Semiha Sandıkçı

Semiha Sandıkçı

Bugün yağmur yağıyor şehirde

Bugün yağmur var şehirde...

Sabahın erken saatinde toprak yağmurla buluşmuş; o mis koku pencereden içeri kadar geliyor.

Şehrin üzerine ince bir sessizlik çökmüş. Sokaklar ıslak, gökyüzü gri ama nedense benim içim kasvetli değil.

Tam tersine...Bir ferahlık var havada.

Sanki gece boyunca biriken ne varsa yağmur alıp götürüyor. Sokaklar yıkanırken insanın içi de biraz temizleniyor.

Toprağın kokusunun, yağmurun sesinin ve sabahın serinliğinin, insana bazen uzun uzun anlatılacak şeylerden çok daha iyi geldiğini fark ediyor insan.

Bugün yağmur var şehirde.

Ağacın, çiçeğin, toprağın kana kana sulandığı, beslendiği bir gün. Sıcak, bunaltıcı yaz günlerinin ardından gökyüzü" biraz ferahlık olsun" demiş gibi.

Hava serin. Gökyüzü gri. Deniz, o griliğin arasında kaybolmuş gibi.

Ama bir huzur var.Öyle sessiz, öyle kendiliğinden bir huzur ki...

Sanki yağmur, günlerdir şehrin ve insanların üzerine birikmiş ne varsa alıp götürmek için yağıyor. Tozu, kiri, kasveti yıkıyor.

Her damla düştüğü yere biraz temizlik, biraz serinlik, biraz da nefes bırakıyor.

Yağmur oluk oluk akarken yol kenarlarından yaprakları, çöpleri de alıp götürüyor. Kaldırımların kenarında küçük dereler oluşuyor.

Ağaçlardan süzülen damlalar, kaldırım taşlarına düşen sesler, uzaktan gelen araba uğultusu birbirine karışıyor.

Şehir, yağmurun altında başka bir şeye dönüşüyor.

Renkler koyulaşıyor. Kokular belirginleşiyor. Toprak, uzun zamandır beklediği suya kavuşmanın sevincini saklamıyor.

Bazen artıyor yağmur, bazen yavaşlıyor.
Bir an camlara vuran damlaların sesi çoğalıyor, sonra usulca seyrekleşiyor. Sanki gökyüzünün de kendine ait bir ritmi var.

Yağmur damlalarının o müzikal sesi insanın içinde bir yerlere değiyor. Zihnine, kalbine dokunuyor da usulca huzura davet ediyor.

Ağaçların yaprakları ağırlaşıyor yağmurla.Kaldırımlarda biriken sular, geçen arabaların tekerlekleriyle küçük dalgalar oluşturuyor.

Sonra birden hafifliyor.Şehir de onunla birlikte nefes alıyor sanki.Yağmurun böyle bir hâli var.

Bugün yağmur var şehirde...

Toprak suya kavuşurken insan da kendi içine kavuşuyor sanki. İnsanın içine, hiç beklemediği bir yerden dokunuyor.

Çünkü bazı yağmurlar yalnızca toprağı sulamaz.İnsanın içindeki kurumuş yerlere de dokunur.

Belki de bu yüzden yağmuru izlerken zihnin kapıları usulca aralanıyor.Birden yıllar önceki bir gün geliyor aklına.

Belki bir pencerenin önünde oturmuşsun.
Dışarıda yine yağmur var. İçeride bir ev sıcaklığı... Başka bir odadan birinin sesi geliyor. Usulca demlenen çayın kokusu yayılıyor.

Ve sen, o anın ne kadar güzel olduğunu bilmeden, hayatının küçük ve kıymetli anlarından birinin içinde oturuyorsun.

Sonra fark ediyorsun:Bazı anılar hatırlanmak için büyük şeylere ihtiyaç duymuyor.Bazen yalnızca yağmurun sesi yetiyor.Ve insan, yıllardır dokunmadığı bir hatıranın kapısını aralıyor.

Bir kokuyu, bir sesi, bir yüzü, bir bakışı yeniden hatırlatıyor.Bir yağmur damlasında yeniden yaşanacak kadar bizimle kalıyor.

Ben de yağmuru dinlerken geçmişten bugüne taşınmış küçük bir sıcaklığın içinde buluyorum kendimi.Sıcak bir çayın buharında, güzel bir manzarada, cam kenarında...

Yıllar geçer, mevsimler değişir, şehirler değişir.Ama bir yağmur sesi duyarsın...

Ve o an, hiç ummadığın bir yerden geçmişin güzel bir tarafı gelip yanına oturuverir.

Hayat, hatırladıklarımızdan çok daha fazlası olabilir ama bazı anlar vardır ki içimizde kendilerine sessizce bir yer bulur.

Bugün yağmur yağıyor şehirde...

Yollar ıslak, yapraklar sürükleniyor, toprak kokuyor.Bazen artıyor yağmur, bazen yavaşlıyor.

Ve insanın içinden güzel bir şey geçiyor.

Meğer insanın hafızasında ne çok yağmur saklıymış.

Ve ne güzel anılar, bir damlanın sesinde yeniden uyanabiliyormuş.Sadece onları hatırlatacak bir yağmur bekliyormuş.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Semiha Sandıkçı Arşivi
SON YAZILAR