMAN ÖZKÖYLÜ’DEN KRİTİK TOPLANT
  • ÇARŞAMBASPOR 3'TE 3 YAPTI !
  • TÜRFAD dan Hamdi Tezol'a Moral Ziyareti
  • OSMAN ÖZKÖYLÜ’DEN KRİTİK TOPLANT
  • ÇARŞAMBASPOR 3'TE 3 YAPTI !

HAYVANDAN DAHA AŞAĞI MERTEBEDEKİ YARATIKLAR

Adnan Bahadır

HAYVANDAN DAHA AŞAĞI MERTEBEDEKİ YARATIKLAR

            Yüce Allah bizleri yaratırken beş duyu dediğimiz el, ayak, göz, kulak ve burun vermiş, bu organlar sayesinde yeriz, içeriz, görürüz, duyarız ve koku alırız. Bu organlar dışında bir de akıl, his, duygu, sevgi, kalp ve anlayış gibi maddi vasıfları olmayan, manevi vasıflı duyularımız vardır. Nasıl ki hayatın gerçekleri detaylarda saklıdır, aynı şekilde insanın gerçek kimliği de bu manevi duyu organları sayesinde ortaya çıkar. Bir insan sevgiden, saygıdan, dürüstlükten mahrum ise o insanda beş duyu organı olması onu sadece beşeri anlamda insan kılabilir, ancak gerçek anlamda insan olabilmek için Yüce Rabbimizin kitabında beyan ettiği vasıfları taşımak gerekir. Aksi halde Kuran"ı Kerim"de belirtildiği gibi “Onların kulakları vardır ama duymazlar, kalpleri vardır ama anlamazlar, gözleri vardır görmezler işte onlar hayvandan da daha aşağılık olanlardır” buyrulmak sureti ile Allah katındaki yerlerini beyan etmektedir. Ayeti Celile"de belirtilen kulakları vardır duymazlardan kasıt, sağır olmaları değil, hakkı duymamalarıdır. Gözleri vardır ama göremezlerden kasıt, kör olmaları değil, gerçekleri görmek istememeleridir. Kalpleri vardır, ancak anlamazlar ifadesinden kasıt ise, akılsız olmaları değil, doğruları anlamak istememiş olmalarıdır. İşte bu tür insanları Rabbimiz hayvanlara benzetip, hatta hayvanlardan da daha aşağılık kullar olarak nitelendirmektedir.

            Gelelim asıl konumuza yaklaşık on iki yıldır yaz aylarında Çatalçam bölgesinde ikamet etmekteyim. Evimin direk hizasından denize inilmesine rağmen, bundan on beş, yirmi yıl önce Çatalçam Beldesi Taflan"a bağlı iken denize sıfır bir site kurulmuş ve kapımızın önünden geçen yol siteye geldiğinden kesilerek, site içersinden denize girmek imkansız hale getirilmiştir. Önceleri üzerime bornozumu alarak sitenin içerisindeki yolu kullanarak denize gidiyordum, daha sonra site kapıcısının site sakinlerinin oradan geçmemden rahatsız olduklarını söylemeleri üzerine nedenini sorduğumda, giydiğim bornozun onları rahatsız ettiğini, irticayı andırdığını filan, falan söyleyince site sakini bir arkadaşıma dedim ki, benim oradan öyle geçmemin tek nedeni ailelerinize olan saygımdır, ama siz bu saygıya layık değilsiniz, oradan hiçbir şey giymeden geçmek gerek. Bu akıllılar sadece benden değil, herkesten rahatsız olmuşlar, karşımda oturan idare mahkemesi hakiminin kızına da aynı şeyi yapmışlar, bana durumu anlatınca ona dedim ki, ben gereğini yapacağım, ama sıra sana geldiğinde sen de gereğini yap. Nihayet o günkü Çatalçam Meclisi"nden ve Büyükşehir Belediye Meclisi"nden bu yolun devamının açılması yönünde bir karar çıkartıp, komşu Hakime dedim ki ben görevimi yaptım, sıra sende. Daha sonra olayın akışı ile de ilgilenme gereği duymadım, zira ortada büyük bir haksızlık olduğundan, bizim komşunun gereğini yapacağını düşünmüştüm, ancak bu yıl çok enteresan olarak daha önce yaşadığım olayın bir benzerini yaşayınca, olayı araştırdım ve karşıma çıkan tablo, idare mahkemesinin bu yolu iptal edip, yeniden yaya ve araç trafiği yönünde bir karar aldığını görünce, komşumla ilgili kafamda soru işaretleri oluşmaya başladı. Nedenine gelince daha önce Büyükşehir Belediyesi"nin bir benzinlikle ilgili yaptığı uygulamayı benzinlik sahibi idare mahkemesine taşıyınca, mahkeme başkanı olan komşum bana ilgili şahsın sürekli yanına gidip, yardım istediğini, ne yapacağını şaşırdığını söylediğinde ona dedim ki yapacağın iş belli yasa da gayet açık, belediyenin yaptığı uygulama da yasal, sen de bu çerçevede gereğini yapmalısın. Maalesef olaya öyle enteresan bir kılıf uydurup, adamı haklı çıkardılar ki aklınız şaşar. Şimdi bu hakim olacak olan adam emekliye ayrıldı, evde bebek bakıyor, hayvanlara taş atıp egosunu tatmin ediyor, yetmedi sabahın erken saatlerinde kimse kalkmadan komşularının bahçesine gidip, çiçeklerini kopartıp, onlara zarar vermekten mutlu oluyor, filan, falan.

            Peki bu zavallı bunları yaparken site yöneticisi olan Gaydaro Hazretleri ne yapıyor derseniz, eşimle ve çocuklarımla inancıma uygun örtünüp, siteden geçmemden rahatsız olup, sitenin kapıcısı ile bana haber gönderiyor, haber çok enteresan siteden geçsin ancak giyim şekli şöyle olsun diyor, peki nasıl olsun derseniz inancıma uygun diz kapağım ile göbeğimi kapatacak mayomu giyip, evinin önünden geçtiğim bu Gaydaro Efendi üzerime de havlu almamı istiyor. İyi, güzel de Gaydaro Efendi daha önce onu yapıyorduk, ona karşı çıktınız, şimdi ise daha önce söylediklerinin tam tersini söylüyorsun, peki senin ölçün nedir, Tevrat mı, İncil mi, yoksa Manukyan"ın giyim tarzı mı? Ben sana söz veriyorum o siteden daha geçmiyecem, sen o yolu al münasip bir yerine koy.

               Şimdi size sorarım, bu anlattığım olayın kahramanları Yüce Allah"ın kitabında beyan ettiği hayvanlardan da aşağı yaratıklar mıdır, yoksa değil midirler kararı siz verin. keşke hayvan olabilseler, çünkü hayvanların kalbi de vardır, sadakati de, bunlar ise ruhsuz, vicdansız ve de ukala yaratıklar. Ne diyelim Allah ıslah etsin Kalın sağlıcakla   

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim