PROFESYONEL SİYASETTE...

 

PROFESYONEL SİYASETTE DUYGUSALLIĞA YER YOKTUR

İster siyaset yapın, ister ticaret yapın, isterseniz bürokrasiden gelin işinizi adam gibi yapmaz iseniz emeklilik döneminde sokakta kalırsınız,çay içmeye dahi arkadaş bulamazsınız. Eski siyasetçilerin çay içmeye adam bulamamaları nedeniyle şiir kitabı yazdıklarına şahit olunca üzüldüm doğrusu. Bu insanlar konuşmaya sıra gelince onlardan daha büyük müslüman yoktu ama ne zaman ki iş başına geldiler yemedikleri halt kalmadı.

Atalarımız “Söyle bana arkadaşını, söyleyeyim kim olduğunu” sözünü kullanırken yaşanan tecrübeler sonunda söylediklerini unutmamak gerek. Yüce efendimiz “Kişi sevdiği ile beraberdir” Hadis-i Şerifini de bu anlamda söylemiştir. Bir adam müftülük yapmış, daha sonra parlamentoya gitmiş olmasına rağmen din görevliliğinden atılma nedeni belli olan mihrapcıbaşı ile arkadaş olabilmiş ise çok fazla bir şey söylemeye gerek yok. Bu arkadaşın bir kardeşi Emniyette üst düzeyde bir görevde idi, bir diğer kardeşi ise İSKİ'de üst düzey yönetici idi her ikisi de görevden ayrılmak zorunda kaldılar.İnsan haketmediği bir makama zorlamalarla veya siyasi uğraşlar sonucu gelirse orada oturma süresi sınırlıdır.

Eski siyasetçi arkadaşımız yeni yazdığı kitabını her ne kadar bize takdim etme cesaretini geçmişteki siyasi hatıralarımız nedeniyle bulamadı ise de kitabı ithaf ettiği Merhum Erbakan hoca hürmetine okumayı düşünebiliriz. Eski siyasetçi arkadaşımıza da bol, bol şiir yazmaya devam etmesini tavsiye ederiz. Üç dönem Milletvekilliği, yıllarca müftülük yapmış bir kişi onca yaşadıklarını kaleme almayıp şiir yazmayı tercih etmiş ise söyleyecek bir şey bulamıyorum.

Konu siyasetten açılmış iken dün bazı ipuçları verdiğim konulara biraz daha eklemeler yapmak istiyorum. Siyasette duygusal davranan insanların tamamı yok olmuşlardır, biz bugün dimdik ayakta isek tek nedeni onca yaşanmışlara rağmen en ufak bir duygusallığa yer vermeden yolumuza devam etmemiz olmuştur. Bu duygusal yönümüz yok anlamına gelmez ancak siyasette asla duygusal olmayacağımızın da bilinmesini isteriz.

Atalarımız 'Tarih tekerrürden ibarettir' derler yaşadığım hayat bunun ne kadar doğru, ne kadar yerinde bir ifade olduğunu bana gösterdi. Siyasi hayatımda zirvede olduğum günlerde yanımdan ayrılmayan bazı siyasetçilerin düştüğüm gün her türlü kötülüğü yaptıklarını görünce şaşırmamıştım, zira o insanlarla beraber olduğum zaman da onlara güvenmiyordum ancak bazı olaylar yaşanmadan tavır alma imkanı olmadığından bu yaşananların gerçekleşmesi gerekiyordu. Allah'a binlerce binlerce kez şükürler olsun ki bana düşmanlık yapanların tamamının elime o kadar enteresan evrakları geçti ki anında siyasi hayatlarını bitirme imkanına sahibim.

Örneğin geçtiğimiz yıl Samsunspor- Rizespor kulübü arasında oynanan maçta Samsunspor'un yenilme nedeninin perde arkası tüm detayları ve belgeleri ile elime gelmiş durumda açıklasam yer yerinden oynar, şike nasılmış o zaman herkes görür. Dikkat ettiniz mi bilmem ama o maç Rizespor'un kader maçı idi, şayet Rizespor yenilmiş olsaydı küme düşüyordu. Birilerinin araya girmesi sonucu o maç Rizespor'a verildi, ardından Hüseyin Kalpar ve Bahattin Güneş Rizespor'a transfer oldu, tabii ki en önemlisi de bu işi organize eden bir siyasetçi daha sonra makam atladı.

Televizyonlarda sık, sık seyrettiğimiz bir reklam çok hoşuma gidiyor nedir o reklam derseniz “Ağızı olan konuşuyor” reklamıdır. Bakıyorum da son günlerde de ağızı olan, eli kalem tutan herkes siyaset yazmaya kalkıyor, iyi güzel de bu işler ısmarlama bilgilerle olmuyor, adamsanız benim gibi risk alın, bedel ödeyin, çile çekin olayların bizzat içerisinde olun da ondan sonra yazın. Sırf okunmak için yazı yazılmadığı gibi, sırf birilerinden üç beş kuruş alacağım diye de yazı yazılmaz. Okuyucu o kadar hassastır ki kimin neyi neden yazdığını anında anlar. Siyaset öyle yazıp çizmeyle veya olayların göründüğü yönü ile değil, aysbergin arkasında olanları bilmekle yazılır. Siyaset yapan arkadaşlara tavsiyem akıllarını başlarına almalarıdır, aksi halde oturdukları makamları anında altlarından alacak bilgi ve belgelerin bu fakirde olduğunu unutmasınlar. Kalın sağlıcakla


Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
7 Yorum
Adnan Bahadır Arşivi
SON YAZILAR