KOMÜNİST PARTİSİ’NE GEÇMEYİ DÜŞÜNÜYORUM!

                                   KOMÜNİST PARTİSİ’NE GEÇMEYİ DÜŞÜNÜYORUM!

         Her şeyin bir etiği olduğu gibi siyasetin de bir etiği vardır. İktidar olmak adına veya üç beş kuruşluk Dünya menfaati için elli takla atmanın ne anlamı var anlamış değilim. Adeta kimin eli kimin cebinde, belli olmayan bir duruma geldik. Daha düne kadar Ülkücülüğü kimseye bırakmayanlar olmuşlar AK Partili. Anavatan Parti’sinde yöneticilik yapanlar olmuşlar MHP’li, CHP’liler olmuşlar AK Partili. Sizin anlayacağınız öyle bir duruma gelmiş

ki kimin eli kimin cebinde belli değil. Bu kadar karmaşanın içerisinde bana da Komünist Partiye gidip üye olmak düşer. Zira kimse menfaati için komünist partisine üye olmaz. Komünizme inandığı için üye olur. Diyeceksiniz ki, sen komünizme inanmıyorsun da niye gidip üye olmak istiyorsun. Hiç olmazsa oradaki insanlar samimidirler de onun için gidip, oradaki insanlarla siyaset yaparsam, riyakâr olmayan insanlarla siyaset yapmış olurum diye düşündüğüm için böyle söylüyorum.

          Gelelim konunun detayına; geçtiğimiz hafta yapılan MHP İl Kongresinde ne kadar eski ANAP Yöneticisi varsa,  hepsi kaybeden listeyi desteklemiş. Yetmedi, dört tane eski ANAP’lı İl Yönetim Kurulu listesinde yer almış. Ama hele ki o liste kaybetti de MHP rahat bir nefes aldı! Aldığım duyumlara göre Ferhat Hoca da o listeyi desteklemiş. Şayet böyle fahiş bir hata yapmış ise, onun da siyasi hayatı sıkıntıya girdi demektir. Kazanan arkadaş İbrahim Özyer’in yeğeni olabilir, İbrahim Özyer’de sizin siyasi rakibiniz olabilir. Ama  partinizin menfaatini şahsi menfaatiniz üzerinde tutmaz iseniz siyaset adına en büyük hatayı yaparsınız. Sadece partinize drğil şehrinize hatta ülkenize en büyük zararı vermiş olursunuz. Keşke bu arkadaşlar partilerinin çıkarlarını kendi çıkarlarının önünde tutmasını bilselerdi, ama görünen o ki maalesef bunu becerememişler.

        MHP de durum böyle de AK Parti de farklı mı? Asla farklı değil, aksine bilakis daha kötü bir durumda. Ne kadar solcu, ülkücü dönmesi varsa tamamı AK Parti’ye çöreklenmenin peşindeler. Öyle ki benim de şahit olduğum bazı olaylar var. Belediye de görev yaparken başka kurumdan Belediyeye geçmek isteyen bazı bürokratlarla ilgili, AK Parti İl Yönetimi ‘Olmaz AK Partiye uygun değiller’görüşünü bildirmişlerdi. Bunun üzerine Benden yardım istenmişti. Ben de evet bu insanlar Ülkücü ama işlerini yaparken, işlerine partilerini karıştırmazlar deyip Belediyeye geçmelerine yardımcı olmuştum. Hatta sadece kendilerinin değil, eşlerinin de işe girmeleri için yardımcı olmama rağmen, sıkıntıya düştüğüm gün selam dahi vermeyen bu insanların, şimdi çıkıp AK Parti’den aday olmaya çalışmaları, insanı çileden çıkartıyor. Bir insan biraz onurlu olur. Biraz dik duruşu olur. Üç kuruşluk dünya menfaati için anında ‘reddi miras’ etmek ancak bu kişilere mahsus bir iştir. Bu tür insanları görünce gel de Komünist partiye gitme!

     Daha önce, başka partilerden aday olup kaybeden ve şimdi AK Partiden aday olmak isteyen iş adamları var. Bu adamların aile boyu akrabalarına baktığınızda, kimisi ANAP da kimisi DYP de, kimisi AK Partide siyaset yapmış insanlar olduklarını, ama hepsinin felsefe olarak kendi çıkarlarının dışında, hiç bir şey düşünmediklerini rahatlıkla görebilirsiniz. Şimdi Milletvekili aday adaylığı için, piyasaya çıkanlar da nemalandıkça Vekillerin son dönemi olması hasebiyle, onlardan daha nemalanamayacaklarını bildikleri için, şimdi kendileri aday adayı olup daha sonra istedikleri ihaleleri almak için aday olduklarını bilmediğimizi zannediyor iseler yanılıyorlar. Ankara piyasalarında kimler sayesinde hangi işleri aldıklarını, hangi vekilin etrafında dolaşıp, onun sayesinde neler yaptıklarını çok iyi biliyoruz. Zaten ailenin yapısına bakıldığında, her şey net bir biçimde ortaya çıkıyor. Rahmetli iş adamlarına neler yaptıklarını da zamanı geldiğinde yazacağım.

Biz bu şehirde kimlerin ne yaptığını çok iyi bilmekle kalmıyoruz, Ankara, İstanbul ve diğer şehirlerde kimlerin neler yaptıklarını da çok iyi takip etmekteyiz. Örneğin Samsunlu bir Heyetin eski bir Bakan’ın yanına gidip, Samsunlu Bürokrat için talepte bulunduklarında oradan nasıl kovulduklarını da çok iyi biliyoruz. O Bakan şimdi sokağa çıkıp selam verecek adam dahi bulamasa da, Dünyalığını tam yapmış durumda. İnsanlar bir Makam’a geldiklerinde ilelebet o Makam’da kalacaklarını zannediyorlar ama işin sonu hiç de öyle olmuyor. Bugün Milletvekili olan insanların büyük bir kısmı, Haziran seçimlerinden sonra o Makamlarda olamayacaklar.

İçlerinden kaç tanesi bu şehre gelip, çay içmeye arkadaş bulabilir diye sorarsanız, bana göre hiç bir tanesi bulamaz. Aksini düşüneniniz varsa söylesin de bilelim. Milletvekili aday adaylığı sürecinde ortaya çıkan adaylardan tanıdıklarımızla ilgili sizleri bilgilendirmeye devam edeceğimiz gibi tanımadıklarımızla ilgili de araştırmalarımız devam etmektedir. Sözlerime son verirken hepinize en derin muhabbetlerimi sunarım. Kalın sağlıcakla.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum
Adnan Bahadır Arşivi
SON YAZILAR