• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Samsun 3 °C
  • Ankara -7 °C
  • İstanbul 2 °C
  • Samsun'un ve Samsunspor'un 28 yıllık acısı
  • 20 OCAK ATKILARI SATIŞA SUNULDU
  • Samsunspor'da gözler, Demirspor maçına çevrildi
  • Samsun'un ve Samsunspor'un 28 yıllık acısı
  • 20 OCAK ATKILARI SATIŞA SUNULDU
  • Samsunspor'da gözler, Demirspor maçına çevrildi

GÜÇLÜYSENİZ HAKLISINIZ

Adnan Bahadır

 Geçtiğimiz  günlerde  Gençlik ve  Spor Bakanı  kendisine bağlı olan şehrimizdeki Keredi ve Yurtlar  Kurumu  yurtlarına ani baskın düzenlemiş. Baskında  yanında bazı siyasetçiler, Vali,  Kredi ve Yurtlar Kurununun  Bölge Müdürü ile İlkadım yurt Müdürü de bulunmuş. Bakan önce  kantine gidip, kantini  teftiş etmeye başlamış hatta öğrencilere şikayetçi oldukları konuları sormuş, öğrenciler ise yemeklerden şikayetçi olduklarını şöylemişler.

 Bunun üzerine Bakan kantin ve yemekhane'ye yönelmiş  yemekleri kontrol etmeye  başlaması ile birlikte yanındakilerden  birisi kulağına eğilip bir şeyler fısıldayınca oradan uzaklaşıp, bu kez  yanmayan ampuller, kanalizasyon boruları ile ilgili sorular sormaya başlamış, İlkadım yurt müdürüne lambası kesik olan bir ampulle ilgili neden bu lamba yanmıyor deyince  bilmiyorum cevabını almış ve orada bulunanları güzel bir fırçalamış. Öğrenciler ısrarla Bakan'a  "sayın Bakanım bizim sıkıntımız  personelle değil, sıkıntımız yemeklerden"  demiş, ama  anlaşılan o ki Bakan'ın da yapabileceği fazla bir şey olmadığından sessiz kalmış.

 Peki  nedir bu yemek olayının perde arkası derseniz  izin verin izah edeyim. Bundan yaklaşık üç veya dört yıl önce bu yurtların ihalesi yapıldığında Samsun'daki bazı firmalar bu ihaleye girmek istemişler ancak  üst düzey bir Ak Partilinin bu ihaleleri başkasının adına yakınlarına alacağı için ihaleye kimsenin girmemesi  veya girse dahi alma imkanı olmayacağı söylenmiş. Bu işi bizzat ben yetkili ağızlardan duydum ve daha sonra aynen denildiği gibi ihale denilen sahsa hulle yapılarak verildi.

 Hulle nedir derseniz  malum siyasetçi  Ak parti'nin üst düzey bir yöneticisi olup, bu şehirde  yakın akrabalarına bu işi almak için kendi hemşehrileri olan bir imamlıktan ayrılma lokantacı  üzerinden işi alıyorlar. Görünüşte işi lokantacı almış, ancak işin arka planında bu adamlar var.Belki lokantacıya da belli bir hisse veriyorlardır ancak orasını net olarak bilmiyoruz. Arkadaşlarımız o kadar milliyetçi ki işi  üzerine aldıkları kişi de kendi hemşehrileri.

 Bu şehirde herkes Trabzonlulara düşmanlık yapar, ancak işin arka planına bakıldığında Ordu, Giresun, Amasya, Tokat illerinin bu ilde o kadar çok bürokratı, iş adamı, esnafı  var ki saymakla bitmez. Bir dönem il Müftülüğüne alınan tüm personel  Ordu'lu idi, hatta Diyanet İşleri Başkanlığında Ordu'lu genel müdürlerin  atanması noktasında yapılan kulisleri çok iyi biliyorum ve nihayetinde başarılı oldular.Peki bu şehirli olup da üst düzey bürokrat, şirket  ceo'su olan insanlar bu şehre ne gibi katkıda bulundular derseniz onu da tüm detayları ile önümüzdeki günlerde yazacağım.

 PTT Genel Müdürü Alaçam'lı, Telekom'un ceo'su Terme'li  bu arkadaşların başında bulunduğu  kurumlar ülkenin en büyük  kurumlarının önde gelenleri  bu konuda  kimsenin sesi soluğu çıkmıyor, önümüzdeki  günlerde detaylı yazılar yazmayı düşünüyorum.Kanaatimce  eleştiri  yaparken  Devletin  vergi ödeyenden daha  çok vergi alması, ödemeyenden hiç almaması gibi bir uygulamaya benziyen bir politika  uyguluyoruz.

 Konuyu biraz dağıttık ancak konu konuyu açtığı için  biraz  farklı konulara girdik asıl konumuza dönmek  gerekirse  Gençlik ve Spor Bakanı'nın yaptığı ani denetime eyvallah, hesap sormasına eyvallah ancak öğrencilerin asıl sıkıntılı oldukları yemek konusunda sessiz kalmasını doğru bulmuyorum, siyasi  gücü olan insanlara farklı davranıp, bürokratı  tayin etmesi  çok doğru bir davranış olmadığı kanaatindeyim.

 Bu konuda hangi bürokrat ile görüştüysem hepsi  yapılan uygulamadan en ufak bir şikayetleri olmadığını görünce şaşırdım. Zira henüz dokuz aylık bir görevi olmasına rağmen bir tanesi “Sayın Bakanımızın takdiridir saygı duyarız” dedi ve ekledi, "Biz Devlet memuruyuz nerede görev verilirse oraya  gideriz." Buradan da anladığım bu ülkede gücü olan istediğini yapıyor, ama bu dünyanın öbür tarafı da olduğunu unutmayalım. Kalın sağlıcakla 
  

  • Yorumlar 4
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim