"Ben Yaparım" Dediniz, Vatandaşı Yolda Bıraktınız!
Samsun’un sağlıkta "merkez üssü" olma iddiasıyla yükselen devasa kütlesi, ne yazık ki açıldığı günden bu yana şifa değil, stres dağıtıyor. Şehrin en modern sağlık tesisi olmakla övünülen Samsun Şehir Hastanesi, bugünlerde modern tıpla değil, ilkel bir planlama hatasıyla; yani otopark kriziyle anılıyor.
Hikaye tanıdık: Kağıt üzerinde her şey mükemmel. Ancak uygulama, "ben bilirimci" bürokrasinin duvarlarına çarpınca olan yine vatandaşa oluyor.
900’e Göre Planla, 1600’e Göre Aç!
Hastanenin temelindeki en büyük yanlış, matematiksel bir körlükten ibaret. Proje başlangıçta 900 yataklı olarak tasarlandı ve otopark alanı da bu kapasiteye göre çizildi. Ancak inşaat sürerken "kapasiteyi artıralım" denildi ve yatak sayısı bin 600 seviyelerine çıkarıldı.
Peki, yatak sayısı yaklaşık iki katına çıkarken otopark alanı neden yerinde saydı? Hastaneye gelen binlerce ek hasta, refakatçi ve personelin araçlarını cebine koyup içeri girmesi mi beklendi?
Bir "Ego" Meselesi Mi?
Krizin asıl can alıcı noktası ise o dönemde Samsun Büyükşehir Belediyesi ile İl Sağlık Müdürlüğü arasında geçtiği iddia edilen o diyalog. Merhum Belediye Başkanı Mustafa Demir’in, öngörülü bir yaklaşımla "Bu otopark yetmez, biz yapalım, biz işletelim" teklifini, İl Sağlık Müdürü Mustafa Uras’ın "Ben Bakanlığa yaptırırım" diyerek reddettiği öne sürülüyor.
Sonuç? Bakanlık "paket proje" diyerek ek bütçeyi vermedi. Sonuç? Personel kendi aracına yer bulamazken, vatandaş hastane çevresinde tur atmaktan, park yeri aramaktan yorgun düştü.
Ambulansın Sesi Trafikte Boğuluyor
Bugün Samsun Şehir Hastanesi’nin çevresi, sağlık arayanların değil, sinir harbi yaşayanların adresi olmuş durumda. Uzun araç kuyrukları sadece bir ulaşım sorunu değil, aynı zamanda bir güvenlik ve yaşam sorunudur.
Acil vaka taşıyan ambulanslar, otopark kuyruğunda bekleyen araçların arasında saniyelerle yarışıyor.
Hastane personelinin enerjisi, mesai başlamadan park yeri ararken tükeniyor.
Vatandaş, şifa bulmaya geldiği kapıdan trafik cezası yeme korkusuyla dönüyor.
Sormak lazım: Bir bürokratın "ben yaptırırım" inadı, binlerce insanın çilesine değer mi? Kurumlar arası inatlaşmanın bedelini neden Samsun halkı ödüyor?
Şimdi Sağlık Müdürlüğü ve Büyükşehir Belediyesi’nin topu birbirine atmayı bırakıp, o "reddedilen" iş birliği masasına yeniden oturması şart. Aksi takdirde, bölgenin en büyük hastanesi, bölgenin en büyük trafik keşmekeşi olarak tarihe geçecek.
Şifa dağıtması gereken bir kurumun kapısında ambulans bekletiliyorsa, orada planlama değil, yönetim zafiyeti vardır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.