• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Samsun 22 °C
  • Ankara 14 °C
  • İstanbul 21 °C
  • HELAL OLSUN SANA !
  • DİALİBA MALATYASPOR’A VEDA ETTİ   
  • DAHA ÇOK ÇALIŞMALIYIZ !
  • HELAL OLSUN SANA !
  • DİALİBA MALATYASPOR’A VEDA ETTİ   
  • DAHA ÇOK ÇALIŞMALIYIZ !

GODOŞİNKOF-1

Bayram Ocak

Bir kenar mahallede elektriğin olmadığı, radyo ile dünyadan haberdar olunan dönemde yedi yaşında bir çocuktum. Kıbrıs savaşı günleriydi, radyo sürekli açık, o an mahallede olan büyükler o radyonun başında, savaş haberlerini dinlemekte. Karaoğlanın savaştaki başarısı beynimize yer etmişti. O zaman kahramanımız Ecevitti.

Orta okula İmam Hatip Lisesinde başladım. Büyük kardeşim  sanat okulunda  okumaktaydı. İmam hatipin çevresindeki okullar sol görüşlüydü, bazen ticaret lisesinden taşlar atılırdı okul bahçesine, okul çıkışı eve gitmek için solcu mahallelerden geçer , ırmağı geçtiğimizde sağcı mahalleden kenar mahallemize ulaşırdık.

Oturduğumuz yerde birkaç akraba grubunun yerleşik olması nedeniyle daha sıcak ilişkilerin olduğu, fikirlerin önemsenmediği ama adalet partili ve chp li insanların bulunduğu bu yerleşim yerinde gençler, sağcı ve solcu olarak kendilerini hissettir ama kesinlikle tartışmazdılar. Irmağın karşısı solcu, diğer  yanı sağcı.

Elektrik olmadığı için aileler çok sık bir araya gelir, iki partinin geçmişte yaptıklarınla övünürdü büyüklerimizde kesinlikle üstünlük sağlayamadan misafirlikler biterdi. Sonra kardeşin konferansı başlardı. Mecburi tek dinleyiciydim, komünizm gelecek, tek sınıf ve zengin fakir eşit olacak. Işıkları yanan şehre baktığımda bunun çok iyi fikir olduğunu düşünürdüm. Sınıfsız toplum fikri kafamda, ertesi sabah okula gidiyorum, başka bir dünya.

Bazı akşamlar amca oğluyla okuldan dönerken ırmağın karşısındaki mahallenin  gençleri çağırır,

-Necisiniz siz? diye sorardı.

-Solcuyuz abi kahrolsun faşizm derdik.

 Köprüden karşıya geçtiğimizde karşılaştığımız grubun sorusuna da

-ülkücüyüz abi kahrolsun komünizm diye cevap vererek farkında olmadan ortada siyaset izlerdik. Onlarında davalarına ait çok derin fikirleri olmadığından ikinci soru gelmezdi. Eğer gelse üç kelime kadar sınıfsız toplumdan bahsedebilirdim de  solculara . Ülkücülere ne anlatırdım onu bilmezdim.

Mahalleye elektrik geldi, televizyonlar alınmaya başlandı, haberlerde eylemlerden, sağ -sol davasından, ülkede akan kanı dinlemeye başladık. Sonra ihtilal oldu, herkes ordunun kudretinden ülkenin kurtulduğundan bahsetmeye başlamıştı.

Artık sağ sol davasını duymuyorduk, okul futbol takımında oynuyor ve şort giydiğim için biyoloji öğretmenin baskısını yaşıyordum. Futbol takımları genelde şort giyerdi de bu hocaya ne oluyor derdim. Bir sabah sınıfta o akşam  güney doğuda şehit edilen askerlerin haberinin öğretmen tarafından yorumlanmasını dinlerken diğer bir arkadaşın

''hocam adamların godoşinkofları vardı.'' Demesiyle, yeni bir silah ve yeni bir meseleyle ülkenin tanıştığını hissetmiştim. Güneydoğudan şehit haberleri geldikçe içimde tarifi imkansız bir orada olma ateşi yanıyordu.

Okul bitmiş dershane için para hazırlamak üzere İstanbul'dayım. Büyük bir şantiyede çalışırken Sivas'lı demirciler grubuyla aynı barınakta kalıyoruz . Sosyalizm tekrar karşımda, orada muhabbetler  sosyalizm ağırlıklıydı, bu düşüncelere ihtilal son vermişti diye düşünüyordum. Şantiyede  işçi temsilcisi çalışanların sorununu  halletmiyor diye işçiler tarafından değiştirilmek isteniyor. Herkes karar alıyor sendikaya gidilecek, işçilerin, temsilciyle ilgili sorunu anlatılacak, o gün şantiyede çalışanlar ise en kalabalık grup olan Sivas'lı ların desteğinde iş yavaşlatacaklar. Sendika dönüşü işimize son verildiğini öğrendik. Sivas'lı sosyalistler olaya hiç karışmamış, neden diye sorduğumuzda, şirket sahibinin Sivaslı olduğunu ve ekmek kazanmak için burda olduklarını anlattılar. Oysa her gece barakada onların eşitlikten,ezilen işci sınıfından, haktan hukuktan yana yaptıkları konuşmaları , mecburen dinlerdik ve ideallerinin sadece bir heyecandan ibaret olduğunu, bir gruba dahil olma iç güdüsünden başka bir şey olmadığını farkettim. Yıl 1985 ve o zaman hayatın gerçeğini gördüm. Solculuk para kazanıncaya kadarmış.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim